Avukatlık bürolarında birleşmemek için mücadelede birleşelim

Avukatlık bürolarında birleşmemek için mücadelede birleşelim

Bursa Bosch fabrikasında çalışan bir işçi, TİS sürecinde fabrikalarında yaşananları Evrensel'e aktardı, Türk Metal sendikasının tutumunu eleştirdi.

Bosch işçisi
Bursa

Şu an Bosch’un fabrikaları olan BU-1, BU-2 için genel üretim (yıl hedefi) tutturulmuş iken, BU-4 hdev.5’te durum sıkıntılı. Yılbaşından sonra işveren ile biz işçiler karşı karşıya gelebiliriz. Fazla mesai dayatılabilir. Zaten yıl sonu envanter sayımına, fazla mesaiye adam çağırıyorlar. 30 Aralık’ta gelmemiz isteniyor. Türk Metal İşyeri Temsilcisine sorduk. Gelinmeyecek deniyor. Kendi aralarında temsilci ile konuşan arkadaşların arasına vardiya takım lideri (VTL) giriyor. VTL temsilcinin omzunu tutup, dışarıda konuşalım diyor. Temsilci tersliyor. Sonra üretim takım lideri (ÜTL) geliyor. Burada patron da işveren de benim diyor. Temsilci ısrar ediyor, fazla mesai kalınmayacağına dair. Bu karşı karşıya gelme ne kadar sürer? Tiyatro ya da piyes mi hep beraber yılbaşında göreceğiz.

Ben şahsen o temsilci arkadaşa sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. O arkadaşın işinden olmaması için mücadele etmemiz lazım. Sadece temsilci arkadaş için değil, bütün işçi arkadaşlar için böyle olmalı. Zira hem BU-1 hem BU-2’den, dizel enjektör piyasası sıkıntılı diye, yılbaşında işçi çıkartılacak deniyor. Ama bir yandan da internette iş ilanı veriliyor.

Bizi zor günler bekliyor. Bu zor günleri ancak gerçek anlamda bir birlik ve beraberlikle aşabiliriz. O veya bu şekilde sendika değiştirme sürecinde birbirine husumet besleyen veya küsüp kenarda duranların birleşmesi, küsen arkadaşların, abilerin de elini taşın altına koyması lazım. Eğer ki grev kararı alınırsa OHAL diye grevimizi hem hükümet hem de MESS yasaklamak isteyecektir. Bunun önüne ancak gerçek anlamda birlik ve beraberlik içinde geçebiliriz. Türk Metal’in de ciddi olup olmadığını bugünlerde anlayacağız. Üretime dönük eylemler daha da sertleşmelidir. Rozet takma, MESS’e siyah çelenk, vardiya çıkışlarında yürüyüş. Ve en son 30 dakika işe geç girme bunlar etkisiz de olsa işçilerde acaba diye fikir uyandıran eylemlerdi. Ama en önemlisi bence; mesaiye kalmama eylemleri işverenin midesini bulandırdı. Yılbaşından sonra buna Türk Metal cesaret edecek mi hepimizde soru işareti?

Türk Metal’in bir diğer sınavı da sendika yöneticileri ve temsilcilerle ilgili. Kendilerine biat eden ama en küçük çıkarda yüzünü işverene çevirecek grup başları, vardiya sorumluları ya da delegelerle değil, gerçekten işçilere önderlik edecek kişilerle yola devam edilmesi gerekir. Bunu yapmaması halinde “Koç’un sendikası” ya da “MESS’in kurduğu sendika” yaftasından kurtulamaz.

Buradan Türk Metal Genel Başkanı Pevrul Kavlak’a da sesleniyorum. Yarın öbür gün o güvendiğin şube başkanın işçilerle kurduğu ahbap-çavuş ilişkisi ters tepebilir. O grup başları ve vardiya sorumluları işi sendika olmasa da bu zammı işveren verir noktasına getirebilirler. Gazetelerden okuyoruz, işçi yüzünü ORS ve Toyota’ya (sendikasız devam etme) dönebilir. Biz sonuna kadar emeğimizin ve hakkımızın peşindeyiz. Sendikacılar da dürüst olsun.

Ben tüm metal fabrikalarında A sendikası B sendikası ayırmadan tüm işçi kardeşlerimize, abilerimize sesleniyorum. Bu sendika değiştirme sürecinde morali bozuk, sendikaya kızgın, arkadaşlarına küskün tüm işçi arkadaşlara da mesajımdır. Hep beraber kenetlenme zamanı. Gün birlik olma ve birbirimize sahip çıkma zamanı. Yarın öbür gün geç olur.

Sözlerimi işten atılan arkadaşlarımın bir sözüyle bitirmek istiyorum: “Fabrikada beraber anlaşamadığımız, mücadelede birleşemediğimiz arkadaşlarla, işvereni dava ettiğimiz avukat bürolarında birleşebildik.” Bunun olmaması için birbirimize omuz verelim.

www.evrensel.net