20 Kasım 2018 16:11

Tayaş Gıda’dan atılan işçi: Yağmurda yürüttüler, bir suyu çok gördüler

Gebze Tayaş Gıda, hiçbir haklı gerekçe göstermeden bir işçiyi, işten attı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Gökçen ŞEN
Gebze

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu olan Tayaş Gıda’da sendikalaşan işçiler üzerindeki baskı artıyor. Fabrika yönetiminin işçileri istediği bölümde çalıştırmasının önünü açan kağıda imza atmadığı için 4 ay sonra “emre itaatsizlik” iddiasıyla işten atılan işçi, “Lavaboya gitmeme izin vermediler. Bir suyu çok gördüler. Cebimde para yoktu servise binmeme izin vermedikleri için yağmurda onca yolu yürümek zorunda kaldım” dedi. İşçi keyfi işten atmaların engellenmesini isterken, fabrikada çalışan işçiler de iş güvencesi için sendikalaşma çağrısı yaptı.

SUDAN SEBEPLERLE İŞTEN ATMA DÖNEMİ Mİ BAŞLIYOR?

Geçtiğimiz günlerde hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden işten atılan işçi, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bundan 4 ay önce işyerinde ‘görev tanımı’ kapsamında görev alanlarımızın dışında, kısacası fabrikanın her yerinde bizleri çalıştırabilmek için bir kağıt hazırlamışlar ve bunu imzalamamızı istediler. İçerdeki arkadaşlarım zorla imzaladı. Ben de itiraz ettim. Görev alanımın belli olduğunu diğer yerlerde çalışmak için bir eğitim almadığımı belirttim. Can güvenliğimiz olmadığı için... Çok yakın zamanda iki arkadaşımız eğitim verilmeden kazan temizletildiği için yanmışlardı. Parmağı kopan arkadaşlarımızı, ağır şekilde yanan arkadaşlarımızı düşününce tedirgin olmamak mümkün değil. O yüzden hazırladıkları kağıdı imzalamadım ve bunu amirlere anlatmaya çalıştım. Amire, benim görev yerim belli, başka yerde çalışmak için bir eğitim verilmedi bana. Bu şekilde söylediğiniz bölümde çalışamam dedim. Amir ise beni daha sonra bir yere çekerek, sen işçilerin yanında bana nasıl karşı gelirsin, benim işimi bana mı öğreteceksin dedi. Ben de işinizi öğretmiyorum, kendi haklarımı biliyorum dedim. Daha sonra bana ‘Ben amirim. Bana biat edeceksin. Ya da ben bunun hesabını sorarım sana’ dedi. ‘Bana biat edeceksin’ diyince ‘Ben Allah’a biat ederim. Kuluna biat etmem’ dedim. Peki o zaman göreceksin sen gününü diyerek tehdit etti. Ben işime döndüm.”

Maddi koşulların kötü olmasının yanında, psikolojik baskılarından da bıktığı için sendikal mücadele içerisine girdiğini belirten işçi, şöyle devam etti: “Aradan 4 aydan fazla zaman geçti. İşten atıldığım gün 3-11 vardiyasına gittim. 2 saat sonra insan kaynaklarının çağırdığını söylediler. İnsan kaynaklarına çıktığımda 25/2 h bendinden (İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi) çıkarıldığımı, hiçbir hakkımın olmadığını söylediler. Beni bu sebepten işten atıyorlar ama olay 4 ay önce yaşanıyor. O zaman ne ihtar veriliyor ne de savunmam isteniyor. Şimdi bu sebeple attıklarını söylemeleri bana inandırıcı gelmedi.”

BİR SUYU BİLE ÇOK GÖRDÜLER

İşçilerin zaten kıt kanaat geçindiğini bu nedenle patronların keyfi işten atmalarının bir an önce önüne geçilmesi gerektiğini belirten 3 çocuk babası işçi, işten atıldığında ilk olarak aklına çocuklarının ve işinin geldiğini söyledi. İşten atılmanın yanı sıra görmüş olduğu muamelelerin de ağır olduğunu dile getiren işçi, “Lavaboya gitmek istedim izin vermediler, şahsi parfümümü almama bile izin vermediler. GOSB’nin içinde akşam vakti araç olmadığı için servis bekledim ona binmeme de izin vermediler. Güvenlikten su istedim bir suyu bile çok gördüler. Sonrasında güvenlikler yanıma gelerek fabrika etrafında dolaşmamın yasak olduğunu ve oradan uzaklaşmam gerektiğini söylediler. Cebimde para yoktu. O soğukta, yağmurda yürümek zorunda kaldım” diye konuştu. İş güvencesi olmadığı için de sendikalaşma çalışmalarına katıldığını anlatan işçi, bundan sonraki süreçte de yasal haklarını sonuna kadar savunacağını, DİSK/Gıda-İş’in de her zaman yanında olduğunu belirtti.

Fabrika içerisinden görüştüğümüz işçiler de “Bugün işten atılan arkadaşımızın başına gelen yarın bizimde başımıza gelebilir. Hiçbirimizin iş güvencesi yok. Sendika hepimiz için bir güvence. Bu yüzden mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

Gazetemizde Tayaş’ta ağır çalışma koşullarına ve sendikalaşan işçilere yönelik yapılan baskılara ilişkin haberler ve işçilerin kendilerinin yazmış olduğu mektuplar yer almıştı. Önceki günlerde ‘sendikalaşma eğilimi gösterdiği düşünülen’ işçiler işten çıkartılmış, bazı işçilerden baskıyla e-devlet şifreleri istenmişti.

ÖNCEKİ HABER

Seyit Ali Durmaz anıldı: Mücadelemizde yaşatacağız

SONRAKİ HABER

Emek örgütlerinden Diyarbakır'daki mitinge çağrı: Barışa sahip çıkacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa