Ekonomimizin özeti: 'Nohut pilav yiyelim dedik, havamızı alıp geldik'

Ekonomimizin özeti: 'Nohut pilav yiyelim dedik, havamızı alıp geldik'

Artan döviz kurlarının işçiye faturasını, tornacılık yaparak geçimini sağlayan bir işçiyle evine konuk olarak konuştuk.

Gözde TEKİN
Kocaeli

Dolar 4 lirayı, avro 5 lirayı aştı. Resmi enflasyon rakamlarının daha yükseği ise çarşıda pazarda kendini hissettiriyor. Bir diğer taraftan da Cumhurbaşkanı Erdoğan “ekonomi terörünün Türkiye’yi geriletemeyeceği” yönünde açıklamalarda bulundu. Tüm bu gidişattan işçiler nasıl  etkileniyor? Tornacılık yaparak geçimini sağlayan işçi U.’nun evine konuk oluyoruz.

4 kişilik bu işçi ailesinin biri 1 diğeri 12 yaşında iki çocukları var. 5-6 yıl önce daha iyi iş imkanları olacağını düşündükleri için Kocaeli’ye gelen bu aileyle ekonomideki gidişatı, yetkililerin söylemlerini ve ev ekonomilerini konuşuyoruz.

Görüşmek için evlerine gittiğimiz gün, büyükşehir belediyesinin sosyal yardım biriminden yetkililer de ziyarete gelmişler. İşçi U. “Geçinemiyoruz o yüzden de belediyeye yardım için başvurdum, bugün ben işteyken gelmişler birkaç gün sonra yardım bağlanıp bağlanmayacağını mesajla haber vereceklermiş. Çok umudum yok çünkü asgari ücret değil, 2000 TL alıyorum. Geçinebilsem asla başvurmazdım benden daha kötü durumda olanlar alsın derdim ama bu hale geldik” diyor.

Daha önce yardım aldınız mı?

Birkaç yıl önce yılbaşından bir gün önce evimizde elektrikli battaniyeden dolayı yangın çıktı, çocuğun kaldığı oda komple yandı, düşünün yeni yıla yangın korkusuyla, yangının pisliğini temizlemekle girdik. O zaman başvurmuştuk. Gelip siz zaten her şeyi halletmişsiniz dediler, 400 TL verdiler o kadar. Dedim yani, ihtiyacımız olmasa zaten başvurmazdık.

EVDE EN ÇOK MAKARNA PİŞİYOR

Aylık masrafınız ne kadar? 2 bin lira nereye gidiyor?

Ev kiramız 500 TL. Ev sahibi zam yapacaktı ama konuştum zammı erteledik. Doğalgaz, elektrik, su, telefon faturaları 500 TL’yi  buluyor. 500 TL çocukların ihtiyaçları, beziydi, mamasıydı, büyük kızın okul giderlerine gidiyor. Ben zaten işe kendi imkanlarımla gidip geliyorum ayda 150 TL yol masrafım  oluyor. Mutfak masrafını da ekleyince hiçbir şey kalmıyor. Zaten biz her hafta pazara çıkmıyoruz.

Evde en çok ne pişiyor? (Soruyu duyunca U.’nun eşi sözü alıyor)

Açıkçası en çok makarna pişiyor pazara gidersek sebze oluyor. Eti kurban bayramından kurban bayramına görüyoruz. Memleketten gelen peynir, yumurta, bakliyatta yok çünkü artık oralarda şehir gibi oralarda yaşayanlar da satın alıyor. Geçen gün canımız nohut pilav çekti dedik ki gidelim dolaşalım nohut alalım. Kilosu 12 TL olmuş, nohudu alamadık havamızı aldık geldik.

HAYALLERİ MEMLEKETE GERİ DÖNMEK

Kredi kartı kullanıyor musunuz?

Bir tane ek hesap var. Limiti 300 TL, çok zorda kalırsak ona yükleniyoruz. Maaş yatınca hemen gidip ödüyoruz. Etrafımızdaki herkes kredi kartından harcıyor, patronun da kredi kartı var ama onunki limitsiz. Biz ise borcunu ödemek için çalışıyoruz. Biz buraya geldiğimizden beri üstümüze başımıza hiçbir şey almadık aklına bile gelmiyor ki. Çocuğun montunu bile okul aldı. Bir de eşime mont almıştık o kadar. Eşim çalıştığı dönem biraz olsun rahatlamıştık ama çocuğu bırakacak yer bulamadık o yüzden de çalışamıyor şimdi.

Peki tatil günlerinde ne yapıyorsunuz? Ailecek zaman geçirdiğiniz zamanları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadece çıkıp mahallede dolaşıyoruz, öyle sinemaya gitmek bi yerde oturup bir şey yiyip içmek gibi şeylerimiz olmuyor. En son sinemaya 4-5 yıl önce gitmiştik herhalde. Bir de sevgililer gününde parfüm almıştık hediye o kadar.

Peki ailecek yapmak istediğiniz hayalini kurduğunuz şeyler var mı?

Memlekete gitmek. Bizim hayalimiz bu. Tazminatımı alıp geri memlekete dönmek istiyorum belki orda bir torna dükkanı açarım. Oralar bu kadar pahalı da değil hem çocuğa da annemler bakarsa eşimin de çalışma imkanı olur. Tabi daha iyi ücret alıyor olsam buna gerek kalmazdı ama başka yol kalmıyor bize. Tabi tazminatı almak da o kadar kolay değil, işverenler çok uyanık. Eğer ailecek tatil hayalimiz olup olmadığını soruyorsanız tabi var gidip başka yerleri görmeyi çok isterdik ama şimdilik en büyük hayalimiz memleketi görmek, hatta geri dönmek.

Ücretler neden bu kadar düşük?

Ben tornacıyım meslek sahibiyim normalde bu işin daha yüksek ücreti olması gerekir ama çalıştığım yerde en eski eleman 10 yıllık; o bile 2500 TL alıyor. İşyerinde maaştan şikayetlenen olursa ‘Devletin yaptığı zammı yaptık daha ne istiyorsunuz?’ diyip kapıyı gösteriyorlar. Aynı yerde oturduğum bir usta bazen işe giderken sabahları beni de alıyor. Geçen sabah işe gitmeden önce hastaneye gittim ustayı aradım ‘Ben geçtim çoktan seni alamam’ dedi. Otobüsle gideyim dedim baktım kent kartta para yok, eve yürüyerek geldim işe de gidemedim. Düşünün 2.5 TL yol param olmadığından bir günlük yevmiyeden de oldum.

Ülke ekonomisinin büyüdüğü yönünde açıklamalar yapılıyor ne düşünüyorsun?

Durumun iyiye gittiği yok. Ben başımızdakileri zengin Robin Hood olarak görüyorum, fakirden alıp zengine veriyorlar. Şimdi düşünün benim maaşıma gelen zammın 2 katı başka şeylere zam geliyor. Nasıl geçiniriz mecliste konuşan vekillerin bizim sorunlarımızı dile getirdiğini düşünmüyorum. Oy zamanı kapımızı çalıyorlar sonra yok hiçbiri ortada. İşverenlere teşvikler veriliyor işçiye, çalışana hiçbir şey yok.

1 Mayıs yaklaşıyor katılacak mısın? Hangi taleplerle katılmak gerekir?

1 Mayıs’a bizi çalıştıracaklar muhtemelen  ama bence en büyük talep ücretlerin yükseltilmesi son yapılan  zamların geri alınması olmalı. Daha iyi yaşam koşulları istemeli herkes.

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Nisan 2018 22:30
www.evrensel.net
ETİKETLER döviz