Dijitalin Radikal, Radikal’in dijital oyunu

Dijitalin Radikal, Radikal’in dijital oyunu

Alternatif medya ve/veya yeni medya söylemleri arasında sıkça karşılaşılan bir durumdur dijital basının kutsanması. Eleştirel bakış açısıyla kaleme alındığı iddiasındaki yazılarda da bu yanlışa sıkça düşüldüğüne şahit oluruz.

Barış DAĞLI

Alternatif medya ve/veya yeni medya söylemleri arasında sıkça karşılaşılan bir durumdur dijital basının kutsanması. Eleştirel bakış açısıyla kaleme alındığı iddiasındaki yazılarda da bu yanlışa sıkça düşüldüğüne şahit oluruz. Medyaya dair ekonomi politik analizden yoksun bütün ‘muhalif’ düşünce sistemleri dijital basını sermaye yapısından bağımsız düşündüğünde kapitalizmin en büyük destekçisi olmakla kalmaz, bu emek sömürü sistemini meşru kılacak bir aygıt haline dönüşür. Dijital basın ve İnternet medyası bu kadar sığ bir şekilde ele alındığında elbette arkamızda ana akım medyanın cilalanmış maskeli yüzünü ve onlarca işsiz gazeteciyi bulacağız. “Dijital dünya kâğıttan medyayı yutacak mı?” sorusunun afili tarafını bir yana bırakıp sormak lazım: Kapitalizm sosuna batırılmış dijital dünya alternatif medya hülyasının sonu mu?

Emek sömürü düzeninin sinsi planları neticesinde Radikal gazetesi 18 yıllık macerasını sonlandırdı. Alınan karar doğrultusunda kâğıt baskısı son bulan Radikal artık yayın hayatına dijital ortamda devam edecek. Yıldırım Türker’den Tuğrul Eryılmaz’a, Eyüp Can öncesi dönemden sonrası döneme, Radikal İKİ’den Radikal Kitap’a kadar söylenecek çok şey var. Öğrettikleriyle, acısıyla, tatlısıyla “18 yıl” medya tarihine çoktan girdi. Fakat tarih kitaplarının yazmayacağı şeyleri bu dakikadan sonra yazmak ve sormak bizlerin sorumluluğunda olacaktır.

Radikal’in tirajının sürekli düşüş halinde olması elbette ki bugün yaşanan dijital basın hikâyesinin de bahanesi olmuştur. Bu noktada okura yöneltilmesi muhtemel suçlamalar olabileceği gibi asıl sorulması gereken okurun Türker’siz yahut Eryılmaz’sız bir gazeteyi neden ilk günkü heyecan ile alması gerektiğidir. Muhalif kalemlerin, editörlerin gazeteden atılması ve uzaklaştırılması günlük kaygılarla açıklanamaz. Doğan Medya Grubu’nun ticari bir işletme olduğunu gözden kaçırmazsak bir işletmeyi / gazeteyi kapatmanın en tepki çekmeyecek yolu kar – zarar analizi ile gündem yaratmak olacaktır. Muhalif isimlerin işine son vererek okurunu kendisinden uzaklaştıran Radikal’i, Pınar Öğünç’ün kendi bloğunda aktardığı üzere gazetenin Genel Yayın Yönetmeni ve kâğıttan dijitale geçiş projesinin başı Eyüp Can özetlemiş: Dijital Radikal artık üretimi finanse edemeyecek. Zarar eden “kâğıt” Radikal kapatılırken üretimi finanse edemeyecek olan “dijital” Radikal de çalışanlarını işten çıkaracaktır. Özetle, muhalif isimlerin işten çıkarılması ile başlatılan oyun yine muhalif isimlerin işten çıkartılması ile son bulmuş oldu.

İnternet kullanım oranının ve asgari ücretin durumu gözler önündeyken dijital basını kutsamak ve Radikal özelindeki ve genele yayılması muhtemel bu dijital değişimi alkışlamak en hafif tabir ile şımarıklık olacaktır. Kâğıdın nasıl koktuğunu, bir kâğıt baskıya dokunmanın neler hissettirdiğini bulanık zihinlere anlatacak değilim elbette. Bunun yanı sıra bu nostaljik düşünceyi muhafazakarlık olarak yorumlayacak olanlara laf anlatmak en az dijitali kutsayıp alkışlayana işsiz kalan arkadaşları anlatmak kadar yersiz kalacaktır.

Dijital basını kâğıt baskı ile aynı anda kullanmak hem maddi yetersizlikler ile mücadele etmek zorunda kalan alternatif medyaya abonelik istemi sayesinde bir finans kaynağı oluşturacak hem de görünürlük açısından fazladan bir adım atılmasına olanak verecektir. Öte yandan bu sözü geçen “ikili sistem”i kullanan alternatif mecralar bugünden itibaren “kâğıt” gazeteleri kapanan okurları kendi okurları yapmak için alternatif fikirler üretmelidir. Kapitalizmin, emek sömürü sisteminin bu sinsi planını alternatif fikirler üreterek tersine çevirmek, okuru yönlendirmek, işsiz kalan gazetecilere el uzatmak hem alternatif mecralarının hem de kâğıt baskının yanı sıra dijital basına da abone olması gereken bizlerin görevi olacaktır.
Kapitalizm sosuna batırılmış dijital dünyaya karşı alternatif medyaya hem maddi hem de manevi anlamda destek vererek kalemlerimizi de klavyelerimizi de bu emek sömürü sistemine karşı doğrultabiliriz. Aksi her durumda içeriğinden bağımsız her “dijital”in “Radikal” olduğu yanılgısına düşeriz.

Öğretim Görevlisi
twitter.com/BarisDagli

www.evrensel.net