Aladağ duruşması: Savcı, hakim rahat uyuyabiliyor mu?

Aladağ duruşması: Savcı, hakim rahat uyuyabiliyor mu?

Aladağ’da yurt faciasının 5’inci duruşması başladı. Duruşma öncesi açıklama yapan aileler, mahkemenin 4 sanığı tahliye etmesine tepki gösterdi.

Aladağ’da 11’i çocuk 12 kişinin öldüğü yurt faciası davasında, beşinci duruşma görüldü. Duruşmada sunulan, bilirkişi raporunda skandal detaylar ortaya çıktı. Raporda, olay “iş kazası”, yaşamını yitiren Yurt Eğitmeni Fatma Canatan ise misafir olarak gösterildi. Avukatlar, “Çocuklar işçi değil. Bu utanca ortak olmayalım. Bilirkişi heyeti olmuş olabilir ama biz olmayalım” dedi. Raporun mahkemeye sunulmasının ardından tutuklu kamu görevlileri beraat etmişti.

Adalet isteyen ailelerin mahkeme başkanına sorduğu “Siz bir anne veya baba oldunuz mu?” sorusuna “Dosya üzerinden konuşun” yanıtı verildi. Bunun üzerine aileler, mahkeme heyetine “İlçe milli eğitim müdürünü neden sormuyorsunuz? Hepsini tahliye ettiniz. Vicdanınız nasıl kabul ediyor?” sorularını sordu.

Müşteki avukatlar, bilirkişi raporuna itiraz ederek, raporu kabul etmediklerini ve yeni bir heyet atanarak raporun tekrar hazırlanmasını talep etti. Tutuklu 4 sanığın “tali kusurlu” gösterilip tahliye edilmesine tepki gösteren avukatlar, bilirkişi raporunun hukuk eğitimi almamış teknik elemanlar tarafından hazırlandığını savundu. 

‘KUSUR DEĞİL SORUMLULUK BELİRLEMESİ YAPILSIN’

Sanıkların yangını ön görmemelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Avukat Evren İşler, kusur belirlenmesine ihtiyaç olmadığını, sorumluluk belirlemesi yapılmasını istedi. Diğer avukatlar da, tutuksuz sanıkların tutukluluğuna karar verilmesini talep etti.

Adana Barosu Başkanı Avukat Veli Küçük, olayın iddianamede geçtiği gibi “Basit bir ihmal suretiyle ölüme sebebiyet verme” olmadığını belirterek, sanıkların tamamının “kasten öldürme”den tutuklanmasını istedi.

Savcılık ise, mütalaasında belgelere ve bilirkişi raporuna katıldıklarını belirterek, yeniden bilirkişi raporunun hazırlanmasının mahkemenin takdirine, itfaiye ile ilgili suç duyurusu talebinin reddine, tutuksuz sanıkların tutuklanması talebinin reddine ve tutuklu 2 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. 

YURT MÜDÜRÜNDEN ÇOCUKLARI SUÇLAYAN SAVUNMA 

İddia makamının mütalaasına karşı savunma yapan sanık avukatları da, itfaiyenin ihmali olduğunu ve yurt müdürü ile yöneticilerin ihmalinin olmadığını iddia ederek, tutuklu 2 sanığın tahliyesini talep etti.

Tutuklu sanık İsmail Uğur ise, yaşlı ve hasta olduğunu belirterek, koğuştaki arkadaşlarının yardımıyla yaşamını idame ettirdiğini söyledi. Uğur, tahliyesini talep etti.

KAMU GÖREVLİLERİ: YANGIN DENETİMİ YAPMADIK

Davada yargılanan kamu görevlileri, savunmalarında yönetmeliğe göre denetim yaptıklarını ileri sürerek, yaygın denetimini yapmadıklarını belirtti.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş, yurdun açma izninin valilik tarafından 1985 yılında verildiğini belirterek, kapatma ile ilgili kararı da yine valiliğin verdiğini söyledi. 

İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Davut Gökçeli, yurtta yangınla ilgili talimatta acil çıkışı gösteren levha ve yangın merdivenini görünce formdaki maddeye evet olarak işaretlediğini belirterek, “Maarif müfettişleri sadece ‘Tatbikat yapılmadı’ demiş. Ben eğitim almadığım bir konuda nasıl denetim yaparım. Açma izni valilikçe verilir. İlçe milli eğitim değil. Özel öğrenci yurtlar yönetmeliğine göre yapılan bir denetimi eğitim öğretim açısından denetliyoruz” diyerek kendini savundu. 

Kaymakamlık Görevlisi Cihan Ünal ise, “Bu denetimleri yapan il ve ilçe eğitim müdürlüğü biz niye kusurlu sayılıyoruz?” diyerek milli eğitim çalışanlarını suçladı. 

AVUKATLAR 'BİLİRKİŞİ RAPORUNU İŞ KAZASI RAPORU GİBİ HAZIRLAMIŞ' DİYE İTİRAZ ETMİŞTİ

Aladağ davasında avukatlar, tahliye kararı verilmesine neden olan bilirkişi raporunu bir iş kazasında yönelik hazırlanmış gibi bir rapor olduğunu belirterek sanıkların tutuklanmasını istedi.

ÇOCUKLAR İŞÇİ DEĞİL

Avukatlar tahliye edilen 4 sanığı tali kusurlu olarak belirleyen bilirkişi raporuna itiraz etti. Avukatlar raporun olayı iş kazası gibi değerlendirdiğini belirterek "Hayatını kaybeden çocuklar işçi değil, olay da iş kazası değil" diyerek tahliye kararının doğru olamadığını söylediler. Müşteki avukatları bilirkişilerin asli, tali kusurlu tespiti yapamayacağını, raporda belirtildiği gibi 1'inci, 2'inci derecede kusurlu diye bir tabir de olmadığını söylediler. Avukat Evren İşler, bilirkişi raporunu hazırlayanların mühendis, iş güvenliği uzmanı gibi teknik elemanlar olduğunu söyledi. Raporda olayın iş kazası diye geçmesine itiraz eden İşler, iş kazasından bahsedilecek olsa bile sadece belletmen için geçerli olabileceğine dikkat çekti. 

Raporda yurt belletmeni Fatma Canatan'ın misafir diye geçtiğini, Çocukların iş kanunundan kaynaklanan hiç bir ilişkisinin olmadığını ifade eden İşler, "Sadece bu saptamadaki hatasından dolayı herhangi bir işleme dayanak olması mümkün değildir. 15 sayfa önceki raporların özeti, 4 sayfa mevzuat 3, 5 sayfalık bilirkişi raporu var elinizde. Bilirkişi raporu delillerin değerlendirmesi aracıdır, delil değildir" dedi. Mevzuata göre bilirkişilerin kusur derecelendirmesi yapamayacağını dile getiren İşer, başka bir heyet tarafından yeniden rapor hazırlanmasını istedi. Tahliye için sadece kusur durumunun yeterli olmadığını ifade eden İşler, raporun sanık beyanları dışındaki beyanlar dikkate alınmadığını söyledi.

Raporun kendi içerisinde çelişkili, "İtfaiye teşkilatının mevzuata uygun olduğu, sonra da kusurlu olduğunu söylüyor"dedi.

Dernek yöneticilerinin tali kusurlu oldukları gerekçesi ile tahliye edilmesi ile ilgili konuşan İşler," Dernekler yönetim kurulu kararı ile yönetilir başkanla üyeler arasında sorumluluk farkı yoktur. Alınan ve alınmayan kararların tamamı yönetim kuruluna aittir. İddianamesi taksirle işlendiğini söylüyor. Sanıkların olayı ön görmemesi mümkün değil. Biz kast ya da olası kast uygulanmasını talep ediyoruz' dedi.

Adana Baro Başkanı Veli Küçük, olayın iddianamede olduğu gibi basit bir ihmal suretiyle ölüme sebebiyet vermenin doğru olmadığı belirterek "Fırsat eşitliğini saplamak için devletin Anayasanın bu ilkesine uygun davranmadığının örneği bu dosyada mevcuttur.Kasten öldürmeden tamamının tutuklanması gerekir" dedi.
(HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Şubat 2018 19:18
www.evrensel.net