28 Ekim 2019 03:10

Petrol-İş İzmir Şubesi kapışma içinde, işçiler ekmek derdinde

Petrol-İş İzmir Şubesinde, bir grup delege mevcut yönetimi eleştirerek olağanüstü genel kurulda ısrar ederken öte yandan da kapıda mahkeme ve kayyum tehdidi bekliyor.

Fotoğraf Petrol-İş Sendikası Kocaeli Şubesinin Facebook sayfasından alınmıştır.

Paylaş

Turan KARA
İzmir

Petrol-İş İzmir Şubesinde, mevcut yönetime ‘eski sendikal anlayışı devam ettirmek’ eleştirisi yapan bir grup delegenin olağanüstü genel kurul ısrarı sürüyor. Petrol-İş Genel Merkezi ise tüzüğe aykırı olmayan bu talep karşısında olumsuz yanıt verirse kapıda mahkeme ve kayyum tehdidi bekliyor. Sendikacılar bu tartışmaların içine gömülmüşkenişçilerin en büyük endişesi ise gelecek sene başlayacak olan ve büyük umutlar besledikleri toplusözleşmenin bu tartışmalardan olumsuz etkilenmesi. Öte yandan yatırımın Hindistan’a kaydırılması olasılığıyla işçiler, işsizlik ve sefalet endişesi de yaşıyor.

Petrol-İş İzmir Şube yönetimine muhalif delegeler, Şube Denetleme Kuruluüyesi bir baştemsilciyi görevden alan Petrol-İş Genel Merkezinin, Orhan Zengin hakkındaki iddiaları araştırmaya ve denetlemeye gerek bile duymadığını söylüyor. Genel merkezin olağanüstü genel kurul talebine ret kararı vereceği söylenirken “İsterlerse mahkemeye gitsinler” denildiği de iddialar arasında. Ancak muhalif delegeleriddia ettikleri düzensizliklerle ilgili işçilere bir veri sunabilmiş değil. Bu durum işçiler içinde “koltuk kavgası” olarak yorumlanmasına sebep oluyor.

İddialarla ilgili genel merkez denetleme kurulu da açık ve şeffaf bir incelemeye girmedi.Temsilcilerin söylediğine göre “baştan gerekçesiz buldular ve kesip attılar.”Bir temsilci, “Neden öyle yapıyorlar? Seçimlerde Orhan Zengin’in desteğini aldıkları için olabilir mi? Öyle bir şey ki, genel merkez baştemsilciyi görevden alırken çağırıp dinlememiş bile. Orhan Zengin’in istediği olmuş gibi görünüyor. Çünkü şube disiplin kurulu ceza bile vermedi” diyor.

ŞUBEDE BELİRSİZLİK, TPI COMPOSİTE İŞÇİLERİNDE ENDİŞE

Geçtiğimiz hafta SOCAR Holdingin daveti ile İzmir'e gelen Genel Başkan, PETKİM ziyaretinden sonra TİS’in ardından pek çok sorunun yaşandığı TÜPRAŞ’a uğramadan Aliağa’dan ayrıldı. “Uçağa yetişmesi gerekli” açıklamasıTÜPRAŞ işçileri tarafından yeterli bulunmadı. Genel Başkanınİzmir Şube Başkanı ile 2 saate yakın görüştüğünü söyleyen bir TPI temsilcisi “O kadar tartışma var, iddia var genel başkan olarak delegeleri ya da temsilcileri çağır bir dinle değil mi? Yapmadı, Orhan Başkanla görüşüp gitmişler”dedi.

Ayrıca olağanüstü kongre istendiği bir zamanda şube başkanının aldığı kararla apar topar yapılan temsilci seçimleri de bitti. TPI fabrikasında yapılan seçimlerde görevden alınan baştemsilcinin aday olma hakkı elinden alınmıştı. TPI Maltepe fabrikasında yapılan seçimlerde iki listede eşit sayıda (4-4) temsilci çıkarken ilk 4’ünü mevcut temsilciler oluşturdu.

TPI1 fabrikasında ise mevcut temsilciler tekrar seçildi. Orhan Zengin’in listesi kaybetti. Bir temsilci yapılan seçimleri ve sonuçları şöyle yorumluyor:“Orhan Başkan genel merkeze bir şey ispatlamak istedi. ‘Delegelerden imza topladılar ama taban seçim istemiyor bana destek veriyor’ diye bir iddia bu. Bence bu iddiası boş çıktı çünkü ‘Bana sorunları söylemiyorlar ve temsilcilik görevlerini yapmıyorlar dediği temsilciler işçiler tarafından yine seçildi. Bir başka iddiası da ‘Taban temsilcilik seçimi istiyor, temsilcilerden memnun değil’di.Bu da doğru çıkmadı. Taban temsilci seçimi istemiyordu. Tabanın ne istediğini neOrhan Zengin ne de onun desteklediği genel merkez görmek istemiyor.”

"YALANSA AKLAYIN"

İşçiler sendikanın iki kişi arasında yaşanan anlaşmazlıktan dolayı sıkıntıda olmasının işyerine de yansıdığını, işyerinde kendilerini bekleyen birçok problemin olduğunu dile getiriyor. İşçiler şunları söylüyor: “Bakıyoruz sendikal anlayış üzerinden bir ayrışma gibi görünmüyor açıkçası. Şeffaflık sözü vardı bu yönetimin, şeffaflık yok. Eğer beğenmeyen olursa görevden alabilir ya da çekilebilirim diyorlardı o da yok, demokrasi sözleri vardı o da hak getire. Ayrışma yaşanırken bunlar tartışılmıyor. Şaibeli işler, para ve olanakların şahsi kullanımı gibi ahlaksız konular dönüyor ortalıkta. Madem yalan diyorsun iddialara, yayınla açık seçik mali raporunu kendini aklamış olursun, neden yapmıyor ki? Gani Gündoğdu’yu neden istemiyorsak yine aynı şeyler yani.”

Temsilcilik seçimlerine birbirine muhalif iki kişinin listeleri dışında bağımsız olan işçilerde girdi ancak pek şansları olmadı. Gerek işçiler gerekse ikisinden de taraf olmamak gerektiğini belirten adaylar işyeri sorunlarına odaklanmak gerektiğini dile getirse de kişisel ayrışma etrafında kümelenen işçiler oluştu.

"BİZ NE ZAMAN DÜZGÜN BİR SÖZLEŞME YAPACAĞIZ?"

Şimdi şube yönetiminin gündeminde, “Seçimler tekrar yapılacak mı yoksa bu iş mahkemelik mi olacak?” sorusu var. Mahkemelik olursa sendikaya kayyum atanması söz konusu ve bu işçileri daha da endişelendiriyor. İşçilerin gündeminde iseücretlerin düşüklüğü, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarının çiğnenmesi, iş yükü ve dinlenme olanaklarının eksikliği gibi yaşamlarını doğrudan ilgilendiren konular var. Bir işçi, “Seneye sözleşme dönemi başlıyor. Her sözleşmede başka bir sorun çıkıyor, bu sene böyle oldu ama seneye daha iyi olacak diye geçiyor sözleşmeler. En son sözleşmemiz de bizleri memnun etmedi. Sözleşmede iyi bir şeyler olmasına rağmen ücret artışı beklentinin altındaydı. Şube mücadele ederek daha fazla alamayacağına inandı, tek bir eylem yapmadan imza attı sözleşmeye. Biz ne zaman doğru düzgün sözleşme yapıp haklarımızı alacağız belli değil. Kayyum da gelirse ne zaman gider nasıl olur Allah bilir” diye konuştu.

HİNDİSTAN’A KİM NASIL GİDECEK?

Fabrikada yaşanan başka sorun ise TPI Composite şirketinin Hindistan’a yaptığı yeni fabrika. Bu fabrika tam kapasite üretime başladığında buradaki üretimin 4-5 katı büyüklükte olacağına dikkat çeken işçiler,“Bunun bizim işlerimizi nasıl etkileyeceğini bilmiyoruz. Bize bir şey anlatan yok. Ya üretimin bir kısmını oraya kaydırırsa...Orada işçilik buradan daha ucuz, neredeyse bedavaymış.Burada da ücretlerin artışını olumsuz etkilerse diye sorular var.Sonra Hindistan’a gidecekler isim yazdırsın deniyor, ama nasıl gideceğiz? Hangi koşullarda, hangi haklarla bilmiyoruz, bir taahhüttü yok işyerinin. Sendikanın bu konuları açıklığa kavuşturması gerekli ama onlar kendi derdinde” diyor.

"İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN SORUNLAR VAR"

İşyerinde kişisel koruma donanımları (KDD) denilen işçi sağlığı ve iş güvenliğini olumsuz etkileyen sorunlarınyaşandığını ifade eden işçiler şunları söylüyor: “İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda işvereni sıkıştırmak gerekiyor ama sendika maalesef bu sorunla da ilgilenmiyor. Kişisel korumalar ve İSG önlemleri büyük sorun olmaya başladı. Önceden kullandığımız tyvekdediğimiz kıyafetler vardı. Fabrika açıldığından beri kullanırdık, uluslararası standartları olan bir koruyucu. Bunlar neden olduğunu bilmediğimiz bir sebeple değişti, toz alıyor, yırtılıyor, çalışmamızı engelliyor, rahatsız ediyor. Bir süredir bunun kavgasını veriyoruz, herkesi karşı karşıya getirdi bu durum. Şimdi kullanılan yeni alınan koruyucu kıyafetin markası yok, standart belgesi yok, ne olduğu belli değil...Bunda ne amaçları var bilmiyoruz. Niye değişti kimin işine yaradı belli değil. Başkana uzun zamandır diyoruz. Şimdi olağanüstü durum olunca fabrikaya geleceğim demeye başladı.Mali sekreterimi yollayacağım ilgilenecek diyor. Bir senedir sendika genel merkez seçiminden başka bir şeyle ilgilenmedi ki. Biz bu sorunlardan bahsederken genel merkez seçimlerde kimden yana olmamız gerektiğini anlatıyordu, tek gündemi oydu” diyor.

"SON KARAR HAKKI İŞÇİLERDE OLMALI"

İşçiler kendi komitelerini kurma ve her iki yöneticiden de bağımsız bir güç oluşturma konusunda da anlaşmazlığa düşmüş durumda. İşçilere göre TPI'dan çıkan yönetici etrafında birleşmek ve sorunları böylece çözmeye çalışmak akla daha yatkın gibi görünüyor. İşçiler de "Şu an fabrikada başka bir şey de olanaklı görünmüyor" diyor. "İşçiler arasında da bir bölünmeye doğru giden bu durum kimsenin faydasına değil" diyen bir işçi “Sendikadaki bu yönetimsizlik bir an çözülmeli. Görevden alma ya da atama gibi şeyler doğru çözüm değil. Son karar hakkı işçide olmalı, bu iş fazla uzamadan bitmeli ki kendi gerçek sorunlarımızla uğraşabilelim” ifadelerini kullanıyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

RTÜK, 8 dizideki şiddeti neden gündemine almıyor?

SONRAKİ HABER

Urfa Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısında kayyum tepkisi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa