MAPEG ihalelerinde ilk haftanın sonu: Köyler ve su havzaları maden sahası ilan edildi
MAPEG’in eylül ayının ilk haftasındaki ihalelerinde 56 ilde 22 bin 767 hektarlık maden sahasının satışı tamamlandı. Sahaların önemli bölümü orman, mera ve tarım alanlarını kapsarken, bazıları köyler ve su havzalarına uzanıyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülen maden ruhsatı ihale süreçlerinde eylül ayının ilk haftası ormanlık alanların ve tarımsal arazilerin özel şirketlerin denetimine geçmesi yönündeki çevresel kaygıları artırıyor. Temmuz ayında duyurulan 312 no'lu ihale grubu kapsamındaki satışlar eylül ayında yeni bir aşamaya taşındı.

Eylül ayının ilk haftasında binlerce hektarlık satış gerçekleşti
Polen Ekoloji Kolektifi tarafından ihalelerle ilgili yapılan veri analizi ve değerlendirmeye göre MAPEG’in gerçekleştirdiği ihaleler kapsamında 3 Eylül Perşembe ve 4 Eylül Cuma günlerinde 15 ilde toplam alanı 5 bin 671,24 hektara ulaşan 25 adet maden ruhsat sahasının özel şirketlere satışı tamamlandı. Bu alanın yaklaşık 7 bin 942 futbol sahası genişliğine denk geldiği hesaplanırken, eylül ayının ilk günlerinde başlayan 312 no'lu ihalenin toplam satışı ise 56 ilde 22 bin 767 hektara ulaştı. Satışı tamamlanan bu sahaların çok büyük bir kısmının ormanlık araziler, meralar ve tarım alanlarını kapsaması yerel tarımsal üretime ve kırsal yaşama yönelik tehditleri gözler önüne seriyor.
Kayseri'den Ordu'ya ormanlar ve meralar parsel parsel satılıyor
Maden sahalarının il bazındaki dağılımı ve yerleşim birimlerine olan mesafeleri, köylülerin yaşam alanlarının doğrudan etkilendiğini ortaya koyuyor. Kayseri'nin Develi ilçesindeki 1.984,52 hektarlık mega maden sahasının tarım alanlarını kapladığı ve Zincidere köyü hanelerine sadece 420 metre mesafede yer aldığı belirtiliyor.

Konya'nın Hüyük ilçesinde satılan 828,08 hektarlık ruhsat sahası Kıyakdede köyü hanelerini içine alırken, Kıreli köyüne 340 metre mesafede konumlanıyor. Aynı bölgede tarım alanlarının ortasında kalan iki maden ocağı sahasının ise Kızboğan köyüne 950 metre, Kızören köyüne ise 1.500 metre uzaklıkta kaldığı kaydediliyor. Kütahya Merkez ilçesindeki 186,18 hektarlık sahanın tamamının ormanlık arazide yer aldığı ve Bayat köyüne 1700 metre mesafede bulunduğu aktarılıyor.
Köylerin tam kalbine ve hanelerin dibine kadar giren maden sahalar
Malatya'nın Yazıhan ilçesinde satışı yapılan ve etrafı tarım alanlarıyla çevrili olan birbirine bitişik üç adet maden ocağı sahasının toplam büyüklüğünün yaklaşık 298 hektar olduğu görülüyor. Manisa Alaşehir'deki 99,92 hektarlık saha ormanlık ve tarım alanlarıyla çevriliyken, Kula'da tarım ve ormanlık alanla kaplı birbirine bitişik iki sahanın Sandal köyüne yalnızca 240 metre mesafede bulunduğu ifade ediliyor.

Mersin'in Toroslar ilçesindeki 99,25 hektarlık ağaçlık sahanın Kavaklıpınar köyüne 780 metre, Muğla Menteşe'deki 129,86 hektarlık sahanın ise tamamının ormanlık alanda yer aldığı kaydediliyor. Nevşehir'in Avanos ilçesindeki tarım alanlarıyla kaplı 100 hektarlık sahanın Paşalı köyüne 2.600 metre mesafede konumlandığı belirtilirken, Niğde Bor'daki tarım alanlarını kapsayan 500 hektarlık sahanın ise Kemerhisar köyü hanelerine sadece 250 metre uzaklıkta kaldığı bildiriliyor. Ordu'nun Fatsa ilçesindeki tamamı ormanlık alanda yer alan 667,66 hektarlık maden sahasının ise Büyükkoç köyünün tamamını, Küçükkoç ve Duayeri köylerinin ise bazı hanelerini doğrudan içine aldığı aktarılıyor.
Beyşehir Gölü ve Vakur Göleti maden projelerinin tehdidi altında
Maden ruhsatlarının doğal su kaynakları ve ekolojik hassasiyete sahip alanlarla olan yakın ilişkisi çevresel kaygıların temelini oluşturuyor. Eylül ayının üçüncü ve dördüncü gününde satılan sahalar arasında yer alan Kayseri Develi'deki sahanın Vakur Göleti'ne sadece 520 metre, Konya Hüyük'teki sahanın ise Beyşehir Gölü'ne 2 bin metre mesafede konumlanması su güvenliği açısından riskleri artırıyor.

Kütahya'daki ormanlık sahada metalik madencilik faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte, daha önce orman manzarasına sahip olan Doğankaya gözetleme kulesinin tamamen maden manzaralı hale geleceği vurgulanıyor. Kaynaklarda bu ihalelerin yapıldığı bölgelerdeki koruma altındaki bitki ve hayvan türlerine ya da milli park sınırlarına dair doğrudan bir detay bilgisi bulunmamakla birlikte, maden sahalarının ormanlık alanları ve su havzalarını tahrip etmesinin yaban hayatını ve ekolojik bütünlüğü olumsuz yönde etkileyeceği belirtiliyor.

Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et