ABD, Fransa ve İngiltere, Suriye'yi vurdu

ABD, Fransa ve İngiltere, Suriye'yi vurdu

ABD öncülüğünde Fransa ve İngiltere, Suriye’ye hava saldırısı düzenledi. Pentagon, saldırıların şimdilik son bulduğunu açıkladı.

ABD, Fransa ve İngiltere, Suriye'ye yönelik hava saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu saldırılar esnasında başkent Şam ve Humus'tan patlama sesleri duyuldu. ABD Savunma Bakanlığı, saldırıların şimdilik son bulduğunu açıkladı.

BMGK, RUSYA’NIN TALEBİNİ KABUL ETMEDİ

Fotoğraf: Mohammed Elshamy/AA

Rusya'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK), Suriye'de rejimin kimyasal silah tesislerine yönelik hava saldırısı düzenleyen ABD, İngiltere ve Fransa'nın kınamasını talep ettiği karar tasarısı reddedildi.

BMGK'yi acil toplantıya çağıran Rusya, “ABD ve müttefiklerinin uluslararası hukuku ihlal ettiği” gerekçesiyle ABD, İngiltere ve Fransa'nın kınanmasını istediği karar tasarısını konseyde oylamaya sundu.

Rusya'nın bu tasarısı, 15 üyeli BM Güvenlik Konseyi'nde gerekli olan 9 ülkenin desteğini alamadığı için kabul edilmedi.

Rusya'nın tasarısına sadece Çin ve Bolivya destek verdi. Tasarıya ABD, İngiltere, Fransa, İsveç, Polonya, Fildişi Sahili, Kuveyt ve Hollanda karşı çıktı. Konseyin geçici üyelerinden Peru, Kazakistan, Etiyopya ve Ekvator Ginesi ise çekimser kaldı.

Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, oylama sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, “Umarım öfkeler soğur ve sonra yıkılanları adım adım inşa ederiz” dedi. Nebenzia, dünkü saldırılarda Rus askerlerinin zarar görüp görmediğine ilişkin soruya ise “Hayır” yanıtını verdi.

ABD Savunma Bakanlığı'nın Soçi'nin başarısız olduğu ve Cenevre'deki barış görüşmelerine dönülmesi gerektiği açıklamasına ilişkin soruya Nebenzia, “Soçi başarısız olmadı ama maalesef Cenevre sürecine de darbe yapıldı” ifadelerini kullandı.

Rusya, tasarıda ayrıca Suriye'ye karşı saldırgan tavra derhal son verilmesi ve gerginliği artıracak her türlü eylemden kaçınılmasını talep ediyordu. BMGK'de bir tasarının kabul edilmesi için 15 üyeden en az 9'unun lehte oy vermesi ve daimi üyeler ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'dan herhangi birinin veto yetkisini kullanmaması gerekiyor.

MACRON, TRUMP VE MAY İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, ABD Başkanı Donald Trump ve İngiltere Başbakanı Theresa May ile telefonda görüştüğü bildirildi.

Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee'den yapılan yazılı açıklamada, Macron'un ABD Başkanı Trump ve İngiltere Başbakanı May ile yaptığı telefon görüşmesinde, Macron'un, Suriye'de hedefine ulaşan rejimin kimyasal kapasitesine yönelik operasyondaki başarıdan ve Fransız, Amerikan ve İngiliz güçleri arası iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdiği kaydedildi.

BMGK'nin birlik içinde hareket etmesi gerekliliğine vurgu yapılan açıklamada, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'de siyasi, kimyasal ve insani konularda inisiyatifi ele almalıdır” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan Fransa Genelkurmay Başkanı François Lecointre ile bir basın toplantısı düzenleyen Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, Suriye'ye düzenlenen askeri operasyonun hedefine ulaştığını, rejimin, kimyasal silah üretme kapasitesinin azaltıldığını belirterek, bundan sonra diplomatik ve insani alanda faaliyete geçmenin zamanı olduğunu söyledi.

'SALDIRILAR ŞAM VE HUMUS'U HEDEF ALDI'

Suriye'nin başkenti Şam'da patlama sesleri duyulurken, Suriye hava savunmasının aktif olduğu bildirildi.  Saldırıda Şam’daki hedeflerin yanı sıra Hama, Humus, Dera ve Süveyda’daki bazı askeri noktalar vuruldu. Saldırıda Tomahawk füzeleri kullanıldığı aktarıldı. Reuters Bilimsel Araştırma Tesisi ve Suriye Ordu Üssü'nün vurulduğunu aktardı.

ABD Savunma Bakanlığı, Humus'ta kimyasal silah deposunun hedef alındığını öne sürerken Suriye Resmi Haber Ajansı, kentteki ordu depolarının vurulduğunu bildirdi.

PENTAGON: SALDIRILAR ŞİMDİLİK SON BULDU

ABD Savunma Bakanı Mattis ve ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, hedeflenen noktaların vurulduğu duyurdu. Operasyondan önce Rusya'ya herhangi "olağan bilgilendirmeler dışında" bir bilgi verilmediği belirtildi.

ABD Savunma Bakanı James Mattis, vurulan hedeflerin kimyasal üretim ve stoklama merkezlerinin olduğunu öne sürdü. “Esad bir daha kimyasal kullanırsa saldırılar devam edecek” diyen Mattis, şimdilik saldırıların son bulduğunu açıkladı.

Mattis "Geçtiğimiz yıl kimyasal silah saldırısına cevaben ABD olarak bu silahların kullanıldığı üssü hedef almıştık. Bugün de Trump harekete geçme kararını dünyaya duyurdu. ABD, Fransa ve İngiltere olarak Suriye'nin kimyasal silah depolarını vurma kararı aldık. Bu harekat Suriye rejimine yöneliktir ve sivili can kaybı olmaması için çaba gösteriyoruz. Esad'a daha önceki müdahalemizde alması gereken dersi almamıştır. Kimyasal silahların kullanılmasının yasaklanması bağlamında ülkelere Esad rejimini kınama çağrısında bulunuyoruz" dedi.

MATTİS KANIT GÖSTEREMEDİ

Gazeteci Max Blumenthal, basın toplantısında bir muhabirin Mattis’e “Duma’da kimyasal saldırıyı Suriye devletinin gerçekleştirdiğine dair kanıt neydi” sorusunu sorduğunu, Mattis’in ise “Kendimden eminim. Kimyasal saldırı gerçekleştirebilecek kapasiteleri vardı" cevabını verdiğini söyledi.

ESAD: KARARLILIĞIMIZ ARTTI

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, ABD liderliğindeki saldırıların, ‘Batı’nın iç savaşta kontrolünü ve inanılırlığını kaybetmesi sonrasında geldiğini’ söyledi.

Esad, saldırıların ‘ulusun her bir santimetrekaresinde terörizmle savaşıp onu ezme yönündeki kararlılıklarını artırdığını’ belirtti.

ESAD'DAN SALDIRI SONRASI İLK GÖRÜNTÜ

Suriye’ye saldırının ardından Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın bu sabah işe giderken göründüğü bir video yayımlandı.

Suriye Devlet Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yayımlanan görüntüde, Esad takım elbiseleri ve iş çantası ile bir binaya girerken görülüyor.

PUTİN: SALDIRIYI EN SERT BİÇİMDE KINIYORUZ

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den ilk açıklama geldi. Açıklamada Sputnik tarafından duyuruldu. Putin “saldırıyı en sert biçimde kınadıklarını” vurguladı. Saldırıyı terörle mücadele ön safta yer alan egemen bir devlete yönelik saldırganlık eylemi olarak niteleyen Putin, saldırının tüm uluslararası ilişkiler sistemi üzerinde yıkıcı etki yaratacağının altını çizdi. Putin ayrıca BM Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağıracaklarını duyurdu. 

RUSYA: ABD TÜM ULUSLARARASI KURALLARI İHLAL ETTİ

Rus parlamentosunun alt kanadı Duma'nın Savunma Komitesi Başkanı Aleksandr Şerin, "ABD Suriye'ye yönelik saldırılar düzenleyerek tüm uluslararası kuralları ihlal ediyor ve Rusya bunu saldırganlık eylemi olarak görmektedir" açıklamasında bulundu.

Şerin, "ABD Başkanı Trump, sadece dünya çapındaki bir suçlu değil, ikinci bir Adolf Hitler'dir. Bu, ikinci Belgrad'dır. Bu bir dönüm noktasıdır, egemen bir devlete karşı savaş ilanıdır" dedi.

RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN TEPKİ 

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, saldırıya tepki gösterdi. Zaharova, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Önce Suriye halkı için Arap Baharı kullanıldı, ardından ışid, şimdi de ABD'nin akıllı füzeleri. Uzun yıllar terörist saldırıları altında ayakta kalmaya çalışan egemen devletin başkentine darbe vuruldu" ifadelerini kullandı.

Bütün bunların arkasında "dünyada seçkinliğini ilan eden ve ahlaki liderlik iddiasında olanların bulunduğunu" belirten Zaharova, Suriye'nin "barışçıl bir geleceğe sahip olduğu anda saldırıya uğradığını" kaydetti. Beyaz Saray'ın, medyada çıkan bilgilere dayanarak Suriye'deki kimyasal saldırıdan emin olduğunu savunan Zaharova, "Bu açıklamadan sonra bu olayda Amerika ve diğer Batı medyası sorumluluğunu anlamalı. 15 yıl önce Beyaz Saray deney tüpü kullandı, şimdi ise deney tüpünün yerine Washington medyayı kullandı." değerlendirmesini yaptı.

RUSYA'NIN ABD BÜYÜKELÇİSİ: SALDIRI SONUÇSUZ KALMAYACAK

Rusya'nın ABD Büykelçisi başlatılan saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada "Suriye'ye saldırı sonuçsuz kalmayacak" dedi. Rusya'nın ABD Büyükelçisi Anatoliy Antonov, "En kötü endişelerimiz gerçekleşti. Uyarılarımız dikkate alınmadı. Önceden tasarlanan senaryo uygulanıyor. Bu gibi eylemlerin sonuçsuz kalmayacağı konusunda uyardık. Bu sonuçların tüm sorumluluğu Washington, Londra ve Paris'e aittir. Rusya Devlet Başkanının tahkir edilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, MACRON İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da telefonda görüştü.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre görüşmede, Suriye’ye gerçekleştirilen saldırı ele alındı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un harekatla ilgili bilgi paylaşımında bulunduğu görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye'nin kimyasal silah kullanımını öteden beri şiddetle kınadığını söyledi.

Kimyasal saldırıların cevapsız kalmamasını önemli bulduğunu söyleyen Erdoğan, kimyasal saldırıların son bulması ve Suriye’nin barış ve huzura kavuşması için siyasi çözümün şart olduğunu ifade etti.

Bölgedeki gerilimin daha fazla tırmandırılmaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, gün içerisinde aynı çerçevede İngiltere Başbakanı Theresa May ile de bir telefon görüşmesi yapmıştı.

ERDOĞAN, PUTİN İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin arasında da telefon görüşmesi gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre görüşmede, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye rejimine yönelik olarak düzenledikleri harekat hakkında fikir teatisinde bulunuldu.

Erdoğan, Türkiye'nin kimyasal silah kullanımını öteden beri şiddetle kınadığına işaret ettiği görüşmede, bölgedeki gerilimin daha fazla tırmandırılmaması gerektiğini vurguladı.

Suriye'de sahadaki gerginliğin azaltılması için çaba harcamayı sürdürmede ortaklaşan iki lider, bölgesel konularda yakın temasta olmaya devam etme konusunda mutabık kaldı.

TÜRKİYE: OPERASYONU MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ

Dışişleri Bakanlığı, "Türkiye, Suriye rejimine karşı ABD, İngiltere ve Fransa'nın düzenlediği operasyonu yerinde bir tepki olarak görmektedir" dedi ve "bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz" ifadesini kullandı.

“Türkiye, 7 Nisan günü Duma’da çok sayıda sivilin ölmesine yol açan kimyasal silah saldırısına mukabil ABD, İngiltere ve Fransa'nın bu sabaha karşı Suriye rejimine karşı düzenlediği operasyonu yerinde bir tepki olarak görmektedir. Rejim tarafından gerçekleştirildiği yönünde güçlü şüphe bulunan Duma saldırısı karşısında tüm insanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz. 

Kimyasal silahlar dahil kitle imha silahlarıyla ayrım gözetmeksizin sivilleri hedef alan saldırılar insanlığa karşı suç teşkil etmektedir. Yedi yılı aşkın süredir gerek konvansiyonel, gerek kimyasal silahlarla kendi halkına zulmeden Suriye rejiminin insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları alanındaki sicili sabittir. Uluslararası toplumun vicdanında bu konuda şüphe yoktur. 

Türkiye, bu tür suçların cezasız kalmamasının ve hesap verilebilirliğin tesis edilmesinin benzer hadiselerin tekrarının önlenmesi açısından kritik önemi haiz olduğuna inanmaktadır.

Bu tecrübe ışığında, başta BM Güvenlik Konseyi üyeleri olmak üzere tüm uluslararası toplumun kimyasal silah kullanımının cezasız bırakılmamasını sağlayacak ortak adımlar üzerinde uzlaşmaya varması elzemdir."

İBRAHİM KALIN: BİRLİK OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın: Kimyasal silahların kullanılması uluslararası hukukun ihlâli ve bir insanlık suçudur. 7 Nisan günü Duma’da kimyasal saldırı gerçekleştirdiği anlaşılan Suriye rejiminin cevapsız bırakılması düşünülemezdi. Bu menfur saldırının sorumluları hesap vermelidir. Uluslararası toplumu, gelecekte yaşanabilecek kimyasal saldırıların engellenmesi konusunda birlik olmaya çağırıyoruz. Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarla ifade ettikleri gibi kimyasal silahların oluşturduğu tehdit, Suriye’de yüz binlerce insanın konvansiyonel silahlarla öldürüldüğü gerçeğini değiştirmemektedir. Dolayısıyla yalnızca kimyasal silahların imhasına yönelik çabalar, bölgedeki istikrarsızlığı sonlandırmakta yetersiz kalacaktır. Amaç, Suriye’deki savaşı sonlandırmak olmalıdır.  Konvansiyonel ve kimyasal silahlarla yapılan tüm katliamların engellenmesi, Suriye’de siyasi çözümün bir an önce sağlanmasına bağlıdır. Bu çerçevede ulusararası toplumu, kimyasal ve konvansiyonel tüm silahlarla gerçekleşen ölümleri sona erdirecek kapsamlı bir siyasi stratejiyi hayata geçirmeye davet ediyoruz.

BEKİR BOZDAĞ: İNCİRLİK ÜSSÜ KULLANILMADI

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'dan Suriye'ye saldırı açıklaması: Türkiye, saldırı öncesi bilgilendirildi. Saldırıda İncirlik Üssü kullanılmadı 

AKP SÖZCÜSÜ MAHİR ÜNAL: BİZİMLE BİLGİ PAYLAŞIMI OLDU

CNN TÜRK yayınında kounşan AKP Sözcüsü Mahir Ünal  “bizimle de bir bilgi paylaşımı oldu” dedi. 
AKP Sözcüsü Mahir Ünal, CNN TÜRK yayınında Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı. Mahir Ünal şunları söyledi: "Bu saldırı Suriye'ye karşı yapılmış değil, rejiime dönük bir saldırıdır. Böyle bir tepki gösterileceği açıklamalardan görülüyordu ve bizimle de bir bilgi paylaşımı oldu."

İSRAİL DE SALDIRIYA DESTEK VERDİ

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan da ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye dönük saldırısına destek geldi.

Başbakan Netanyahu, yaptığı yazılı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın kimyasal silah kullanımına karşı durma kararını desteklediklerini belirtti.

Netanyahu, “ABD'nin aldığı ve İngiltere ile Fransa'nın desteklediği karar, bu ülkelerin kimyasal silahla mücadele taahhüdünün beyanla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Beşar Esad, kitle imha silahlarını ele geçirme ve kullanma konusundaki sorumsuz çabaları, uluslararası hukuka saygısızlığı ve İran güçlerinin Suriye'de üs kurmasına izin vermesi nedeniyle Suriye'yi tehlikeye attığını bilmeli” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, Başkan Trump'ın kimyasal silah kullanımı ve yaygınlaştırılmasına karşı durma kararına İsrail'in tam destek verdiğini bir yıl önce açıkça belirttiğini hatırlatarak, bu konuda Başkan Trump'ın kararlılığında ve İsrail'in desteğinde bir değişme yaşanmadığını vurguladı.

MERKEL: GEREKLİ VE UYGUN

Almanya Başbakanı Angela Merkel’den de saldırıyla ilgili ilk açıklama geldi. Merkel, ABD, Fransa ve İngiltere’nin saldırılarını ‘Suriye yönetimini daha fazla kimyasal silah kullanmaması için uyarmak açısından gerekli ve uygun’ diye niteledi.

İNGİLTERE İŞÇİ PARTİSİ LİDERİ CORBYN: BOMBALAR HAYAT KURTARMAZ VEYA BARIŞ GETİRMEZ 

Suriye’ye düzenlenen hava saldırılarına katılan İngiltere’de muhalefette olan İngiltere İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, saldırının ‘hukuki olarak sorgulanabilir’ olduğunu söyledi. Başbakan Theresa May’in “Donald Trump’ın peşine takılmak yerine parlamento onayı almış olması gerektiğini” söyledi, “Bombalar hayat kurtarmaz veya barış getirmez” dedi.

İNGİLTERE BAŞBAKANI THERESA MAY: BAŞKA ÇARE YOKTU

İngiltere Başbakanı Theresa May hava saldırıları konusunda basın toplantısı düzenledi. Saldırıyı ‘haklı ve yasal’ diye niteleyen May,”Güç kullanımından başka çare yoktu” ifadelerini kullandı.

HOLLANDA: ÇÖZÜM MÜZAKERE MASASINDA BULUNACAKTIR

Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok, Suriye'de Beşar Esad rejimine yönelik ABD, İngiltere ve Fransa tarafından düzenlenen askeri operasyonla ilgili “Suriye'deki hedeflerin bombalanmasına anlayış göstersek de Suriye'deki savaş için çözüm sadece müzakere masasında bulunacaktır” dedi.

Hollanda basınında çıkan haberlere göre, Blok, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esed rejimine yönelik operasyonunu değerlendirdi.

Blok, “Hollanda'nın tüm çabası Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu (BMGK) aracılığıyla ateşkesin sağlanması, insani yardımın ulaştırılması ve tercihimiz olan barışın gelmesidir. Suriye'deki hedeflerin bombalanmasına anlayış göstersek de Suriye'deki savaş için çözüm sadece müzakere masasında bulunacaktır” ifadelerini kullandı.

İRAN: BÖLGESEL SONUÇLARI OLACAK

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ABD öncülüğündeki saldırı kınanarak, saldırının bölgesel sonuçları olacağı konusunda uyarıldı.

İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney da, Batılı ülkelerin Suriye'ye karşı düzenlediği saldırının "hiçbir kazancı olmayan bir suç" olduğunu söyledi.

Hamaney "Suriye'ye saldırmak bir suçtur. Amerikan Başkanı, İngiltere Başbakanı ve Fransa Cumhurbaşkanı birer hayduttur" dedi.

NATO'DAN SALDIRIYA DESTEK 

NATO, saldırıyı desteklediğini bildirdi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yaptığı yazılı açıklamada, “Bu saldırı rejimin Suriye halkına tekrar kimyasal saldırı düzenleme gücünü zayıflatacaktır" ifadesini kullandı. Stoltenberg, açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Kimyasal silahların kullanılması kabul edilemez ve sorumlular hesap vermelidir. NATO, kimyasal silahların kullanımını uluslararası barışa bir tehdit olarak görmektedir ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne (CWC) bağlı kalınması önem arz etmektedir." 

BM'DEN 'GERGİNLİĞİ ARTIRACAK HER TÜRLÜ EYLEMDEN KAÇINILMASI' ÇAĞRISI 

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres yaptığı yazılı açıklamada,  ''uluslararası barış ve güvenlik söz konusu olduğunda BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuk ile tutarlı bir şekilde hareket etme zorunluluğu olduğunu'' belirtti. 

BM Sözleşmesinin bu konuda çok net olduğuna dikkati çeken Guterres, “Tüm üye devletlere böyle tehlikeli bir durumda itidal göstermesi,  gerginliği tırmandıracak ve Suriye halkının ıstırabını daha da kötüleştirecek herhangi bir eylemden kaçınma çağrısı yapıyorum” değerlendirmesinde bulundu. 

SALDIRIYI TRUMP TWITTER'DAN DUYURDU 

ABD Başkanı Donald Trump saldırıyı "Kısa bir süre önce Amerikan kuvvetlerine, Esad'ın kimyasal silah kapasitesiyle ilgili yerlere yönelik kesin bir saldırı yapmaları için talimat verdim" sözleriyle duyurdu. Trump ayrıca "İngiltere ve Fransa ile birlikte ortaklaşa bir operasyon şu anda başlamış durumda. İki ülkeye de teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Doğu Guta'daki kimyasal saldırı iddiasına ilişkin Trump, "Bunlar bir kişinin eylemleri değil, bir canavarın işlediği suçlardır. Bugünkü adımımız, kimyasal silah üretimine ve kullanımına yönelik kararlı bir caydırıcılık cevabıdır. Suriye rejimi kimyasal unsurları kullanmayı bırakıncaya kadar (İngiltere ve Fransa'yla) bu (askeri) karşılığı sürdürmeye hazırız" diye konuştu.

RUSYA VE İRAN'A MESAJ

Trump, şunları söyledi: "Bugün suçlu Suriye rejimine en çok ekipman, finans sağlayan ve destek veren iki yönetime de bir mesajım var: İran ve Rusya'ya. Ne tür bir millet, masum kadın, çocuk ve erkekleri kitlesel olarak katleden bir suçluyla bağlantılı olmak ister ki? Toplumlar, dostluklarını sürdürdükleri ülkelerle değerlendirilir. Hiçbir devlet vahşi diktatörleri destekleyerek uzun süre devam edemez."

Rusya'nın Suriye'de kimyasal silah kullanmasına engel olacağına ilişkin 2013 yılındaki açıklamasına atıfta bulunan Trump, "Rusya, şu anki karanlık yolda devam mı edeceğine, yoksa medeni milletler arasında istikrar ve barış için bir güç mü olacağına karar vermelidir" dedi.

IŞİD'e karşı ABD'nin önemli bir başarı kazandığını ifade eden Trump, "ABD, Suriye'de kalıcı bir şekilde bulunma amacında değildir. Vakti geldiğinde askerlerimizin yeniden eve dönmesini sağlamak istiyoruz" dedi.

Trump, bununla beraber Suriye rejimine gereken karşılığı verdiklerinden emin olmak istediklerini belirtti.

MAY: SURİYE'YE KARŞI GÜÇ KULLANMAKTAN BAŞKA ALTERNATİF YOK

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’ye saldırı emrini verdiğini açıklamasının ardından, İngiltere Başbakanı Theresa May, “Suriye’ye karşı güç kullanmaktan başka alternatif yok. Kimyasal silah kullanımının normalleşmesine izin veremeyiz. Saldırı bölgedeki tansiyonu yükseltmeye yönelik değil” açıklaması yaptı.

İngiltere Başbakanı Theresa May, ABD ile Fransa ve İngiltere'nin, Suriye'de rejime ait hedefleri vurmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Başbakan May, "Bu akşam İngiliz Silahlı Kuvvetlerine, eş güdümlü ve hedefli darbelerle Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesini azaltması ve bunu kullanmaktan caydırması için yetki verdim" ifadesini kullandı.

May, şunları kaydetti:

"Bu saldırı kimseyi şaşırtmamalıdır. Suriye rejiminin kendi halkına karşı en korkunç ve menfur şekilde kimyasal silah kullanma sicili var. Bu kalıcı davranış kalıbı durdurulmalıdır. Bu sadece Suriye'deki masum insanları korkunç ölüm ve yaralanmalardan korumak için değil, ayrıca bu silahların kullanımını engelleyen uluslararası normun aşındırılmasına izin veremeyeceğimiz için de gereklidir."

Suriye'ye karşı mümkün olan her diplomatik yolu denediklerini öne süren May, bu çabaların sonuçsuz kaldığı söyledi.

Rusya'nın bu hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) gündemine getirilen karar tasarısını veto ettiğini hatırlatan May, "Suriye rejimini kimyasal silah kullanmaktan caydırmak için güç kullanmak dışında pratik bir alternatif yoktu" diye konuştu.

May, saldırının bir iç savaşa müdahale etmek ve rejim değiştirmek anlamına gelmediğini savundu ve "Harekat, bölgede gerilimleri tırmandırmayacak ve sivil kayıpları önlemek için mümkün olan her şeyi yapacak sınırlı ve hedefli bir darbe niteliğindedir." açıklamasını yaptı.

Harekatın amacının karşılığını görmeksizin kimyasal silah kullanabileceğine inanan başkalarına da açık bir mesaj olduğunu vurgulayan May, "Bu, Başbakan olarak Silahlı Kuvvetlerimizi muharebeye sürme konusundaki ilk kararım. Bu, kolay aldığım bir karar değil" değerlendirmesinde bulundu.

"Başka bir yolu tercih ederdik ancak bu kez başka bir yol yoktu" diyen May, tarihin herkesin güvenliği için uluslararası toplumun küresel kuralları ve standartları koruması gerektiğini öğrettiğini söyledi.

MACRON: MÜDAHALE EMRİNİ VERDİK

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise "Orduya müdahale emrini verdik" şeklinde açıklama yaptı.

NE OLMUŞTU?

Suriye'nin başkenti Şam’a bağlı Doğu Guta’nın Duma ilçesinde 7 Nisan gecesi gerçekleştirildiği iddia edilen kimyasal saldırı sonrası ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler, saldırıdan Şam yönetimini sorumlu tutarak “askeri karşılık verileceği” yönünde açıklamalar yaptı.

70 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen saldırı sonrası ABD ve Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne verdikleri olayın araştırılması yönündeki farklı tasarılar reddedildi. ABD Başkanı Donald Trump, 11 Nisan’da Rusya’ya mesaj vererek yaptığı açıklamada “Yeni, güzel ve ‘akıllı’ füzelerimiz geliyor” dedi. Suriye’den yapılan açıklamada ABD’nin ülkeyi vurmak için “Uydurma ve yalanlara başvurduğu” bildirildi.

ABD, Suriye’ye yönelik ilk direkt saldırısını, 7 Nisan 2017’de Humus vilayetindeki Şayrat Hava Üssü’nü vurarak gerçekleştirdi. Suriye ordusunun verdiği rakamlara göre 9 sivil ve 7 askerin hayatını kaybettiği saldırı, İdlib’e bağlı Han Şeyhun’da gerçekleşen kimyasal saldırı sonrası düzenlenmişti. ABD, saldırıdan Suriye ordusunu sorumlu tutmuş, Suriye ve Rusya ise cihatçıları suçlamıştı.

Suriye’de savaş 2011 yılından beri devam ediyor. Bu süre zarfında 5 milyonu aşkın kişi ülkeyi terk etmek zorunda kaldı, yüz binlerce kişi hayatını kaybetti. (DIŞ HABERLER)

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Nisan 2018 14:40
www.evrensel.net