10 Ocak 2020 18:53

İstanbul’dan opera dünyasının bir yıldızı geçti: Angela Gheorghiu

Opera dünyasının en büyük yıldızlarından soprano Angela Gheorghiu, BİFO ile birlikte konser verdi. Gheorghiu, sanatseverlerin dinmek bilmeyen alkışları sonucu iki kez bis yaptı.

Fotoğraf: Basın Bülteni

Paylaş

Özlem ERTAN 

Yılın ilk konseriydi ve çok güzeldi. Müzikalitesi, sahnedeki duruşu ve karizmasıyla tanınan, dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu’dan bütün sanatseverlerin beklentisi ister istemez büyüktü ve akşamın sonunda herkes memnun ayrıldı salondan. Nereden mi biliyorum. İnsanların gülümsemelerinden, birbirlerine içtenlikle “Ne güzeldi, değil mi?” demelerinden.

Evet, 9 Ocak Perşembe akşamı, İstanbul’daki Lütfi Kırdar Salonu’nda düzenlenen, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın (BİFO) yeni yıl konserinden söz ediyorum. 2020’nin ilk konserinde Romen opera yıldızı Angela Gheorghiu’yu ağırlamakla ne iyi etti, BİFO. 

Angela Gheorghiu’nun dinleyiciler üzerinde tanımlanması zor bir etkisi var. “Yıldız ışığı” dedikleri her neyse onda mevcut. İnsan onu canlı canlı dinler, izlerken daha iyi anlıyor bunu. Türkiye’de de hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi bulunan sopranonun repertuarında, İtalyan opera klasiklerinin önemli bir yeri var.

RENKLİ BİR REPERTUAR

Sanatçının 9 Ocak akşamı şef Ludovic Morlot yönetimindeki BİFO ile birlikte verdiği konserde de İtalyan opera aryaları vardı, ama bunlara ek olarak Fransız besteci Georges Bizet’nin ‘Carmen’inden ‘Habanera’yı, Romen besteci Anton Pann’ın Doğu esintileri taşıyan bir şarkısını ve Ernesto de Curtis’in ‘Non ti scordar di me’ adlı Napoliten parçasını da seslendirdi Gheorghiu. Daha açık bir ifadeyle renkli bir repertuarla çıktı İstanbullu dinleyicilerin karşısına.

BİFO’nun çaldığı, Giuseppe Verdi’nin ‘La Traviata’ operasının ‘1. Sahne Prelüdü’nden sonra salonu dolduran herkes nefesini tutup Angela Gheorghiu’nun sahneye girişini beklemeye başladı. Şefin komutuyla İtalyan besteci Francesco Cilea’nın ‘Adriana Lecouvreur’ operasından ‘Del Sultano Amuratte’ aryasının arp ve yaylıların sesiyle dolu müziği duyulduğunda, Angela Gheorghiu kırmızı sahne elbisesiyle sahnede belirdi. Yürüyüşü, tavırları, kollarını hareket ettirişiyle operanın dramatik kadınıydı. Aryanın başından sonuna kadar sürdürdü bu duruşunu. Sahnedeydi ve oynuyordu, hissediyordu. Çok büyük bir sesi yok Gheorghiu’nun, ama müzikalitesi var. Kendine özgü bir duruşu var. 

Gheorghiu, konserin ilk yarısında Giocomo Puccini’nin ‘Madam Butterfly’ından ‘Un Bel Di Vedremo’yu ve Alfredo Catalani’nin ‘La Wally’ operasından ‘Ebben? Ne andro lontana’yı seslendirdi. 

İKİ KEZ BİS YAPTI

İkinci yarı Georges Bizet’nin ‘Carmen’ prelüdü ile başladı ve hemen ardından ışıl ışıl parlayan sarı elbisesiyle soprano göründü. Bu, o kadar parlak ve göz alıcı bir giysiydi ki, “Kumaşında yıldızlar mı parlıyor?” diye sorası geliyordu insanın. İlk olarak özgür ruhlu Çingene Carmen’in aryası ‘Habanera’yı dinledik Angela Gheorghiu’dan. Sonra Romen besteci Anton Pann’ın şarkısını ve Ernesto de Curtis’in Napoliteni ‘Non ti scordar di mi’yi. Bu noktada konserin bitmesi gerekiyordu, ama İstanbullu sanatseverlerin ısrarlı ve coşkulu alkışları sonucunda sahneye dönen Angela Gheorghiu, Giocomo Puccini’nin ‘Gianni Schicchi’ operasından ‘O Mio Babbino Caro’yu söyledi. Ancak sopranoyu kolay kolay bırakmamaya ant içmiş seyirci için bu da yeterli değildi. Alkışlar dinmek bilmeyince ikinci kez bis yapmak için sahneye çıkan sanatçı, bu kez meşhur ‘Granada’ şarkısını söyledi. Bu Latin esintili parçayı seslendirirken vücut dilini de kullandı, dans etti. Uzun lafın kısası çok keyifli bir finaldi.

ENSTRÜMANTAL ESERLER ARYALARI İZLİYORDU

Bu arada BİFO’ya yani Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’na haksızlık yapmamak ya da konseri eksik aktarmamak için bir detaydan daha bahsetmem gerekiyor. Angela Gheorgiu’yla ilgili akışı kesintiye uğratmamak için şimdiye kadar hep sopranonun seslendirdiği aryalardan, şarkılardan bahsettim, ama konser bunlardan ibaret değildi. Konserde enstrümantal eserler aryaları izliyordu. Önce şef Ludovic Morlot yönetimindeki BİFO, orkestra için yazılmış bir parça çalıyor, akabinde de Gheorghiu sahneye çıkıp arya söylüyordu. 

Türkiye’nin klasik müzik alanındaki gururlarından BİFO yine çok güzel bir konser yaşattı sanatseverlere. Giuseppe Verdi’nin ‘I Vespri Siciliani’ uvertüründen, Camille Saint-Saens’in ‘Samson ve Delila’ operasındaki meşhur ‘Bacchanelle’ parçasına ve Ferit Tüzün’ün ‘Esintiler’ine kadar… Belli ki Gheorghiu da BİFO eşliğinde söylemekten çok memnundu. 

Müziğin insana geri kalan her şeyi unutturan büyüsüyle sarılan binlerce sanatsever, 9 Ocak akşamı gülümseyerek ve “Ne kadar güzel bir konserdi,” ile başlayan cümleler kurarak ayrıldı Lütfi Kırdar Konser Salonu’ndan. Daha ne olsun?

Reklam
ÖNCEKİ HABER

SES üyesi sağlık emekçisi kadınlar: Her alanda olmaya devam edeceğiz

SONRAKİ HABER

Depremde hasar gören Adıyaman Cezaevindeki mahpuslar naklediliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa