13 Aralık 2018 13:06

Yemenli Gazeteci Aleryani: İki taraf da barış istemiyor

Husilerle Yemen hükümeti arasındaki barış görüşmelerine katılan gazeteci Hind Aleryani, görüşmelere ilişkin detayları Evrensel’e anlattı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Murat KUSEYRİ
Stockholm

İsveç’in başkenti Stockholm’da, Husilerle Yemen hükümeti arasında gerçekleştirilen ‘barış görüşmeleri’ne katılan Yemenli gazeteci ve kadın hakları savunucusu Hind Aleryani Evrensel’e konuştu. Görüşmelerde tarafların birbirlerin güçlerini ölçtüklerini ve “Her iki tarafın da barış istemediğini” söyledi.

Aleryani buna rağmen görüşmelerde beklentilerinin üzerinde bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, “İsveç’teki görüşmeler daha çok karşılıklı görüş alışverişi şeklinde geçti. Böylesi bir konferanstan kesin bir sonuç almak zaten mümkün olmazdı. Ama yılbaşından sonra Stockholm’de yapılacak görüşmeler önemli” dedi.

‘RİYAD GEÇMİŞTEN BERİ MÜDAHALE EDİYORDU’

Evrensel’e açıklamalarda bulunan Aleryani, Yemen’deki sorun ve çatışmaların Şii Husilerle iktidarda bulunan Sünni hükümet arasındaki iktidar mücadelesinden kaynaklandığını söyledi. 1960’ta iktidarı kaybeden Husilerin yeniden iktidar olmak istediklerini söyleyen Aleryani ancak dış güçlerin müdahalelerinden dolayı bunun kolay olmadığına şu ifadelerle dikkat çekti:

“Yemen’deki savaş oldukça karmaşık. Başka ülkeler Yemen’e müdahale ediyor. Suudi Arabistan geçmişten beri Yemen’de söz sahibi olmak için bazı aileleri yönlendiriyordu. Suudiler kendi denetimleri altında olmayanların iktidara gelmesini istemiyor. İran ve Hizbullah ise Şii olan Husileri destekliyor. Husiler giderek güçleniyor. Suudi Arabistan’la birlikte çalışan el Ahmar ve Şeyh el Ahmar gibi aşiretleri etkisiz duruma getirdi. Suudi yanlısı aşiretler kan ve toprak kaybediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ülkenin güneyinde kontrolü kaybetmek istemiyor. Daha önceleri ülkenin güneyinde yaşayan halk Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgede bulunmasını istiyordu. Ama şimdi durum değişti. Birleşik Arap Emirlikleri Sokotra Adası’nda hakimiyeti ele geçirdikten sonra adada Yemenliler yaşamıyormuş gibi davrandı. Buradaki halk öfkeli. Çünkü adada elektrik ve su sıkıntısı var. Husilerin egemen oldukları bölgelerde halk kendisini daha güvende hissediyor. Suudi Arabistan ve İran anlaşmazlıkları bölgede hakim olmak için kullanıyor. Ülkemize zarar veriyorlar.”

‘KAŞIKÇI CİNAYETİ SUUDİ ARABİSTAN’I ZOR DURUMA SOKTU’

Aleryani, “İsveç’te gerçekleştirilen son barış görüşmeleri Suudi Arabistan’ın Yemen’de güç kaybetmesinden dolayı mı başladı?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Bu, barış görüşmelerinin yeniden başlamasının bir nedeni. Son dönemlerde Suudi Arabistan uluslararası planda çok prestij kaybetti. Özellikle de Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da öldürülmesinden sonra. Kaşıkçı cinayeti Suudi Arabistan’ı zor duruma soktu. Tüm dünyanın tepkisini çekti. Ayrıca tüm dünya Yemen’deki açlık ve yoksulluktan söz ediyor. Suudi Arabistan başka seçeneği olmadığı için barış görüşmelerinden yana olmak zorunda kaldı.”

Aleryani, Kaşıkçı’nın neden öldürüldüğü sorusunu ise “Kaşıkçı, Suudi Arabistan rejiminin adamıydı. Daha önce Prens Selman’a yakındı. Daha sonra muhalefetle hareket etmeye başladı. Suudilerin tüm sırlarını bildiği için tehlike oluşturuyordu. Bu nedenle ortadan kaldırıldı” diyerek yanıtladı.

ESİR DEĞİŞİMİ KONUSUNDA ANLAŞMA SAĞLANDI

Stockholm’de düzenlenen konferansta tarafların esir değişimi konusunda görüş birliğine vardığını söyleyen Aleryani, “8 bin esir karşılıklı olarak değiştirilecek. Ama Hudeyda Limanında çatışmalar hâlâ sürüyor. Hükümet, Husilerin denetimindeki Sana Havalimanı ile Hudeyda Limanının açılmasını istiyor. Ama Husiler pek istekli görünmüyor” dedi.

Barış görüşmeleri başlamadan önce fazla umutlu olmadığını belirten Aleryani, “Ama beklentilerimin üzerinde bir ilerleme kaydedildi. İsveç’teki görüşmeler daha çok karşılıklı görüş alışverişi şeklinde geçti. Böylesi bir konferanstan kesin bir sonuç almak zaten mümkün olmazdı. Ama yılbaşından sonra Stockholm’de yapılacak görüşmeler önemli” dedi.

‘SAVAŞ PARA KAZANDIRDIĞI İÇİN ANLAŞMAK İSTEMİYORLAR’

Aleryani, Husiler ve hükümetin görüşmelerde güç denemesi yaptıklarını ve bir birlerin güçlerini ölçtüklerini belirterek, “Bence her iki taraf da barış istemiyor. Gerçekten barışın sağlanmasını umut ediyorum ama bunların böylesi bir niyetleri olduğunu sanmıyorum. Eğer barıştan para kazanırlarsa barışı gerçekleştirirler ama şu anda savaştan para kazandıkları için anlaşmak istemiyorlar” dedi.

Savaşın bitmesi durumunda Yemen hükümetinin Suudi Arabistan’dan para alamayacağı kaygısı taşıdığını söyleyen Aleryani, “Bu görüşmelerin sonunda bazı anlaşmalar olacak ama barış olmayacak. Yanılıyor olabilirim ama benim kanaatim böyle” değerlendirmesini yaptı.

‘GERÇEKLERİ YAZAN GAZETECİLER CEZALANDIRILIYOR’

Yemen’deki son durum hakkında da bilgiler veren Aleryani, ülkede ifade özgürlüğünün olmadığını, Husiler ve hükümetin egemen olduğu bölgelerde gerçekleri yazan gazetecilerin cezalandırıldığını söyledi. Aleryani, “Özellikle hükümetin hakim olduğu yerlerde Suudi Arabistan hakkında olumsuz ifadeler kullananlar gözaltına alınıyor, şiddete uğruyor ve tutuklanıyor. Ülkenin kuzeyinde de güneyinde de ifade ve basın özgürlüğü yok” dedi.

‘ERKEKLER SAVAŞTA OLDUKLARI İÇİN KADINLAR ÇALIŞMAK İÇİN DIŞARI ÇIKABİLİYOR’

Aynı zamanda bir kadın hakları savunucusu olan Aleryani, Tawafug (Barış ve Güvenlik için Kadın Anlaşması) adlı örgütte çalışıyor. Bu nedenle Birleşmiş Milletlerin kadın örgütü “UN Women” tarafından barış görüşmelerine katılması için davet edildi.

2011 yılındaki Arap ayaklanmaları sırasında Yemen’deki kadınların bazı hakları elde edeceği umuduna kapıldıklarını ancak baharın kışa dönmesiyle birlikte kadınların somut kazanımlar elde edemedikleri belirttikten sonra şunları kaydetti:

“Yemen’deki savaşın kadınlara tek faydası iş yaşamına atılmaları oldu. Erkekler savaşta oldukları için kadınlar da çalışmak için dışarıya çıkıyor. Aileler eskiden kız çocuklarının çalışmalarını istemezlerdi ama bugün kız çocukları aileyi geçindirmek için çalışmak zorunda.”

YEMEN’DE ‘KAT EKİMİ’ SORUNU

Uyuşturucu etkisi olan ‘kat’ bitkisi de Yemen için büyük bir sorun oluşturuyor. Ülkedeki suların yüzde 70’inin ‘kat’ ekimi için kullanıldığını söyleyen Aleryani, “Meyve ve sebze çok az ekiliyor. Bu nedenle Yemen başka ülkelerden gıda ithal etmek zorunda kalıyor. Ben katların yasaklanması için sürdürülen kampanyaların içinde yer aldım. 3 yıl boyunca gösteri ve mitingler yaptık. Anayasada değişiklik yaptırmayı başardık. Anayasanın 69. maddesine göre kat ekilen alanlar her yıl yüzde 5 oranında azaltılacak. Onun yerine sebze ekimi yapılacak. Kat üretimi kademeli olarak 20 yıl içinde tamamen sona erecek. Ama pratikte bunun yaşama geçmesi zor görünüyor. Ama kağıt üzerinde kalsa bile bu kazanım önemli” ifadelerini kullandı.

Yemen’de kat üretimi ve dağıtımının 1970’li yıllardan beri mafyanın denetiminde olduğunu söyleyen Aleryani, “Hükümetin katla ilgili kararından sonra bu mafya grupları başkaldırdı. Başbakanı görevden aldırdılar ve hükümeti düşürdüler. Onlar için kat her şeyden sudan ve gıdadan daha önemli. İnsanlar kata çok bağımlı hale getirildi. Yemek için parası olmayanlar borç alarak kat satın alıyor. Askerler de savaşta kat kullanıyor” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Eski vali Hüseyin Avni Mutlu, cezaevinden tahliye oldu

SONRAKİ HABER

Trump, Cumhuriyetçi senatörlerle "Türkiye'ye yaptırım"ı görüştü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa