18 Nisan 2019 11:39
Son Güncellenme Tarihi: 18 Nisan 2019 17:21

10 Ekim Davası: Sanıklar yakalanmadı, tanıklar konuşturulmadı

Firari sanıkların yargılandığı 10 Ekim Ankara Katliamı davasında İlhami Balı'nın eşinin tanıklığına müdahale edildi. Dava 21 Kasım 2019'a ertelendi.

10 Ekim Davası: Sanıklar yakalanmadı, tanıklar konuşturulmadı

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

103 kişinin hayatını kaybettiği 10 Ekim Ankara Katliamı'ndaki 16 firari sanık için devam eden davanın ikinci duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, 16 sanık hakkındaki yakalama ve tutuklama kararının devamına, İstanbul, Bursa, Tunceli ve Hatay Barolarının davaya müdahillik talebini kabul etti.

Hülya Balı'nın dinlenme kararının bir sonraki celseye bırakılmasına, tanık olarak dinlenecek Şengül Büyükçelebi'nin zorla getirilmesi için Nizip Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılmasına karar verdi.

Dava, 21 Kasım 2019 tarihine ertelendi.

DAVANIN İKİNCİ DURUŞMASINDA NELER OLDU?

IŞİD'in sınır emiri İlhami Balı'nın eşi tutuklu Hülya Balı'nın tanıklığına müdahale edildi. SEGBİS ile görüntülü olarak duruşmaya bağlanan Balı, tanıklık yapmak istemediğini söyleyerek kendi sorunlarını anlatmaya başladı. Hakim, savcının ve avukatların itirazlarına rağmen “Tanıklık yapmak istemiyorsun” diyerek Balı'yı dinlemedi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Hatay ve Bursa Barosu müdahil olma taleplerini sundu. İstanbul Barosu da önceki duruşmada yaptığı katılım talebini yineledi. IŞİD'in sınır emiri olduğu belirtilen İlhami Balı'nın eşi ve Hülya Balı tanık olarak dinlenmesi için tutuklu bulunduğu Kilis Cezaevi'nde hazır bulundu. SEGBİS sistemi ile görüntülü olarak duruşmaya katılan Balı, tanıklık yapmak istemediğini söyledi. 2014 yılında eşinin tehdidiyle Suriye'ye gitmek zorunda kaldığını anlatan Balı, “6 defadır SEGBİS'e çıkıyorum. Etkin pişmanlıktan yararlanamıyorum, mağdur bırakıldım. 2 çocuğum var, tedavi olması gerekiyor. 3 defa eşim adına da tanıklık yaptım ve eşimin kod adı olduğunu da söyledim. Hiçbir şekilde etkin pişmanlıktan yararlanamıyorum. Ben kendimi hiçbir şekilde ifade edemiyorum” dedi. Balı'nın  “Hakim beye bir şey söylemek istiyorum” dediği sırada hakim “tanıklık yapmak istemiyorsun” diyerek Balı'yı konuşturmak istemedi.

"TANIKLIK ÇEKİLME HAKKI SADECE EŞİYLE İLGİLİ OLABİLİR"

Hakimin müdahalesi üzerine avukatlar itirazda bulundu. Yıldız İmrek tanıklıktan çekilmenin sadece eşiyle ilgili olduğunu belirterek tanıklıktan tümüyle çekilemeyeceğini vurguladı. İmrek, “Tanıklıktan çekilme hakkı sadece eşiyle ilgili olabilir. Tanık sorgusunun devam etmesi gerekiyor. Aksi halde adil yargılama ilkesinin ihlali olur” dedi. İmrek mahkemenin ve avukatların tanığa soru sormasına izin verilmesi gerektiğini söyledi.

SAVCIYI DA DİNLEMEDİ

Savcı da tanığın sorgusuna devam edilmesi gerektiğini söyledi. Ancak hakim, savcı ve avukatların görüşlerine karşın CMK 48. Maddesine atıfta bulunarak sanığın ifadesi üzerine tanıklık etmemesine karar verdi. Aileler de hakimin delillerin ortaya çıkmasını istemediğini söyleyerek tepki gösterdi.

Avukat Tonguç Cankurt, Hülya Balı ile ilgili kararı kabul etmediklerini belirterek, terörle mücadele ekiplerinin tuttuğu tutanakla Balı'nın ifadesi arasında farklılıklar olduğunu söyledi. Hülya Balı'nın nasıl yakalandığının tartışma konusu olduğunu ifade eden Cankurt, “İfadeler birbirleriyle hep çelişkili, bunları Balı'ya sorabilmemiz için tanıklık etmesi gerekiyordu” dedi.  Avukat Murat Kemal Gündüz, Hülya Balı'nın IŞİD'le ilgili çok önemli şeyler söylediği belirterek, Balı'nın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak konuşmak istediğine dikkat çeken Gündüz, Hülya Balı ve Deniz Büyükçelebi'nin eşinin tanık olarak dinlenmesini istedi.

İSTİHBARAT, SANIKLARIN BİLGİSİNİ GÖNDERMİYOR

Avukat İlke Işık da “Bir devlet memuru işten atılınca her yerden istihbarat raporu geliyor ama bizim dosyamıza ilişkin istihbarat raporları delil olamıyor. Yargıtay Ceza Kurulu, MİT ve istihbarat bilgilerinin paylaşılmasını istiyor ama yok! Firari sanık Ahmet Güneş eğer zamanında tahliye edilmeseydi burada olacaktı. İstihbarat, Ahmet Güneş ve arkadaşları hakkında ne yazmış ki tahliye edilmiş? İstihbarat daire başkanlığına tekrar müzekkere yazmak zorundasınız. Ellerinde intihar eylem listesi varmış. 3 yıldır neden böyle bir bilgi gelmez? Aysenur İnci'nin buraya getirilerek dinlenmesini istiyoruz. Sanıklar hakkında birçok bilgi var ama bizim dosyaya gelmiyor” dedi.

"KATLİAM EMRİ VEREN NUSRET YILMAZ ÜYELİKTEN YARGILANIYOR"

İlhami Balı'nın mahkemede Türkiye sorumlusu olarak gösterilmesine rağmen ortaya çıkan delillere göre aslında sınır geçişlerinden sorumlu biri olduğuna dikkat çeken Işık, Balı'yı görevlendiren, 10 Ekim katliamının emrini de veren Nusret Yılmaz'ın sadece örgüt üyeliğinden yargılanmasını eleştirdi. Daha önce tahliye edilen firari sanıkların istihbarat raporlarına rağmen serbest bırakılması konusunda artık bir şey yapılması gerektiğini söyleyen Işık, TEM'den gelen bilgilere rağmen bu sanıkların neden yakalanmadığını sordu.

Avukat Gülşah Kaya taleplerinin iki senedir karşılanmadığını belirterek, “Telefonun şarjı yok” gibi bahanelerle bazı teknik araştırmaların yapılmadığını hatırlattı. Karar verilirken mahkemenin atıf yaptığı belgelerin kendilerine hiç verilmediğini ifade eden Kaya, “İstihbarat bizden ne saklıyor, bu bizim için ciddi bir merak konusu” dedi.

TAŞER VE İNCİ'NİN TANIK OLARAK DİNLENMESİ İSTENİLDİ

Firari sanıklar için yeterli çalışmanın yapılmadığını belirten Avukat Erkan Sabri Ünüvar, soruşturma aşamasından beri kullandıkları telefonlara dair hiçbir bilgi olmayan firari sanıkların iletişimine dair yetkililerin ellerinde ne varsa verilmesini istedi. 2010 yılından beri devletin elinde bilgiler olduğuna dikkat çeken Ünüvar, “Firari sanıkların bugün herhangi bir iletişim bilgisi var mı, bunun dosyaya gelmesi ve mevcut durum tespiti yapılması gerekiyor” dedi. Avukat Gamze Gökoğlu, Demet Taşer ve Ayşenur İnci'nin ifadelerinde, IŞID'lilerin tanıkları yönündeki beyanlarına dikkat çekerek tanık olarak dinlenmelerini istedi.

EMNİYET HAKKINDA BİLGİ VERMEZSE SUÇ DUYURUSU TALEBİ

Avukat Murat Kemal Gündüz, Gaziantep Emniyet Müdürlüğünden ellerindeki bilgilerin bildirmesi için müzekkere yazılması ve yerine getirmeyenler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Gündüz, Kilis Emniyet Müdürlüğünün Hülya Balı'ya teşhis ettirdiği 35 kişinin sadece 5'ini tanıdıklarını belirterek, örgüte ilişkin daha detaylı bilgi edinilmesi için celbini de talep etti.

"BOŞ SANDALYELERE RAĞMEN SALONU DOLDURACAĞIZ"

10 Ekim

Fotoğraf: Evrensel

Duruşma öncesi Ankara Adliyesi önünde yapılan açıklamada konuşan 10 Ekim Der Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun “Bu duruşmadaki boş sandalyelere rağmen biz salonları doldurmaya, mücadele ederek adalet demeye devam edeceğiz. Bir katliamla ilgili yapılacak yargılama bütün failleri yargılamadıkça adil bir yargılama yapılmış sayılmaz. Bugüne kadar bulunmayan ve bulunmasına izin verilmeyen sanıklar için buradayız. Bu önceki davadan da önemli. Türkiye'nin 50 ilinden gelen insanlar olarak bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.

ÖNCEKİ DURUŞMADA NE OLMUŞTU?

Geçtiğimiz duruşmada mahkeme heyeti, İzmir Baro Başkanı’nın davaya katılma talebinin kabulüne, haklarında yakalama ve tutuklama kararı verilen sanıkların infazının beklenmesi ve kolluk birimlerine yazı yazılmasına, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan akıbetinin sorulması, X, Y, Z’lerin bulunması için Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına, Antep Emniyet Müdürlüğü’ne IŞİD sanıklarına dair albümler için müzakere yazılmasına, İstanbul Ağır Ceza, Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nden sanıklar hakkında açılan davaya ilişkin dosyaların istenmesine, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak sanık Yunus Durmaz hakkında tüm kayıtların istenmesi, İçişleri Bakanlığı’nı listesinde ödülle aranan IŞİD sanıkları hakkında bilgi istenmesi, Edremit Türe için SGK’ya müzekkere, firari sanıklar Deniz Büyükçelebi ve İlhami Balı'nın eşleri Şengül Büyükçelebi ve Hülya Balı’nın tanık olarak dinlenmesi için müzekkere yazılmasına, YPG'nin elinde esir olduğu belirtilen IŞİD'li Savaş Yıldız hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir soruşturma olup olmadığı konusunda müzekkere yazılmasına karar vermişti. Ancak Gürcistan sınır kapısında yakalanıp Türkiye'ye iki kez iade edilen firari Nusret Yılmaz'ın neden tutuklanmadığına ilişkin bilgi verilmesi talebi kabul edilmedi. (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Diyarbakır'da HDP’nin açıklamasına müdahale: Milletvekili yaralandı

SONRAKİ HABER

Bolu'da 4 yaşındaki çocuğa cinsel istismar iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa