27 Eylül 2019 00:14

Meslek lisesi memleketin aynası!

Ülke gündeminden düşmeyen meslek lisesi gerçeğini, bu kez farklı illerden meslek liseliler anlattı.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Ahmet AKARSU

Meslek liseleri, ülkemizde 1940’lı yıllarda ‘Okul-sanayi iş birliği’, ‘Teknik işçi yetiştirme’ ve ‘Mesleğe özendirme’ hedeflenerek kuruldu. Sonradan meslek yüksek okulları da açılmaya başlandı. 2006’da ise sermaye ile Milli Eğim Bakanlığının (MEB) meşhur projesindeki söylem ortaya çıktı; “Meslek lisesi, memleket meselesi” dendi. MEB’in 2023 Eğitim Vizyonu’nda da eğitimde ‘iş birliği’ şiarıyla sermaye ile ortak neler yapılabileceği konuşuluyor.

80 yıla yakındır meslek liseliler, ‘iş birliği’ adı altında kalifiye ama ucuz işçi olarak yetiştiriliyor. Hatta sömürü, stajlarda başlıyor. Yıllardır meslek liseliler, birçok ilde şehrin rögar kapaklarını, döküm atölyelerinde daha okurken döküyor. Mobilya bölümünde, ürün çıkartıyor. Metal bölümünde o ilin büyük işletmelerine, CNC makineleriyle parça çıkarıyor. Hem de çok düşük ücretlere! 2023 Eğitim Vizyonu ile meslek liselerinde ‘sermayeye daha fazla üretim’ hedefleniyor.

"GARANTİ İŞ" DEVRİ KALMADI

Eskiden ‘garanti iş, garanti meslek’, ‘Elinde bir sanatı olur’ düşüncesiyle aileler çocuklarını meslek liselerine yazdırırdı. Artık meslek liseleri ‘garanti iş-meslek’ sağlayan okullar olarak görülmüyor. Bunun sonucu olarak da birçok ilde meslek lisesi kontenjanları dolmuyor. Kriz koşulları da meslek lisesinden mezun olan binlerce gencin, fabrika-işyerlerinde iş bulma olasılıklarını giderek daraltıyor.

Staj sömürüsü, kötü çalışma koşulları, yetersiz eğitim nedeniyle üniversiteye girmenin hayal haline geldiği meslek liseleri, artık cazibesini tamamen kaybetmiş durumda. 

Eğitimin, sermayenin ve ülkenin gündeminden düşmeyen meslek lisesi gerçeğini, bu kez farklı illerden meslek liseliler anlattı. Onlar ne yaşıyor, ne istiyor, birinci ağızdan dinliyoruz....

"ÖĞRENCİ DEĞİL, İŞÇİ GİBİ MUAMELE GÖRDÜK"

İstanbul’dan Diyar, okuduğu meslek lisesinde 9. sınıfın sonuna doğru kendilerine “Bir meslek seçin” denildiğini belirterek, doğru düzgün bir şey bilmeden seçim yaptıklarını söyledi. Atölye derslerinde kimi öğretmenlerin patron gibi davrandığını ifade eden Diyar, “Öğrenci değil, işçi gibi muamele görüyoruz. Ayrıca okul içinde alınacaklar listesi için para toplanıyor. Aldığımız gereçler toplanan para kadar etmiyor. Bu durum rahatsız edici. Staj meselesine ilişkin ise getir-götür işleri yapmak bizi ilerletmiyor. Okul ve staj bir yılın boşa gitmesi anlamına geliyor” diye konuştu.

"MAN’DA ÇALIŞACAKSINIZ' DEDİLER AMA..."

Ankara’da ‘akıllı kolej’ adı altında faaliyet gösteren meslek lisesine kayıt yaptıran Seyit, bunun gerekçesini şu şöyle açıklıyor: “Akıllı koleje gitme isteğimin nedeni yapılan reklamlar ve özünde MAN fabrikası ile olan anlaşmasıydı. ‘Stajınızı MAN’da yapacaksınız ve orada çalışacaksınız’ diye söylendi. Cazip gelen kısmı buydu. Sonra işler değişti. Okula kayyum atandı. Akıllı kolej diye övünenler bizi mağdur etti. MAN ile anlaşma iptal oldu. Yazın sanayide çalışarak iş öğrenmeye çalıştım. Okul kapandı. Yeni okulda motor bölümü yoktu. ilçe milli eğitim bize oradan oraya gidin dedi. Sonuç ne oldu diye sorarsanız, okulların açılmasına üç gün kala bir meslek lisesine zor geçiş yapabildik.”

"ÇAYCILIK İÇİN 4 YIL OKUYORUZ!"

Eskişehir’de okuyan bir meslek lisesi öğrencisi ücretlerin staj yerlerine göre farklılık göstermesinden şikayetçi. “Mesela bir fabrikada 900 TL veriliyor ama yemek ve servis yok. Bazı yerlerde ise 550 TL veriliyor ama yemek ve servis yine yok” diyen meslek liseli, şöyle devam ediyor: “Bazı arkadaşlarımıza ‘Sen kendi işini yapma, çay ve temizlik yap sana stajyer ücretinden biraz daha fazla para verelim ama bunu öğretmenlerine söyleme! diyorlar. Ailem nasılsa çalışacaksın diye para vermemeyi düşünürken ben nasıl yetireceğim diye düşünüyorum. Haftada iki gün de okul var, büyük çile. Çaycılık ya da temizlik yapmak için 4 yıl okuyoruz, eğitim sistemimiz budur.” 

ÜNİVERSİTE HAYAL, İŞ BULMAK İMKANSIZ

Mersin’de pilot okul olan Özel Şişecam Meslek Lisesi Öğrencisi Mustafa, geçiş hakkı olmadığı için üniversite okuyamadığını belirterek, “Üniversiteye gitmek hayal oldu. Okulu bitirip işe girmek ise kriz koşullarında neredeyse imkansız. Liseden mezun olup ne yapacağını bilmeyen bir hal alıyoruz” diye yakınıyor. Bir de staj meselesi var; “Stajyerin verdiği boşa emektir” diye düşünen Mustafa, “Bir işçi ile aynı düzeyde çalışırsın. Uzman olmadığın konularda çalışmaya mahkum edilirsin. Ve ay sonunda aldığın ücret verilen emeğin yarısını dahi karşılamaz” diyor. Zorunlu stajın çalışmaya mani olduğu gibi okulda verilen yetersiz eğitimin de işlerini zorlaştırdığını belirten Mustafa, binlerce öğrencinin yetersiz eğitimden dolayı dershanelere, özel derslere mahkum edildiğini söylüyor.

GELECEK KAYGISI BÜYÜK

Aldıkları eğitimin yeterli olmadığında Kayseri’deki meslek liseliler de hemfikir. Öğrencilerinin tamamı değişen müfredat ve eğitim sisteminden de şikayet ediyor. Ortak görüş ise, değişiklik ya da düzenlemelerde öğrencilerin görüşlerinin alınması gerektiği. “Dört yıl boyunca toplumun değil patronların ihtiyaçlarına yönelik eğitim görüp fabrikalarda çalışıyoruz. Stajda da kötü koşullar ve düşük ücretle çalışıyoruz. Biz bu durumu reddediyoruz. Stajı da isteğe göre istiyoruz” diyorlar.  

Staj yaptıkları fabrikalarda işçilerin ne kadar sağlıksız ve kötü koşullarda çalıştırıldığını gördüklerini anlatan Kayserili öğrenciler, kendilerini bekleyen gelecekten kaygılı: “Sesini çıkarınca işçinin tepesine biniyorlar. Böyle olmamalı. Herkes emeğinin karşılığını almalı. Biz köle olmak değil, meslek öğrenip çalışmak istiyoruz. Ama çoğu yer işçi çıkarıyor, gördük. Yarın bizi de işten atsalar kim ne diyecek? Böyle gitmemeli. Haklarımızı iyi bilmeliyiz.”

STAJIN İLK GÜNÜ OKULU BIRAKMAYI DÜŞÜNDÜM

Bursa'da bir meslek lisesinde okuyan Uğur, okulunda büyük metal fabrikalarına işçi yetiştirildiğini belirterek, bu fabrikalardan birinde yaptığı stajın kendisine düşündürdüklerini şöyle aktarıyor: “Her fabrikanın meslek lisesi var. Ben de büyük bir işletmenin meslek lisesinde okudum. Staj yapmaya gittiğimde kafamdaki her şey değişti. Haftada dört gün staja gittim. Fabrikayı ve fabrika içerisindeki olayları görünce bu işi kesinlikle yapmak istemedim. Çünkü işçiler ne çalıştıkları işin karşılığında hak ettikleri ücreti alıyorlar ne de iş sağlığı önlemleri doğru düzgün. Staja gittiğim ilk gün okulu bırakmayı düşündüm. Çünkü işçilerle birlikte mesaiye kalıyordum. Çok ağır gelmeye başlamıştı.”

İŞ KAZASI GEÇİRDİM, KAPATMAYA ÇALIŞTILAR

Stajda birçok iş kazasına şahit olduğunu, hatta kendisinin de iş kazası geçirdiğini söyleyen Uğur, “Ama iş kazasıyla ilgili tutanak tutulmadı, üstü kapanmaya çalışıldı. Sendikal anlamda hiçbir şey yapmayacaksınız diye kağıt imzalattılar bize. Okula başlarken ‘iş birliği’ diyorlar, staja geçince ‘Susun işinize bakın’. Sömürecek işçi arıyorlar” diye dile getiriyor tepkisini. Sorunun işçi olmakla değil işçilerin çalışma şartlarıyla ilgili olduğunu vurgulayan Uğur, ayrıca stajlarda çoğu arkadaşına ücret verilmediğini ya da çok düşük ücretler verildiğini de ekliyor.

EMEK GENÇLİĞİ: GELECEĞİMİZ İÇİN BİR ARAYA GELELİM!

Meslek liselilerin yaşadığı staj sömürüsü, yetersiz eğitim ve gelecek kaygılarının ortak olduğuna dikkat çeken Emek Gençliği, iyi bir gelecek için bir araya gelme çağrısı yaptı.

MEB’in 2023 Eğitim Vizyonu’nda meslek liseliye ‘Okurken çalışacaksınız’ denildiğini hatırlatan Emek Gençliği, “Atölye derslerinde bile ‘Sizi sömüreceğiz’i üstü kapalı ifade ediyorlar. Bu gidişe dur demek, meslek liselilerin bir araya gelmesiyle mümkün! Patronlara sürekli teşvik veren hükümet, işçi ve işçi çocuğu meslek liselilere olanak sunmuyor. Kriz koşullarında iş arayan meslek lisesi mezunları iş bulamıyor. Çoğu işyeri de düşük ücret ve kötü koşullarda çalıştırıyor” dedi. Meslek liselerinde kültür derslerinin artırılmasını, zorunlu stajlara karşı ‘isteğe göre staj, eşit işe eşit ücret’ talebini savunan Emek Gençliği, “Yaşadığımız sorunlara ilişkin bireysel serzenişlerle değil, ortak tepkiler vermeliyiz. Hak talep etmezsen, sömürü giderek katmerleşecektir. Birleşelim, örgütlenelim, değiştirelim!” çağrısı yaptı.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: 859 toplanma yeri tespit ettik; hazır olmayanlar var

SONRAKİ HABER

Gazeteci Şerife Oruç hakkında yakalama kararı çıkarıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...