04 Ekim 2019 11:08

10 Ekim Ankara Katliamı Davası kitaplaştı

10 Ekim Ankara Katliamı ve yaşamını yitirenlerin yakınlarının adalet mücadelesi kitaplaştı. Kor Kitap tarafından yayımlanan "Duymak Zorundasınız" on duruşmada tamamlanan mahkeme sürecini irdeliyor.

10 Ekim Ankara Katliamı Davası | Duymak Zorundasınız - Kor Kitap

Paylaş

10 Ekim’de Ankara'da barış mitingine yapılan bombalı saldırıda yakınlarını kaybedenlerin adalet mücadelesini anlatan “Duymak Zorundasınız-10 Ekim Ankara Katliamı Davası” Kor Kitap etiketiyle 10 Ekim'de raflardaki yerini alacak. Avukat Gülşah Kaya, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dr. Barış Işık, Evrensel Gazetesi Ankara Temsilcisi Birkan Bulut ve Kor Kitap Editörü Fulya Alikoç tarafından hazırlanan kitap bombalı saldırıdan davanın karar duruşmasına kadar geçen süreçte yaşananları tüm çıplaklığıyla aktarıyor.

Katliamın olay yerinden soruşturma aşamasına, iddianamenin yazılışından on duruşmada tamamlanan mahkeme sürecine, 10 Ekim Ankara Katliamı Davası’nın kitabı 10 Ekim'den itibaren raflarda yerini alacak. Kitap, sevdiklerini kaybedenlerin, saldırı anının gözle görünen ve görünmeyen yaralarını taşıyanların ve onları temsil eden avukatların adalet mücadelesine tanıklık ediyor. Bir darbe girişimi, ardından iki yıl boyunca OHAL, iki seçim, bir anayasa referandumu, birçok IŞİD saldırısının yaşandığı bu dönem, aynı zamanda Türkiye'de adım adım tek adam rejiminin inşa edildiği dönemi gözler önüne seriyor.

DEVLET İLE CİHATÇILAR ARASINDAKİ ÇIKAR İLİŞKİSİ

10 Ekim Katliamı Davası nezdinde halkın toplumsal belleğine katkıda bulunmanın yanı sıra kitabın en temel konularından biri de devlet ile cihatçıların girdiği çıkar ilişkisi irdelemek. Emniyet ve istihbarat birimlerinin IŞİD'in faaliyetlerine seyirci kalması, iktidarın Suriye sınırını cihatçı otobanına çevirmesi, yargının cezasızlık pratiğini ele alan kitap, dava sürecindeki tanıklıklar, belgeler ve en somut olgularla yaşananları ele alıyor. Yargının katliamın aydınlanmasını engelleme ve kamu sorumlularını yargılamama çabası duruşmalara yansıyan tutumu çarpıcı örnekleriyle aktarılıyor. Mahkeme heyeti, sadece IŞİD'li piyonlara verdiği cezalarla 10 Ekim Katliamı Davası'nda hüküm verdi ama kamuoyunun vicdanında bu dava bitirilemedi. Mitingin barış, davanın adalet çığlığı hala kulaklarda yankılanıyor. “Duymak zorundasınız” bu çığlığa tanıklık ediyor.

Kor Kitap'ın "Duymak Zorundasınız" kitabının önsözü ise şöyle:

"Bu bir dava kitabıdır, sözcüğün içerdiği tüm anlamlarla birlikte. Yakın Türkiye tarihinin gördüğü en kanlı saldırının olay yerinden başlaya­rak soruşturma aşamasına, iddianamenin yazılışından on duruşmada tamamlanan mahkeme sürecine, 10 Ekim Ankara Katliamı Davası’nın kitabıdır. Bu anlamda, sevdiklerini kaybedenlerin, saldırı anının gözle görünen ve görünmeyen yaralarını taşıyanların ve onları temsil eden avukatların adalet mücadelesine tanıklık eder. Şahit olunan, ceberut devlet ile Ortaçağ’ın karanlık kuytularından Ortadoğu coğrafyasına geri çağrılan cihadist IŞİD örgütlenmesi arasındaki mutualist yaşamdır. Davaya katılanlar, sadece devletini aklama kaygısı güden bir mahkeme heyetinin değil, aynı zamanda insanlık dışı bu karanlığın ve ittifakla­rın da karşısında durmuştur. Kitap, bu anlamıyla belki de “Katliamlar Dönemi” olarak anılacak bir dönemin emek, barış ve demokrasi dava­sından tarihe bırakılmış bir kayıttır. Zira iki canlı bomba yüzünden 10 Ekim 2015’te başlayamayan Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi aslında henüz bitmemiştir. Mücadele o gün bayrağı devralanların elinde, ger­çek sorumluların yargılanmadığı adliye koridorlarında devam etmiştir. Mitingin barış, davanın adalet çığlığı hâlâ kulaklarda yankılanmaktadır.
Bu, aslında henüz bitmeyen bir davanın kitabıdır.

Bugün salonda bulunan neredeyse herkes o gün 10.04’te oraday­dı. Bir katliam yaşandığında, barış için gittiğiniz bir mitingde birden canlı bomba patladığında ve orası savaş alanına döndüğünde, insanlar ne yapar, ne yapmaya çalışır? Orada bulunan herkes o büyük kaosa, o korkunç savaş ortamına rağmen yerde yatanlara yardım etmeye çalıştı! Pankartlar sedye yapıldı. Yoldan çevrilen taksilerle yaralılar hastaneye yetiştirilmeye çalışıldı ama oraya ambulanslardan önce kim geldi? Çe­vik kuvvet! Tomalar geldi. Akrep adı verilen araçlar geldi. Ambulanslar ne kadar zaman sonra geldi biliyor musunuz? 45 dakika sonra. 45 koca dakika sonra geldi. Biz bunların hepsini anlatmak durumundayız, siz bunların hepsini duymak zorundasınız!” (KÜLTÜR SERVİSİ)

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kıbrıs’ta yeni gerilim: Yavuz sondaj gemisinin Kıbrıs’ın güneyinde

SONRAKİ HABER

Esenyurt'ta yol çalışması sırasında göçük: 1 işçi yaralandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...