27 Ekim 2019 12:43

"İklim krizi mitingi"nin yasaklanması protesto edildi

Bursa Çevre Platformu ve Ekoloji Birliği, Ankara’da düzenlenmek istenen “İklim krizine ve ekolojik yıkıma dur diyoruz” mitinginin yasaklanmasını protesto etti.

Bursa Çevre Platformu, Ankara'da yapılmak istenen 'İklim krizi mitingi'nin yasaklanmasını protesto etti | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Ankara’da düzenlenmesi planlanan “İklim krizine ve ekolojik yıkıma dur diyoruz” mitinginin yasaklanması, Bursa Çevre Platformu ve Ekoloji Birliği tarafından protesto edildi.

Bursa Çevre Platformunun DOĞADER binasında yaptığı açıklamada konuşan Filiz Çelik, mitingi yasaklayan anlayışı, Soma madencilerinin ve Eskişehirli metal işçilerinin haklarını aramasının önüne geçilmesinde de gördüklerini belirtti. Yasaklama kararını protesto ettiklerini ifade eden Çelik, "Mitingden bir gün öncesine kadar bu kararın açıklanmaması ayrı bir demokrasi ayıbıdır. Yasaklar yaşamı savunma mücadelemize engel olamayacaktır. İklim krizine, ekolojik yıkıma, talana, ve soyguna daha gür sesle dur demeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 

"VALİLİK EKOLOJİ MİTİNGİNİ NEDEN YASAKLAR?"

"Ankara Valiliği bir ekoloji mitingini neden yasaklar?" sorusunu soran Fliz Çelik, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Mitingi gerçekleştirebilseydik Ankara’ya ekoloji, emek, demokrasi, kadın hakları ve toplumun tüm kesimlerinin sosyal, kültürel ve ekonomik hakları için birlikte mücadele edeceğimizi herkese ilan etmeye gidecektik. Kapitalist sistemin doğayı, yaşam alanlarımızı ve emeğimizi pazar haline getirmesine ve sömürmesine HAYIR demeye geliyorduk. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirleten, doğayı ve yaşamımızı tehlikeye atan nükleer ve termik santrallere, altın madenlerine, HES’lere, RES’lere, JES’lere, termik, nükleer ve biokütle santrallere, balık çiftliklerine, endüstriyel tarıma, kirli sanayiye, taş ocaklarına, aşırı yapılaşmaya, çılgın mega projelere, sınırsız sonsuz otoyollara, betonlaşmaya, doğal ve tarihi SİT alanlarının yok edilemesine dur demeye geliyorduk."

Açıklamanın sonunda Çelik, taleplerini şöyle sıraladı:

  • Altın madenciliği, metalik madencilik, termik santrallar, HES’ler, JES’ler, RES’ler, balık çiftlikleri, taş ocakları, aşırı yapılaşma, endüstriyel hayvancılık, gereksiz duble yollar, köprüler, havaalanları gibi iklim krizine ve ekolojik yıkıma yol açan tüm talan ve yıkım projelerinin ve faaliyetlerinin ülkenin her tarafında acilen durdurulmasını,
  • Halkın onayı olmayan hiçbir projenin uygulanmamasını,
  • Bu projelerin ve çalışmaların önünü açan başta maden ve enerji yasaları olmak üzere tüm ilgili mevzuatın bir daha ekolojik yıkıma ve talana izin vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesini,
  • Ekoloji, emek, demokrasi, kadın hakları mücadelesi önündeki tüm engellerin, kısıtlamaların, yasaklamaların kaldırılmasını istiyoruz.

(Bursa/EVRENSEL)


EKOLOJİ BİRLİĞİ EŞ SÖZCÜLERİ: İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ

Ekoloji Birliği Eş Sözcüleri, “İklim kriziyle, ekonomik talanla her gün, her saat, her an mücadele eden bir örgüt olmaya devam edeceğiz” dedi.

Ekoloji Birliği Eş Sözcüleri ve Antalya Ekoloji Meclisi Üyesi Muzaffer Asman, iktidarın iklim ve ekolojiye dönük politikalarını Mezopotamya Ajansına değerlendirdi.

58 bileşeni olan Ekoloji Birliğinin Yürütme Kurulu Eş Sözcüsü Coşkun Özbucak, mitingin antidemokratik bir tavır ile engellendiğini ifade etti. Özbucak, Valiliğin mitingi yasaklamasının bir nedeninin de yükselen ekolojik duyarlılık olduğunu belirterek, “Kapitalist sistem her tarafı talan ettiği gibi yeni bir süreç başlattı derelerimiz, tepelerimiz, dağlarımız artık bir pazar haline dönüştürüldü. İktidar da bu politikaya uyarak yasaları değiştirmiyor ve bu alanda verilen mücadeleleri engellemeye çalışıyor” dedi.

Özbucak, özelleştirilmeyle birlikte doğanın talan edildiğinin altını çizerek, "İklim kriziyle, ekonomik talanla her gün, her saat, her an mücadele eden bir örgüt konumunda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"TEK ÇARE ÖRGÜTLENMEK"

Ekoloji Birliği Yürütme Kurulu Eş Sözcüsü, Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Hayatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, iktidarın her alana saldırdığını belirtti. Bu alanlardan birinin de ekolojik mücadele alanı olduğunu söyleyen Doğan, “İnsanların bir araya gelmesi, örgütlenmesi gerek. Saldırılara ancak bu şekilde karşılık verebiliriz. Tek çare örgütlenmek, bir araya gelme ve ortak mücadele ağını örmek. Ekoloji Birliği de bu mücadele ağlarından bir tanesi” diye konuştu.

"DOĞA HERKESE YETER"

Antalya Ekoloji Meclisi Üyesi Muzaffer Asman, mitingin ekolojik yıkım ve iklim krizine karşı başlatmış oldukları mücadelenin bir parçası olduğunu belirtti. Valiliğin yasak kararına tepki gösteren Asman, “Üstelik mitinge bir gün kala yasaklanma bize tebliğ edildi. Bu ülkede ekoloji, emek ve özgürlük için mücadele etmenin karşılığı yasaklar, baskılar, yok etme ve imha politikaları. Biz yaşam devam ettiği sürece içinde olduğumuz ekosistemin bir parçası olarak onun varlığını korumaya, onunla birlikte barışçıl bir dünya yaratmaya, elimizden geldiği kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Antalya'nın Finike ilçesinde mermer ocaklarının kapatılması için mücadele eden ve 2017 yılında evlerinde öldürülen Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu’yu hatırlatan Asman, “Büyüknohutçu’ların anıları mücadelemizin temel direğini oluşturmaktadır bunu herkes bilsin. Tüketici, tüketen ve ürün olmaktan insan olmaya doğru çok fazla bir yol yok. Ne yediğinizi, ne içtiğinizi ve nerede yaşadığınızı asla unutmayın. Zehir yiyorsunuz, soluyorsunuz ve zehirli bir atmosferde yaşıyorsunuz. Oysa doğa herkese yetecek kadar temiz suya, toprağa ve havaya sahip. Yeter ki bunları kapitalistlerin eline bırakmayalım; almayı ve bölüşmeyi bilelim” şeklinde konuştu. (Ankara/MA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Fakir Baykurt 90'ıncı doğum gününde Almanya'da anıldı

SONRAKİ HABER

Elektrik teline temas eden işçi akıma kapılarak öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa