Beylikdüzü Arçelik işçileri: OHAL'e rağmen kazanılabilir

Beylikdüzü Arçelik işçileri: OHAL'e rağmen kazanılabilir

Sendikaları Türk Metal'i eleştiren Beylikdüzü Arçelik işçileri, 2015'i hatırlatarak 'Renault’da üretim durmasaydı 3500 lira alamayacaktık' diyor.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Beylikdüzü Arçelik işçileri Türk Metal’in aldığı eylem kararlarını uygulasa da, kararlar özellikle eski işçilerin beklentilerini karşılamaktan uzak. Üretime etki eden eylem kararları alınmasını talep eden işçiler, grev hazırlıklarına da başlanmasını istiyor: “Sendika madem grevi konuşuyor, işçiyi ona göre hazırlasın. Çünkü 15 yıllık işçi dahi grev görmemiş fabrikada. Sendika grev komitelerini şimdiden kurmalı.”

“MESS’in teklifi 70-80 liralık bir artışa denk geliyor ve kabul edilebilir değil. İnsanların beklentisi ise 500-600 lira. Bundan dolayı herkes çok tepkili” diyen bir işçi, “Türk Metal Genel Başkanı Pevrul Kavlak’ın işverenlere dönük sarf ettiği ‘Madem metal ve otomotiv ithalat ve ihracatta rekor üstüne rekor kırıyor, bundan bize düşen payımızı verin’ sözleri işçiyi patronlara karşı daha da öfkelendirdi” diyor. Sözleşmenin sendikacıların daha önce söylediği gibi masada bitmeyeceğinin görüldüğünü belirten işçi, daha kararlı bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu dile getiriyor. Vardiyalardan 15 dakika erken çıkmak ya da 15 dakika geç girmek gibi patronu rahatsız edecek eylem kararları alınmasını isteyen işçi, iş yavaşlatma ve üretimi durdurma eylemleri konusunda herkesin hemfikir olduğunu söylüyor.

KARARLILIK ÇAĞRISI

2015’teki metal direnişini hatırlatan başka bir işçi de kararlı bir mücadele vermeden taleplerin karşılanmayacağına işaret ediyor: “Renault işçileri, üretimi durdurup günlerce fabrikaya kapanmasaydı o dönem verilen 3500 lirayı alamayacaktık. Sendika temsilci seçimleri yapmayacaktı, sözleşme taslağını anket yaparak hazırlamayacaktı, yüzde 38 zam istemeyecekti, 2 yıl sözleşme olsun demeyecekti. Demek ki her şey işçi de bitiyor, bizde bitiyor.”

Herkesin gelişmeleri bireysel olarak takip ettiğini, işçiler arasında güven sorunu aşılamadığı için henüz bir örgütlülük sağlanamadığını aktaran işçi, özellikle Türk Metal’in geçmişte imzaladığı hak kaybıyla sonuçlanan sözleşmeleri hatırlatan eski işçilerin umutsuz olduğuna ve eylem kararlarını beğenmediğine dikkat çekiyor: “Tabi onlar da haklı. Benzer şeyler başlarından defalarca geçtiği için. Ama fabrikanın çoğu da eski değil, yeni işçiler çok. Çoğu hayatında hiç eyleme katılmamış mesela. Toplu hareket etmek onlara cesaret veriyor. Ha asıl olan sonrasında ne olacak?”

SENDİKAYI ZORLAMAK GEREKİYOR

Türk Metal yöneticilerinin bugünlerde daha fazla grevden bahsettiğini dile getiren işçi, “15 yıllık bir işçi dahi grev görmemiş. Gençlerin yüzde 90’ında mücadele deneyimi yok. Sendikanın işçiyi greve hazırlaması gerekiyor. Tabi bizim de sendikayı buna zorlamamız lazım. 2015’te Renault işçilerinin verdiği mücadele gibi yaşanan deneyimleri anlatmalıyız” diyor.

“Bu dönem iyi bir sözleşmeyi imzalamazsa sendika biter” tartışmasının halen sürdüğünü söyleyen bir başka işçi de şunları aktarıyor: “Sendikaya yakın işçiler bile ‘Türk Metal 3 yıllık sözleşmeyi onaylarsa, düşük bir zam alırsa sendikada kimse kalmaz, herkes istifa eder’ diyor. İstifa edeyim başka bir sendikada devam edeyim gibi bir öngörüsü yok ama sadece o tepkisini göstereceğini ifade ediyor.”

OHAL’E VE GREV YASAĞINA RAĞMEN KAZANIM ELDE EDİLEBİLİR

AKP’lisinden MHP’lisine kadar pek çok işçi olası bir grevin Hükümet tarafından yasaklanacağını biliyor. O yüzden de asıl sonrasında ne olacağını merak ediyor. Grev yasağına karşı fiili olarak mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yapan bir Arçelik işçisi, yaşanmış örnekleri hatırlatıyor: “OHAL sürdüğü sürece Hükümet grev yaptırmaz algısı var. Ama bu OHAL döneminde kazanımla biten mücadele örnekleri de var. Bunlar bilinmiyor. Örneğin bir iki ay önce cam işçileri OHAL’e ve grev yasağına rağmen zam aldı. Sonrasında işten atmalara karşı günlerce direndi. İşten atılan 90 işçi işine geri döndü. Yine bizim sözleşmemiz başlamadan birkaç ay önce MESS’ten ayrılarak EMİS’i kuran patronlarla Birleşik Metal-İş’in sözleşmesi vardı. Düşük zam dayatması karşısında işçiler greve gitti. Hükümet yasakladı, acak OHAL’e rağmen işçiler fabrikanın içine girerek çalışmadılar, patron masaya oturmak zorunda kaldı. Bir ay önce de maden işçileri, OHAL’e rağmen ocaklara kapanarak özelleştirmelere karşı eylem yaptı, kazanım sağladı.”

Geçmişte “OHAL’in bizimle ne alakası var, FETÖ’cüleri ayıklıyor” diyen AKP’li işçilerin bile bugün OHAL’le ilgili düşüncelerinin farklı olduğunu aktaran bir başka işçi, “OHAL’in patronların yararına kullanıldığını da Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat kendi söyledi. İşçiler de bunu duydu zaten. Genel olarak OHAL bir ihtiyaç değil, Hükümet bunu kullanıyor düşüncesi yaygın. AKP’li işçiler de bu durumu kabul ediyor. Bazı AKP’li işçiler, yılbaşından itibaren OHAL’in kalkacağını umuyor” diye konuşuyor.

www.evrensel.net