Dokuz ilde binlerce hektarlık alan: Maden ihaleleriyle ormanlar ve köyler özel sektöre devrediliyor
MAPEG tarafından temmuz ayında duyurulan ve eylül ayında satışları gerçekleştirilen maden ihaleleriyle birlikte, ormanlık ve tarımsal alanların büyük bir kısmı özel şirketlerin denetimine bırakıyor.
Fotoğraf: Polen Ekoloji Kolektifi
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale - MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) tarafından temmuz ayında duyurulan ve eylül ayında satışları gerçekleştirilen maden ihaleleri, ormanlık ve tarımsal alanların geniş bir biçimde özel şirketlerin denetimine bırakıyor. Temmuz ayında 52 ilde yer alan 115 adet maden sahasının satılığa çıkarılmasıyla başlayan süreç, eylül ayının ilk gününde gerçekleştirilen ihalelerle yeni bir aşamaya geçti. Polen Ekoloji Kolektifi tarafından ihalelerle ilgili yapılan değerlendirmede bu ihalelerde binlerce hektarlık doğal alan ile su varlıkları maden işletmeciliğine açıldığı dile getirildi.
Fotoğraf: Polen Ekoloji Kolektifi
Yerleşim yerlerinin sınırına kadar dayanan ruhsatlar
Kolektif tarafından açıklanan verilere bakılıdğında; 1 Eylül tarihinde yapılan ihaleler kapsamında 9 ilde toplam 16 maden ruhsat sahası şirketlere devredildi. Satışı yapılan bu alanların toplam yüzölçümü 6 bin 166 hektarı (yaklaşık 8.636 futbol sahası) aşıyor. Ruhsatlandırılan sahaların nitelikleri incelendiğinde, ormanlık alanların ve tarım arazilerinin yoğunluğu dikkat çekiyor. Satış listesinde 1000 hektardan büyük iki adet mega maden sahası da yer alıyor. Bu ihalelerle birlikte ormanlar, su havzaları ve meralar madencilik faaliyetlerinin doğrudan hedefi haline geliyor.
Fotoğraf: Polen Ekoloji Kolektifi
İl il maden sahalarının özellikleri ve yakınlık durumları
Alfabetik sıra ile satışı gerçekleştirilen sahaların il bazındaki dağılımına bakılıdğında sahaların bölgelerde ciddi sorunlara yol açabilecek konumlarda olduğu göze çarpıyor. Adana'nın Karaisalı ilçesinde bulunan 100 hektarlık saha ile Adıyaman'ın Merkez ilçesindeki 67 hektarlık sahanın tamamı ormanlık alanlardan oluşuyor. Bu sahalardan ilki Karakılıç köyü hanelerine 520 metre, ikincisi ise Derinsu hanelerine 480 metre gibi oldukça yakın bir mesafede konumlanıyor. Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesindeki 87,36 hektarlık sahanın etrafı tarım alanlarıyla çevriliyken, İcikli köyüne 2 bin 200 metre uzaklıkta yer alıyor. Amasya'nın Merzifon ilçesindeki 67,5 hektarlık maden sahasının tamamı yine orman arazisinde kalıyor. Ankara'nın Elmadağ ilçesinde bulunan 1185,44 hektarlık devasa sahada ise metalik madencilik yapılması planlanıyor. Elmadağ zirvesine 1 bin 700 metre mesafede olan bu mega alan, Akçaali köyüne ise 2 bin 200 metre uzaklıkta bulunuyor.
Fotoğraf: Polen Ekoloji Kolektifi
Kaş’ın gözünü çıkardılar
Antalya'nın Kaş ilçesinde bulunan 1389,26 hektarlık bir diğer mega maden sahasının tamamı ormanlık alanda yer alırken, Beldibi hanelerine uzaklığı yalnızca 100 metre olarak ölçülüyor. Balıkesir'in İvrindi ilçesinde yer alan 1060,34 hektarlık mega maden sahasının ormanlık arazileri kapsadığı ve içinden Koca Çayı'nın geçtiği belirtilirken, Haydar köyü ise doğrudan ruhsat sınırları içinde kalıyor. Balıkesir'in Kepsut ilçesinde 1770,83 hektarlık geniş ormanlık ve tarım arazisini kapsayan bir başka mega maden sahası ise Bükdere ve Gökköy köylerini içine alıyor. Bilecik'in Söğüt ilçesinde bulunan 49,95 hektarlık tarım alanı niteliğindeki saha Oluklu köyüne 300 metre mesafede konumlanırken, Bingöl'ün Merkez ilçesinde yer alan 95,44 hektarlık ruhsat sahası da ormanlık alanları kapsıyor.
Fotoğraf: Polen Ekoloji Kolektifi
Su varlıkları ve hassas koruma bölgeleri tehdit altında
Maden ruhsatlarının doğal su varlıkları ve ekolojik hassas bölgelerle olan etkileşimine bakıldığında önemli riskler göze çarpıyor. 1 Eylül’de satılan Balıkesir İvrindi sahasının tam içinden Koca Çayı'nın geçmesi su güvenliği açısından büyük risk barındırıyor. Benzer şekilde, kentin genel maden kuşatmasında Sarıcakaya'daki sahaların Sakarya Nehri'ne sadece 230 metre mesafede bulunması, Günyüzü'ndeki sahanın ise Gökpınar Deresi'ni kuşatması su havzalarının nasıl bir tehlikeyle yüz yüze olduğunu gösteriyor. Maden ihaleleri ayrıca Eskişehir Mihalıçcık Çatacık koruma alanı ve Seyitgazi Türkmenbaba koruma alanı gibi korunan bölgelere olan tehlikeli yakınlığı ve Kaz Dağları ile Madra Dağı ekolojik bütünlüğü üzerindeki tehdidi dikkat çekiyor. Ağır metal kullanımı ve kimyasal işlemlerin yer altı su kaynaklarına sızma ihtimali, gelecekte içme ve kullanma sularının kirlenmesine yol açabilecek bir nitelik taşıyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et