27 Ocak 2020 16:45

Soğuk hava deprem bölgesinde çadırda yaşamayı zorlaştırıyor

Elazığ'da çadırlarda kalan yurttaşlar, havanın çok soğuk olmasından dolayı barınma ve ısınma sorunları yaşıyor. Vatandaşlar Evrensel'e konuştu.

Elazığ’da yaşanan depremin ardından kurulan çadırların önünde bekleyen vatandaşlar

Paylaş

Can BULUT
Deniz TEPE
Ekin Temmuz SALTIK
Elazığ

Elazığ’da 24 Ocak’ta yaşanan 6.8 depremin ardından artçı sarsıntılar devam ediyor. Arama kurtarma çalışmaları sona ererken enkaz altından 45 kişinin sağ çıkarılmasının yanı sıra yaşamını yitirenlerin sayısı 41’e yükseldi. Binlerce kişi ise yaralandı. Evlerinde oluşan çatlaklardan dolayı tedirginlik yaşayan birçok yurttaş sokaklara döküldü. Yurttaşlar toplanma alanlarına, parklara ve okullara gitti.

AFAD’ın kurduğu çadırlarda kalan yurttaşlar, havaların çok soğuk olmasından dolayı barınma ve ısınma sorunları yaşarken organizasyon eksikliğinden dolayı da birçok ihtiyaç maddesine ulaşmakta sıkıntı çekiyor.

ŞANS ESERİ KURTULMUŞLAR

Karşıyaka Mahallesi’nde kalan bir yurttaş, binalarının çürük olduğunu belirtip yaşadıklarını Evrensel'e anlattı: Deprem esnasında Karşıyaka Mahallesi'ndeki lojmanlardaydım. Binamız çürük, zaten çürük raporu da vermişlerdi. Buzdolabım zarar gördü, evimizde hasar çok. 29 Mart sonuna kadar yıkılacaktı, yıkım emri de verilmişti binaya. Mucize eseri kurtulmuşuz. 6 kişiyiz burada, küçük bebeğimiz var. Isınma sorunumuz var, sobamız yok, içerisi soğuk, duramıyoruz soğuktan, mağduruz.

KURU BİR ÇADIRDA KALIYORLAR

Evinde fazla hasar olduğunu, eşyalarının depremde zarar gördüğünü aktaran Olgunlar Mahallesi’nden bir yurttaş ise, “Depremde hemen dışarı çıktık. Evimde hasar çok, eşyam kalmamış benim. Oturuyoruz böyle. Ne bir battaniyem var ne başka bir şey. Aç, susuz oturuyoruz. Gelen yemek de yeterli değil. Kendi cebimden alıyorum, somun ekmek aldım onu yiyorum. Devlet bu duruma bir el atsın. Sadece kuru bir çadırım var, ne ısınma ne bir battaniye, hiçbir şeyim yok. Bu soğukta çocuklarımla kartonun üstünde yatıyorum, devlet gelsin görsün” diyor.

EVLER KALINACAK GİBİ DEĞİL

Kültür Mahallesi’nde muhtarlığın bulunduğu parkta kurulan çadırlarda kalan yurttaşlar da çadırların yetersizliğinden, barınma ve ısınma sorunlarından şikayetçi. Depremde evinin bütün duvarları çatlayan Güler Polat ise henüz çadır bile alamamış. Depremden bu yana barınma sorunu yaşayan Polat, “Depremden çok etkilendik. Ev çok çatlak, içeri giremiyoruz. Depremin ilk günü bir kısmımız oğlumun arabasında kaldık, bir kısmımız da muhtarlıkta kaldık. Parkta oturduk sonra. Dün de misafirhanede kaldık. Bir yere gidemiyoruz. Torunlarım var, küçükler, hava soğuk. Kızımın evinde de çatlak var, onlar da evlerine giremiyorlar. Bulunduğumuz yerde yemek de yok. Su, ekmek aldım çocuklara onları veriyorum. Eve kısa süreli girip eşyalarımızı alıp çıkıyoruz. Kalınacak durumda değil evim. Çadır istiyorum, çocuklarımla içine girip yatayım. Dışarıda kalmışız. Erzak olsun, çadır olsun ne gerekiyorsa yardım yapsınlar bize. Çadır da yetersiz burada, akşam olsa nereye gideceğiz biz bu çocuklarla bu soğukta?”

BATTANİYE, ERZAK YETERSİZ

Parkta kalan bir diğer yurttaş ise “İhtiyaç çok. Akşam bir kamyon geldi o çadırlar da bölgeye dağıldı. Bir kamyon neye yetsin? Çoğu halk alamadı. Bekliyorlar, ihtiyaç çok, temin ederler diye bekliyoruz. Muhtara söyledik ihtiyaçları bildirmesi için, o da gitti bildirmek için. Battaniye yok, erzak yok, çadır yok, dağıtılan yerler vardır yani ama bu bölgede yok, millet mağdur yani. Çadırlar da yetersiz burada, insanlar arabalarda yatıyor” diyerek durumu anlattı.

ORGANİZASYON EKSİKLİĞİ VAR

Toplanma yerlerinden olan Yakup Kılıç Spor Salonunda kalan yurttaşların yanına gidiyoruz. Dağıtımda yaşanan sıkıntılar yüzünden battaniye alamayan Esra Elaldı ile konuşuyoruz. Kendi evlerinden getirdiği eşyalarla ısınmaya çalışan Elaldı, “Dün Abdullah Paşa pazar yerinde AFAD çadır dağıtıyordu ama müthiş bir organizasyon eksikliği vardı. İnsanlar çadırları resmen talan ettiler. Arama ve kurtarmada oldukları için belki de eleman eksikliğinden oldu. Daha sonra güvenlik güçleri geldi, vatandaşlara bayağı kötü davranıldı. İnsanların elinde ihtiyacı olduğu halde çadırlar geri alındı. Daha sonra polis geldi bazı vatandaşları kelepçelediler, sonra işte insanlar araya girdi. Götürüp satacak halleri yok. Muhtar orada yoktu. Bilgisayarını alıp orada ihtiyacı olan aileleri belirlemeliydi. İnsanlar kendi çabalarıyla çadırları kurdular, buna biz de dahiliz ama çok soğuk olduğu için biz de duramadık. Buraya geldik şimdilik. Buradaki eksiklikleri herkes yaşadı, devlet de yaşadı, burada çalışan personel de yaşadı. Tabii ki eksiklikler olacak ama inşallah hepsi düzelecek” diyor.

TEMİZLİK MALZEMELERİ EKSİK

Erkan Elaldı ise “Burada çok fazla çocuk ve aile var ama yardımlar bununla yeterli değil. Spor salonunun ısıtma cihazlarını yaktıkları halde üşüyenler oldu kapılar yüzünden. Sadece iki aileden birine AFAD battaniyesi verdikleri için mağdur olanlar çok oldu. Yatacak yer çoğu kişi için yoktu. Çocuklar bile oturmak zorunda kaldılar geceyi geçirirken. Zaten lavabolarda falan sabun kalmadı, o yüzden durum biraz kötüydü” ifadelerini kullandı.

“60 BİN NÜFUSA BİR ÇADIR DÜŞMEZ Mİ?”

Sürsürü Mahallesi Muhtarı Ergun Gül, “Sadece Kızılay’dan yemek ve battaniye yardımı geldi, onun haricinde bir şey almadık. Binalar zaten eski yapılar. Binaların %60’ı falan çok eski ve bu binaların çoğu oturulmaz durumda. İnsanlar mağdur. Hava çok soğuk, insanlar üşüyor, aç. Yardım konusunda da bir tane çadır bile alamadım. Etrafınıza bakın, buralar boş alanlardır, çadırlar getirilir, kurulur. İnsanların buna ihtiyacı var. Burası Elazığ’ın en büyük mahallesi, 60 bin nüfusu var Sürsürü Mahalesi’nin. 60 bin nüfusa bir çadır düşmez mi? Kısacası bu durumda çok zayıf kaldık. Şu an mahallede dolu ev yok, herkes evlerini boşalttı. İnsanlar okullarda, taziye evlerinde, arabalarda, camilerde kalıyor” dedi.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ahmet İhvani’den Perde albümü

SONRAKİ HABER

HDP Şişli İlçe Eş Başkanı Mutlu Öztürk tahliye edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...