Tofaş'ta sözleşmeyi belirleyecek güç: Genç işçiler

Tofaş'ta sözleşmeyi belirleyecek güç: Genç işçiler

2015 metal direnişi sonrası yaşanan işçi çıkarmaları sonucu genç işçilerle dolan Tofaş'ta sözleşmenin kaderini belirleyecek olan da onların mücadelesi

Uğur ÖKDEMİR
Bursa

2015’teki metal direnişinin ardından binlerce işçi işten atılırken, yerlerine genç işçiler alındı. İşten atmaların en yoğun yaşandığı fabrikalardan biri de Tofaş. Hem atılanlar nedeniyle ortaya çıkan işçi açığı, hem de üretimdeki artış nedeniyle son dönemde işe alınan genç işçi sayısı 4 bini buldu.

Amir, usta, müdür... Kim olduğuna bakmaksızın yaşadığı olumsuzluğa tepki gösteren, “Bu paraya bu iş yapılmaz” deyip işi bırakıp gitmekten çekinmeyen, deneyimli işçilerin tabiriyle “kaybedecek hiç bir şeyi olmayan”, bu yüzden de “ne yapacağı belli olmayan”, zor diş geçirilen bu genç işçiler, sözleşmenin kaderini etkileyecek güç olarak görülüyor.

GENÇ İŞÇİLER SÜRECE HAZIRLANMALI

Görüştüğümüz genç işçilerden biri henüz 1 yıldır Tofaş’ta. “Benim gibi çok insan var” diyor, “Özellikle metal eylemleri sonrası fabrikaya çok alım oldu. 2015’ten bu yana işten atılan ve kendi işi bırakanların sayısının 2 bin olduğu söyleniyor.” Fabrikada olup bitenlerin genç işçilerin çok umurunda olmadığını, dinamik bir güç olduklarını ama sözleşme süreci hakkında pek bir şey bilmediklerini anlatıyor: “Sendika da tam anlamıyla eğitim vermiyor. Eylem yapacağımız zaman sendikacılar gelip, eylem olacak deyip gidiyorlar. Bir hazırlık yapılsa daha etkili olabilir. Özellikle genç işçileri bu sürece hazırlasalar çok iyi olur. Bir anlamada sözleşmeye etki edebilecek bir güç var ortada.”

BASKI ARTIYOR, TÜRK METAL SESSİZ

Fabrika yönetiminin baskıyı artırdığını, sendikanın bu durum karşısında sessiz kalması nedeniyle işçileri arasında tedirginlik yaşandığını söyleyen işçi, şunları aktardı: “265’le başladığımız üretin 195-200’lere düştü. İkili vardiyaya geçilecek söylentisi var. Üretimi düşürerek işlerin olmadığı gösterilip sözleşme öncesi hamleler yapıyor yönetim. Buna karşı bir şeyler geliştirmeliyiz. İçerde baskıyı iyice artırıyorlar bu tür söylentilerle. Sendikanın ilk yaptığı eylem işçiler tarafından desteklendi ve sahiplenildi. Ama en son servislerden inip fabrikaya yürünen eylem öncesi formenler tek tek dolaşıp biz size eyleme gitmeyin demiyoruz, ama geç gelen hakkında tutanak tutulacak diyerek gözdağı verdi. Sendika sessiz kaldı. Fabrikanın önüne gelindiğinde sendikacılar konuşmaya başlarken herkes içeri girdi, eylem sönük geçti. Çünkü insanlar tedirgin oldu, sendikacılar bu tedirginliği giderecek hiçbir şey yapmadı.”

‘BU SEFER OLACAK’ İLE ‘BU SEFER DE SATACAK’ ARASINDA

“Bu sefer olacak, istenen zam alınacak” beklentisi olduğunu söyleyen başka bir işçi de baskılara karşı sendikanın tutum alması gerektiğini vurguluyor: “Eylemlere katılıp zorlamak gerek ama fabrika yönetiminden gelen baskılara karşı da sendikanın bir şeyler yapması gerek. Bu baskılar ilerleyen günlerde daha da artacak, o zaman daha da sıkıntılı olur durum. İyi bir zam olmazsa işten çıkan çok olur. İş ağır aldığın zam komik olursa işten çıkar insanlar, özellikle de genç işçiler. Bu iş, bu parayla yapılmaz diyorlar. Askere gidecek olan işçiler, dönüşte en son çare olarak Tofaş’a dönmeyi düşünüyor.”

Fabrikada işçiler arasında güvensizliğin hakim olduğunu, sendikaya ise hiç güven olmadığını belirten işçi, “Bu sefer de satar bunlar bizi diyenler var eskilerden. Ama bizim satmaması için bir mücadele içine girmemiz gerek. Taslaktaki talepleri nasıl aldırırız tartışması yapmalıyız. Eylemlerin üretime yönelik olması ve yönetimden gelecek baskılara karşı durulması için sendikayı harekete geçirmeliyiz” çağrısında bulunuyor.

OHAL’LE İLGİLİ SORU İŞARETLERİ GİDERİLMELİ

İşçilerin kafasında “OHAL var nasıl yapacağız?” sorusunun olduğunu, sendikacıların ise “OHAL bize engel olmaz, eylemimizi, grevimizi yaparız” deyip geçtiğini söyleyen bir Tofaş işçisi, “Genç işçiler sürece hazırlanmalı, çünkü çoğu konulara uzak ve ne oluyor ne bitiyor bilmiyor. İyi zam olmazsa çıkarız deyip kestirip atıyorlar. Kaybedecek bir şeyim yok deyip işten çıkacak olan bu kitle, eğer hazırlanırsa kaybedecek bir şeyim yok diyerek mücadelenin en önünde de yürür. Bunu görmeliyiz ve hazırlık yapmalıyız” diyor. Sendikanın sürekli “Bizden gelecek eylem kararlarını bekleyin” tavrına da karşı çıkıyor: “Bu şekilde olmaz, beklenti içine sokmak yerine kararları birlikte alalım. Bir öneri sunduğunda da burada herkesin içinde değil, gel sendika odasına, orada söyle diyorlar. Bir anlamda işçiden gelecek önerileri kesiyorlar, kimse duymasın diye. İşçi 2 yıllık bir sözleşme, kıdem farklı ve 500 liradan aşağısı olmaz diyor. Bunun için de sendikanın dik durmasını istiyor. Sendika dik durursa işçi her türlü arkasından gelir ve her eylemi yapar.”

www.evrensel.net