Adana’da ‘kriz’ paneli: Ali Ağaoğlu’nun borcunu neden biz ödeyelim?

Fotoğraf: Evrensel

Adana’da ‘kriz’ paneli: Ali Ağaoğlu’nun borcunu neden biz ödeyelim?

EMEP Adana İl Örgütü işçi ve emekçileri bilgilendirmek amacıyla ‘Krizden çıkış yolu nedir’ konulu panel düzenledi.

Emek Partisi Adana İl Örgütü “Krizden çıkış yolu nedir” konulu bir panel düzenledi. Gazetemiz Ekonomi Editörü Bülent Falakaoğlu ve yazarımız Erkan Aydoğanoğlu’nun katıldığı panelde krizi onu yaratanların ödemesi gerektiği vurgulandı. Siyaseti iki sınıf arasındaki meseleye çevirmek gerektiğini ifade eden Aydoğanoğlu, “Krizin bedelini onlar ödesin demek zorundayız” dedi. Falakaoğlu da enkazı kaldırırken faturayı kimin ödeyeceğinin önemli olduğunu belirterek, “Ali Ağaoğlu’nun borcunu neden biz ödeyelim. Borçları ödemek için onların servetine el koyun demeliyiz” dedi.

HÜKÜMET MİLYONLARIN İŞSİZ KALMASINI TERCİH EDER

2008’de İsdemir ve Kardemir’de işçilerden yüzde 35 ücret indirimi istendiğini hatırlatan Erkan Aydoğanoğlu, işten çıkarmaların başladığına dikkat çekerek bu dönemin de kiralık işçiliği test edilmeye başlandığı bir dönem olacağını ifade etti. Hükümetin patronların ve bankaların batmasındansa işçilerin ücretlerinin erimesini, milyonların işsiz kalmasını tercih edeceğini dile getiren Aydoğanoğlu, “Krizin bedelini onu çıkaranlar ödesin demek gerekir. Bu yüzden bizim temasımızın işçilerle olması gerekir” diye konuştu.

EMEKÇİLER DEĞİL PATRONLAR ÖDEMELİ

“Meseleyi takım tutar gibi parti tutmaktan çıkarıp iki sınıf arasındaki meseleye döndürmemiz gerekir” diyen Aydoğanoğlu şöyle devam etti: “Ekonomide yaşanan, yaşanacak krizin bedelini, yaşananlarda hiçbir sorumluluğu olmayan emekçiler değil, ülke ekonomisini bu noktaya getiren iktidar ve sermaye güçleri ödemesi gerekir. İşçilere ve kamu emekçilerine enflasyondaki artış oranında değil, enflasyonun üzerinde ve satın alım güçlerindeki azalma dikkate alınarak, reel kayıplar oranında ‘ek zam’ yapılmalıdır. Patronların değil, ağır borç yükü altındaki ücretli emekçilerin borç faizleri silinmeli, borç ödeme kolaylığı getirilmelidir. Temel tüketim mallarından hiç vergi alınmamalı, dolaylı vergiler azaltılarak, yüksek gelirlilerden belli bir oranda ‘servet vergisi’ alınmalıdır. Sermayeye kaynak aktarmayı hedefleyen ‘fon ekonomisi’ uygulamalarından vazgeçilmeli, ‘İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken kaynaklar sadece işsizler için kullanılmalıdır. Güvenceli istihdamın korunması ve geliştirilmesi temel yaklaşım olmalı, taşeron, geçici ve sözleşmeli istihdam uygulamalarına son verilmelidir” dedi.

FAİZ ORANLARI BU KADAR ARTTIRILIYORSA ENKAZ VARDIR

İktidarın enkazı kaldırma formülünün işçilere nasıl yansıyacağının önemli olduğunu ifade eden Bülent Falakaoğlu da “Enkaz var mı? Tarihinin en büyük faiz oranı varsa ciddi bir enkaz vardır. Birileri zenginleşir birileri yoksullaşır ama enkaz vardır. Özel şirketlerin borcu 81 milyonun borcudur demek enkaz olduğunu kabul etmektir” dedi.

2008 krizinden sonra merkezde olan paranın sıfır kredi ile verilmeye başlandığını ifade eden Falakaoğlu, 2003’e kadar devam eden bu para bolluğunun FED’in uyarısı ile birlikte kesildiğini belirterek, “Türkiye’de birileri bu paralardan faydalandı. Ama artık ucuz para partisi bitti. Milli gelirin yarısından daha fazla borç var. Dünyanın en borçlu ülkelerinden biriyiz. Türkiye büyürken, her yıl ürettiğinden 50 milyar daha fazla açık veriyor. Açığı büyük borcu büyük. İstediklerinde Merkez Bankası’nın elinde ne kadar para var? 100 milyar dolar falan yok. Bankaların parasını çıkarınca elindeki para 18 milyar dolar. 9 milyar dolar da altını var toplam 27 milyar dolar parası var” diye konuştu.

BARİKAT SINIFSAL OLMAK ZORUNDA

AKP’nin bol kredi ve sosyal yardımlarla hem aşağıyı hem yukarıyı memnun edebildiğini ifade eden Falakaoğlu, “İlk defa aşağıyı memnun edemiyor. Hep uzatmaları oynadı 2013’ten beri. Ama geldi duvara dayandı. Bütün krizler hep siyaset değişikliği ile bitti. Ama iktidar bunu istemiyor. İki özgüveni var. Sınıf örgütsüz ve muhalefet zayıf. Buradan acaba nasıl çıkacağız? O zaman saldırı var deyip geçin arkama diyecek. Siyasal tahammülsüzlük otoriterleşme yükselecek. Şimdi biz buraya barikatı nasıl kuracağız? Bu sınıfsal olmak zorunda. Kırılacağı yer burası” dedi. “Borcun kimin borcu olduğunu biliyoruz” diyen Falakaoğlu, şunu söyledi: “Yeniden yapılandırma yapılacaksa Ali Ağaoğlu’nun kişisel servetine el koy dememiz gerekir.” (Adana/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Eylül 2018 16:53
www.evrensel.net
ETİKETLER kriz