Tuncel Kurtiz’i yıldızlara uğurladık!

Tuncel Kurtiz’i yıldızlara uğurladık!

Tuncel Kurtiz’i yaşamla ve toplumsal olanla harmanladığı sanatçı kimliğini son nefesine kadar tutarlılıkla taşımayı başarmış ender sanatçı insanlarımızdan bir olarak yıldızlara uğurladık. Ülkemiz tiyatro ve sinema sanatına toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla kendi tarzını yaratan ve bu yönüyle kendi farkındal

Göksel Rıza Özkan

Tuncel Kurtiz’i yaşamla ve toplumsal olanla harmanladığı sanatçı kimliğini son nefesine kadar tutarlılıkla taşımayı başarmış ender sanatçı insanlarımızdan bir olarak yıldızlara uğurladık. Ülkemiz tiyatro ve sinema sanatına toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla kendi tarzını yaratan ve bu yönüyle kendi farkındalığını yaratan Tuncel Usta, sinema ve tiyatro izleyenlerinin dışında TV dizilerinde canlandırdığı karakterler nedeniyle ülkemiz yurttaşlarının hemen hepsi tarafından tanınan ve çok sevilen bir sanatçımızdı
Okuduğu şiirlerin, metinlerin kıvrımlarına tarihin derinliklerinden gelerek geleceğe doğru yol alan uslanmaz bir devinimle-ulaşılmaz bir derinliği aynı anda nakşedebilen sesin sahibini Cuma sabahı kaybettik.
Onlarca yılı oraya buraya sapmadan tutarlı bir güzergahta adımlayan Tuncel Kurtiz’i kaybettik!
Bakışlarıyla, samimi sesiyle, bilgece sözleriyle sadece Türkiye sinemasının değil; hepimizin ağabeyi, yakın dostu haline gelen Tuncel Kurtiz’imizi kaybettik!
Hani derler ya, mesele çok yaşamakta değil, nasıl yaşadığındadır diye. Gencecik ömürlere nelerin sığdırıldığı düşünülürse... Fakat çok yaşayan için mesele çok daha zorlaşır. Onlarca yıllık ömrü tutarlı bir güzergahta yürüyecek bir yürek sağlamlığı, ideallere bağlılığı, yaşamla kurulan ilişkinin anlamları karşısındaki yükümlülükleri son nefesine kadar taptaze taşıyabilmek demektir bu.
Yaşamının herhangi bir on yılında tüm değerlerine sırtını dönerek tepetaklak olan sayısız ismi düşününce Tuncel Kurtiz gibilerinin bu dünyanın ruhunda nasıl bir anlam taşıdıkları daha bir anlaşılır oluyor.
Bu noktadan bakınca Tuncel Kurtiz, yaşam aşkına rengini veren her anlamın, her ayrıntının ilk gençlik yıllarındaki kadar taze bir solukla taşınabilmesinin sanat cephesindeki önemli temsilcilerinden biridir.
Hani aşkın cüzdanlara daha kolayca sığdırıldığı neoliberal döneklik çağında; hani korkunun enselerden eksik olmadığı zorlu yıllarda; hani tüm değerler sisteminin korkunç bir ideolojik bozunuma uğradığı, grileşmenin-sarılaşmanın modalaştığı zamanlarda; ideallerine hep genç kalan bir ruhla sıkı sıkıya bağlı kalmanın temsilcilerindendir.
Hem de bu düzenin en hassas noktası olan sanat dünyasında; yeteneklerin, aklın, ruhun metalaştığı o korkunç dünyada; hayatının son demlerinde bile “Komünizmden başka yol var mı?” diyebilen bir yürektir Tuncel Kurtiz! O büyük sesiyle su içermişçesine doğalca ifade edebilendir!
En son Muhteşem Yüzyıl dizisinde oynayan Usta Oyuncu Tuncel Kurtiz, kendisini hep “ikinci rollerin adamı” olarak tanımlamış bir tevazuun sahibiydi. Oynadığı tüm rollerle adeta bütünleşip ruh veren sanatçının sinemayla serüveni Yılmaz Güney’le birlikte başladı. Unutulmaz bir dostluğu da ifade eden ilişkilerine, Türkiye sinemasının klasikleri arasına girmiş Umut, Sürü, Duvar gibi unutulmaz filmler de sığdırdılar.
Kurtiz oynadığı 70 filmle çok sayıda “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülü alan Tuncel Usta 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Yılmaz Güney’in ölümüyle memleketine küsüp yurt dışında yaşamaya başladı. Yurt dışındaki yıllarında da sanat çalışmalarına devam etti. 1990 yılında tekrar Türkiye’ye döndü.
Tutarlı bir hayatın temsilcisi olan Tuncel Kurtiz’i sevgiyle yıldızlara uğurluyor tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
                                                                                                           
*Eğitim Emekçisi

www.evrensel.net