24 Aralık 2019 15:48

Suriye ordusu İdlib'de ilerliyor: "120 bin Suriyeli sınıra göç etti" iddiası

Suriye ordusunun İdlib'de 25 köyün kontrolünü ele geçirdiği, Carcanaz beldesini de kontrol altına aldığı açıklandı. BM kitlesel göç nedeniyle çatışmaların durdurulması çağrısında bulundu.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Suriye ordusunun İdlib'de 4 gün içinde 25 köyün kontrolünü ele geçirdiği ve stratejik önemdeki Carcanaz beldesini kontrol altına aldığı açıklandı. Birleşmiş Milletler (BM) ise kitlesel göç nedeniyle çatışmaların durdurulması çağrısı yaptı. 120 bin Suriyelinin, Türkiye sınırına yakın bölgelere göç ettiği belirtildi.

Sputnik’in aktardığına göre Suriye ordusu, İdlib bölgesinde 4 gündür yürüttüğü operasyon kapsamında ilerliyor. İdlib kentinin güneydoğusunda, el Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ve Huraseddin örgütü başta olmak üzere radikal cihatçı örgütlere operasyon düzenleyen Suriye ordusu, bölgede Rus hava kuvvetlerinin desteğiyle ilerliyor. 4 gündür 25 köyün kontrolünü ele geçirdiği belirtilen Suriye ordusunun önceki akşam stratejik öneme sahip olan ve Maarret el-Numan kentine yakınında yer alan Carcanaz kasabasını da kontrol altına aldığı duyuruldu. Kasaba çevresinde çatışmalar sürerken, Rusya hava kuvvetlerine bağlı savaş uçakları HTŞ mevzileri olduğunu iddia ettiği bölgeyi yoğun bir şekilde bombaladı. İdlib kentine 45 kilometre uzaklıkta bulunan Carcanaz kasabası 4 yıl önce bugün adı HTŞ olan El Nusra tarafından ele geçirilmişti.

BM'DEN ÇATIŞMALARI DURDURMA ÇAĞRISI

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise, mültecilerin içinde bulunduğu koşullara dikkat çekerek, Suriye’nin İdlib vilayetindeki çatışmaların derhal durdurulmasını talep etti. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, konu ile ilgili açıklamasında, “Genel Sekreter tüm taraflara, sivilleri koruma görevlerini hatırlatıyor” dedi. İdlib bölgesinde çatışmaların yoğunlaşması ile birlikte on binlerce insanın Türkiye sınırına doğru harekete geçtiği bildiriliyor.

"TSK GÖZLEM NOKTASI KUŞATILDI"

DW Türkçe’nin haberine göre, Suriye ordusuna bağlı birlikler, Maaret el Numan ilçesi yakınlarındaki bir Türk Silahlı Kuvvetleri gözlem noktasını kuşatma altına almış durumda. İddiayı cihatçı gruplarla bağlantılı Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abdelrahman gündeme getirdi. Türkiye’nin bölgede, 2018 yılının Eylül ayından bu yana 12 adet “gözlem noktası” bulunuyor. Bu noktalardan cihatçı gruplara lojistik ve silah desteği verildiği iddiaları sık sık gündeme gelmişti.

Geçtiğimiz Nisan ayından bu yana bölgede yaşanan çatışmalarda yaklaşık bin kişinin hayatını kaybettiği ileri sürülürken, 400 bin kadar kişinin de evlerini terk ederek kaçmak zorunda kaldığı belirtiliyor.

SURİYE: TÜRKİYE, ABD VE İSRAİL KOMPLOSU

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile görüşmesi öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye, ABD ve İsrail’i komploculukla suçladı. Muallim, “ABD, Türkiye ve düşman İsrail, Suriye’nin terörle mücadelesini, özellikle de El Nusra’ya karşı mücadeleyi engellemek için ülkemize karşı komplo kurmaya devam etmektedir” dedi.  Muallim, ayrıca ABD’nin Suriye petrolünü metodik olarak yağmalama çabası içinde olduğunu, birkaç gün önce Humus’taki petrol tesislerine saldırmak üzere İHA’lar gönderdiğini söyledi. Muallim, İsrail’in de Pazar akşamı Şam ve çevresine roket saldırıları düzenlediğini hatırlattı.

"TÜRKİYE SINIRINDA 120 BİN SURİYELİ" İDDİASI

DHA'daki habere göre, yaklaşık 120 bin Suriyeli'nin uzun araç konvoylarıyla Türkiye sınırına yakın bölgelere göç ettiği belirtildi. Yerleşecek mekan bulamayan çok sayıda kişinin sınıra yakın yerlerdeki tarım arazilerine çadır kurmaya başladığı belirtildi.

Canlarını kurtarmak için yaşadıkları topraklardan ayrılarak Türkiye sınırına yakın yerlere göç eden Suriyeliler uzun araç konvoyları oluşturdu. Araçlarına yükledikleri eşyaları ve hayvanlarıyla birlikte yaşam savaşına koyulan sivillerin bazılarının Türkiye sınırına yakın arazilerde çadır kurmaya başladığı belirtildi.

"ÇOCUKLARIMIZIN SUÇU NEDİR?"

Bombardıman nedeniyle Halep kırsalında yaşadıkları köyü ailesiyle birlikte terk eden ve bir yakınının kamyonetiyle Afrin’e doğru hareket eden Ahmad Bekru, füzeler nedeniyle evlerinin yıkıldığını belirterek, "Çocuklarımızı bombalardan kaçırdık. Çocuklarımızın suçu nedir? Savaşı durdursunlar. Birleşmiş Milletler’den de aynı şeyi talep ediyoruz. Esad ve Putin savaşı durdursun. Bizler artık güvenli bir yerde oturmak, güvenli şekilde yaşamak istiyoruz. Acılardan ve savaştan artık yorulduk, bıktık. Ne olur sesimizi duysunlar" diye konuştu.

"CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK"

Eşi, çocukları ve torunlarından oluşan 11 kişilik aile grubuyla birlikte, saldırı altındaki Maaret El Numan’dan kaçan Mustaf Abu Dahil ise şunları söyledi:

“Rusya, İran ve Esad rejimi uçaklarla köyümüze saldırı düzenledi ve biz kaçmak zorunda kaldık. Saldırılar çok şiddetliydi, ölebilirdik. Bu nedenle kuzeye geldik. Sırf bizim ilçemizden 100 binin üzerinde insan geldi. İdlib’in kuzeyi güvenli ama kalacak yer yok. Boş bulduğumuz bir yere branda, ip, battaniyelerle derme çatma çadır kuruyoruz. Uçak saldırıları nedeniyle başka çaremiz yok. Ailemizin can güvenliği yok. Hava burada soğuk ama yapabileceğimiz başka bir şey yok. Halimizi gören, çaresizliğimizi duyanlardan yardım bekliyoruz" (DIŞ HABERLER)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

İnşaat Mühendisleri Odası Denizli Şubesi 65. Kuruluş yıl dönümünü kutladı

SONRAKİ HABER

ABD Venezuela'ya ait 15 uçağı kara listeye aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...