21 Ekim 2018 20:47

Tutanaktaki koordinatlarda kaybedilenlerin kemikleri bulundu

Dargeçit JİTEM Davası'nda dosyaya eklenen koordinatların kaybedilen iki kişinin kemiklerinin bulunduğu mağaranın koordinatlarla aynı olduğu belirlendi

Fotoğraf: MA

Paylaş

Ahmet KANBAL

“Dargeçit JİTEM Davası” dosyasına eklenen 1995 tarihli tutanakta geçen “50-51 koordinatları” ile o tarihte kaybedilen Nedim Akyön ile Davut Altınkaynak’ın kemiklerinin bulunduğu mağaranın koordinatlarının aynı olduğu ortaya çıktı. Av. Erdal Kuzu, “Dosyada ciddi bir delil olarak kabul ediyoruz bunu” dedi.  

Mardin’in Dargeçit ilçesinde 29 Ekim 1995 ile 08 Mart 1996 tarihleri arasında Davut Altınkaynak (13), Seyhan Doğan (14), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Abdurrahman Olcay (20), Abdurrahman Coşkun (21), Hikmet Kaya (24) ve Süleyman Seyhan (57) kaybedilmişti. Gözaltına alındıktan sonra 3’ü çocuk 8 kişi ile onların ailelerine bilgi verdiği iddia edilen Uzman Çavuş Bilal Batır’ın kaybedilmesine ilişkin aralarında karakol komutanlarının da bulunduğu 18 kişi hakkında, “taammüden öldürme” suçundan açılan dava bugün devam edecek. Kamuoyunda “Dargeçit JİTEM” olarak bilinen ve 30 Ekim 2014 tarihinde başlayan davanın duruşması Adıyaman 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

ASKERLER TARAFINDAN TUTULAN TUTANAK DOSYADA

Geçtiğimiz yıl Ankara 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledilen, ancak Yargıtay tarafından tekrardan Adıyaman’a taşınan dava dosyasına, 2 Kasım 1995 yılında astsubay başçavuşlar Mahmut Yılmaz, Haydar Topçam ve Ahmet Çiçek tarafından tutulan ve olayı aydınlatacak bir tutanak da eklendi.

Söz konusu tutanakta, “Silah deposu olduğu bildirilen Ulaş Köyü Doğusundaki (50-51) koordinatlarında bulunan sığınağa gitmek üzere saat 15.30’da yola çıkan bir zırhlı personel taşıyıcı üzerinde bulunan İlçe J. Komutanı Mehmet Tire komutasındaki konvoyun Dargeçit ilçesinin Kılavuz Köyü istikametine çıkmıştır. 250. metresinde zırhlı tugay aracı üzerindeki Bixi marka mekanik ve elektrikle çalışan makinalı tüfeği kendiliğinden ateş alması sonucu araç içerisinde bulunan J.K. Mehmet Tire, sol göz alt kapağından, J. Astsubay Başçavuş Ahmet Çiçek sağ ayak diz üstünden, Midyat İlçe Jandarma Komutanlığında görevli GKK. larından Hüseyin Altunışık alın kısmından yaralanmış olup…” ifadeleri yer aldı.

JANDARMA KOORDİNATLARIN UYUŞTUĞUNU TEYİT ETTİ

Tutanağın dosyaya eklenmesinin ardından, avukatlar tutanakta bahsi geçen “50 - 51 koordinatları” ile 2015 yılında kemiklerine ulaşılan iki çoban Nedim Akyön ve Davut Altınkaynak’ın kemiklerinin bulunduğu alanın ayrı yerler olup olmamasının sorulmasını istedi. Söz konusu talebi yanıtlayan Mardin İl Jandarma Komutanlığı, 2 Kasım 1995’teki tutanakta geçen “50-51 koordinatları” ile Akyön ve Altınkaynak’a ait kemiklerin bulunduğu 2015 tarihli tutanaktaki Ulaş (Dîlan) köyündeki Pekurt Mağaralarının koordinatlarının aynı olduğunu bildirdi.

AVUKAT ERDAL KUZU: CİDDİ BİR DELİL

Tutatanktaki koordinatlar ile Akyön ve Altınkaynak’ın kemiklerinin bulunduğu mağaranın koordinatlarının uyuşmasını değerlendiren dosyanın avukatı Erdal Kuzu, “1995 yılında ailelerin başvurusu üzerine söz konusu tarihte görevlilerin ifadesine başvurulmuştu. Bu görevlilerin bir tanesi çocukların bir zırhlı araca bindirilerek, 50-51 koordinatlarına götürüldüklerini de ifade etmişti. Bu nedenle dosyada ciddi bir delil olarak kabul ediyoruz bunu” ifadelerini kullandı.

YASAĞA RAĞMEN YAKINLARININ AKIBETİNİ SORUYORLAR

Gülistan Caddesi’nin kendilerine yasaklanması üzerine İHD Batman Şubesi’nde eylemlerini sürdüren kayıp yakınları, 3 metrelik odada kayıpların akıbetini sormaya devam ediyor. Yasağa rağmen ise kayıp yakınları 412’inci haftada eylemlerini gerçekleştirdi. Kayıp yakınları Mezopotamya Ajansı’ndan Metin Yoksu’ya açıklamalarda bulundu. Ocak 1995 yılında Kozluk’a bağlı Zediya Mezrası’na yapılan baskın sırasında gözaltına alınan M. Şirin Altu’dan bir daha haber alınamadı. Ablası Altusaç Biçici (49) ise kaybedildiği günden bu yana kardeşinin akıbetini sorarak, faillerin yargılanmasını istiyor.

1993 tarihinde 60’ıncı Yıl Ortaokulunda okuduğu yıllarda Hizbullah tarafından birkaç kez tehdit edilen Zeki Akyıldız’dan, Silvan’da ablasının ziyaretine gitmek için çarşıya çıkmasının ardından kendisinden bir daha haber alınamadı. Ablası Birgül Ekinci (53) ise, o günden bu yana ise siyah tülbetini takarak her hafta Cumartesi günü kardeşinin akıbetini aramaya başladı. Ekinci, “ Nerede ne şekilde olursa olsun ben ise kardeşimin ya ölüsünü ya da dirisini istiyorum. Eğer kardeşim öldürüldü ise de onun faillerinin yargılanmasını istiyorum. Ben hesap sormayı sürdüreceğim” diye konuştu. (Mardin/MA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Akın Birdal: 21. yüzyılda hâlâ düşünce ve basın özgürlüğü tartışıyoruz

SONRAKİ HABER

Evrensel 25 yaşında: Gerçeklerden vazgeçmeyeceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa