Bir sosyal demokrasi öyküsü: SYRIZA

Görsel: Wikimedia

Bir sosyal demokrasi öyküsü: SYRIZA

'Umut' olarak gelip 'Troykacı' olarak giden SYRIZA'nın hikayesi...

“'Umut' olarak geldi, 'Troykacı' olarak gitti”

SYRIZA KİMDİR?

2004 yılında Yeşiller’den eski komünistlere kadar uzanan radikal sol kanat grupların koalisyonu olarak kurulan bir Yunan siyasi partisi. SYRIZA’nın popülaritesi 2010 yılında Yunanistan ekonomisinin çökmesiyle birlikte patladı ve ülkenin Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve IMF “troyka”sı (üçlüsü) tarafından kurtarılması için öne sürülen ağır koşullara bağlı olarak arttı.

40 yaşındaki Aleksis Çipras tarafından yönetilen parti, 2012 genel seçimlerinde iktidarı almaya çok yakınlaştı. 2015 yılında iktidara gelmeyi başardı. SYRIZA, Yunanistan parlamentosundaki en büyük parti oldu ve sağcı Bağımsız Yunanlar ile koalisyon kurdu.

Fakat iktidara geldikten sonra, vaatlerini yerine getirmemeye başladı. 2015 yazında yapılan kemer sıkma politikası referandumunda “hayır” çıkmasına rağmen sandıktan, SYRIZA bu politikaları uygulamayı seçti. Emeklilik koşullarını zorlaştırdı, sigorta primlerini yükseltti. Ücretlerde düşüş yaşandı. Çok sert ve yüksek vergiler getirildi. KDV oranı yüzde 24’e ulaştı. Milli servetin satılması ve özelleştirmeler yağma boyutuna geldi. Troyka konusunda daha önceki hükümetler gibi davranan SYRIZA açıkça halka ihanet etti. 

SYRIZA’YA TEPKİLER

Troyka ile anlaşmaların yapılması, referandum kararına uyulmaması sonrasında toplumun pek çok kesimi, SYRIZA’ya tepkisini esirgemedi. SYRIZA’nın iktidara geldiği yıl olan 2015’in kasım ayında Yunanistan’da, kamu ve özel sektör çalışanları, hükümetin reform adı altında iş ve sosyal güvenlik koşullarına getirdiği değişiklikleri protesto etmek amacıyla greve çıktı. Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSEE) ve Yunanistan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunun (ADEDY) kamu ve özel sektör için aldığı genel grev kararı bütün ülkede uygulandı. 

Yeni troyka anlaşmasını imzalamasından sonra yürürlüğe giren yeni tasarruf politikaları geniş emekçi kesimlerinin büyük tepkisine yol açmıştı. Yeni uygulama yasaları, kamuya ve bankalara, borçlu olanların evlerine el koyma olanağı veriyordu. Aynı yılın aralık ayında yine SYRIZA’ya karşı genel grev ilan edildi, on binler sokaklara çıktı. Bu grevleri takip eden pek çok eylem gerçekleşti.

Bu dönemde, SYRIZA içindeki ayrışma da artık daha belirgin hale gelmişti. 

VAAT VAR, SOMUT PLAN YOK

SYRIZA ikinci olağan kongresini 2016 yılının ekim ayında topladı. 2 bin 300 delegenin hazır bulunduğu kongreye HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Avrupa Sol Parti ve Fransa Komünist Partisi Başkanı Pier Loran ve Kıbrıs Emekçi Halk Partisi (AKEL) Genel Sekreteri Andros Kiprianu’un yanı sıra Avrupa Sol Partiye bağlı milletvekilleri de katıldı.

SYRIZA’nın izlediği emekçi karşıtı politikalardan dolayı partiden ayrılanların kurduğu Halk Birliği ise davet edilmesine rağmen kongreye katılmama kararı aldı. Halk Birliği, SYRIZA’nın troyka (AB, Avrupa Merkez Bankası, IMF üçlüsü) politikalarında ısrar etmesini gerekçe gösterdi. 

Kongrede Çipras, SYRIZA’nın hükümeti boyunca eğitim ve sağlıktan, çalışma yasalarına kadar her konuda işçi ve emekçilerin çıkarlarından yana politika izledikleri ısrarını sürdürürken somut veriler üzerinde durmaktan ve troyka ile yapılan anlaşmaların neden olduğu yoksulluk ve işsizliğe değinmekten kaçındı.

Yunan medyası SYRIZA’nın vaatler dışında somut bir plan sunmadığı üzerinde dururken kongreye esas olarak içlerinde bakan ve önemli parti yöneticilerinin bulunduğu 53 kişinin imzalayarak kamuoyuna sunduğu deklarasyon damga vurdu. Ekonomi Bakanı Efklidis Çakalotos’un da imzasının bulunduğu deklarasyonda “troykanın baskılarının devam etmesi durumunda onurluca istifa etmenin daha doğru bir tutum olduğu” dile getiriliyordu.

GREV HAKKINI ENGELLEMEYE GİDEN SÜREÇ

Hala hükümetin parçası olan SYRIZA’nın son icraatından birisi, 2018 başlarında, grev hakkının kısıtlanmasını öngören bir yasa tasarısıydı. Bu tasarı, kemer sıkma politikalarını daha da ağırlaştırıyordu. Başta işçiler olmak üzere bütün halk kesimlerinin tepkisiyle karşılaşan tasarı, tüm muhalefete rağmen kabul edildi. Geriye, vaatlerini yerine getirmeyen, “umut” olarak gelip “troykacı” olarak giden bir SYRIZA kaldı.

www.evrensel.net