Adalarda tutulan mültecilere kapılar açılsın

Adalarda tutulan mültecilere kapılar açılsın

Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ ile mültecilerin Yunanistan adalarında tutulmasına son verilmesi kampanyasını konuştuk.

Derya KAYA
Ankara

Uluslararası Af Örgütü mültecilerin Yunanistan adalarında tutulma politikasına son verilmesi için kampanya başlattı. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan mülteci "Geri Kabul" anlaşması nedeniyle 20 aydır adalarda bekletilen ve Yunanistan anakarasına geçişlerine izin verilmeyen mülteciler, yazlık çadırlarda veya yerlerde barınmaya çalışıyor. Mülteciler; temiz su, sağlık hizmetleri gibi temel gereksinimlere de ulaşmakta büyük sıkıntı çekiyor.   Mülteciler; temiz su, sağlık hizmetleri gibi temel gereksinimlere de ulaşmakta büyük sıkıntı çekiyor.   Yunanistan hükümetinin adalarda toplama politikasına son vermesi ve sığınmacıların anakara Yunanistan'a geçişine izin vermesi için kampanya başlattıklarını belirten Uluslararası Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ ile hem kampanya hem de mülteci politikaları üzerine konuştuk.

'AB DE YAZLIK ÇADIRLARA GÖZ YUMUYOR'

Mülteci (evrensel)

Türkiye ve Avrupa Birliği arasında yapılan anlaşma gereğince Türkiye üzerinden Yunanistan adalarına geçen göçmenlerin anakaraya ulaşmalarının engellendiğini söyleyen Görendağ, yaklaşık 20 aydır Yunanistan anakarasına ulaşarak sığınma olanaklarından yararlanmak isteyen insanların Yunanistan hükümetinin izin vermemesi nedeniyle adalarda takılı kaldığını belirtti. Görendağ, adalara geçen insan sayısı arttıkça konaklama imkanı zaten sınırlı olan adalarda mültecilerin zor koşullar altında yaşamlarını sürdürdüğünü vurguladı. Adalarda çok farklı yaş gruplarından özellikle kadın ve çocukların hem gerçek barınma merkezleri olmadığı için hem de AB göz yumduğu için yazlık çadırlarda kaldığını kaydeden Görendağ, bunun sağlık sorunlarının yanı sıra başka birçok problemi de beraberinde getirdiğini söyledi. AF örgütü olarak bu konuda kampanya yürüttüklerini söyleyen Görendağ, hem Yunanistan hem de Avrupa Birliği'ne çağrıda bulunarak, “Avrupa Birliği sınırları içerisinde yaşanan bu kötü koşulların sona erdirilmesi için mültecilerin Yunanistan anakarasına geçişlerine izin verilmeli ve sığınma imkanlarından yararlandırılmalılar” dedi. 

‘BAŞKA ÜLKELERE KABUL ETTİRME PEŞİNDELER'

Mülteci (evrensel)

AB ile Türkiye arasında yapılan mülteci anlaşmasının insan hakları hukukuna aykırı olduğunu dile getiren Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ, AB'nin Türkiye ile yaptığı anlaşmayı Türkiye gibi çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapan Lübnan, Libya, Ürdün gibi ülkelere de model olarak sunmasını da eleştirdi. Görendağ, "Bu çok tehlikeli. Biz bu anlaşmanın bir an önce sonlandırılmasını talep ederken AB bunu başka ülkelere de kabul ettirme peşinde. Mülteci meselesinde vize serbestisi, maddi yardım gibi konuları getirip lütufmuş gibi sunuyor" dedi. AB'nin mültecilere ev sahipliği yapan ülkelere mültecilerin hayatlarını kolaylaştıracak mali destek vermesinin zaten sorumluluğu olduğunu  kaydeden Görendağ, “Bunun pazarlık konusu haline getirilmesi mültecilerin refahının düzeltilmesi için değil,  AB'den uzak tutulmaları için" dedi.

'SIĞINMACILARA KAPILARI KAPATMAK HUKUK İHLALİ'

Mülteci (Evrensel)

AB’nin sığınma ihtiyacı olan herkese güvenli geçiş imkanı sağlaması gerektiğini söyleyen Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ şunları söyledi: "Sığınma arayan insanlara kapıyı kapatmak hukukun ihlalidir. AB, sınıra ördüğü duvarla, deniz geçişini engelleyerek, mültecileri AB'nin dış kapısında bırakmak istiyor. Güvenli geçiş sunmayarak, güvenlik önlemlerini artırdıkça insanlar teknelerle, derme çatma araçlarla geçmeye çalışıyor. AB bu konuda politikasını değiştirmeli. Mültecileri sınırın diğer tarafında tutmak değil, AB topraklarına güvenli bir şekilde ulaşmasının imkanını yaratmalı. Türkiye, Lübnan, Ürdün gibi ülkelere hem mali hem teknik destek sunulmalı. AB şu an yürüttüğü politikalarla kötü bir örnek oluyor".

‘TÜRKİYE’DEKİ KOŞULLAR DA YENİ YOLCULUKLARA NEDEN OLUYOR’

Mülteci (evrensel)

AB’ye yoğun mülteci geçişinin Türkiye’deki koşullarla da ilişkili olduğunu belirten Görendağ, Türkiye’den özellikle 2015-2016 yıllarında sayıları yüz binleri bulan mültecinin AB ülkelerine geçmeye çalıştığını söyledi. Görendağ, insanların büyük bir umutla yolculuğa çıktığını, hayatlarını kurtarmak için büyük risk aldıklarını belirterek Türkiye’nin de mülteci politikasını eleştirdi. Görendağ, mülteciler için Türkiye’deki gelecek kaygısına dikkat çekerek, “2 milyon göçmen Türkiye’de kayıt dışı çalışmak zorunda. Çok düşük ücretlerle çalışıyorlar. Okula gidebilen çocuk sayısı yeterli değil, eğitim imkanı sunulmadığı ortada. Bu yüzden AB’yi daha iyi bir liman olarak görüyorlar. Amaçları yeni bir yolculuğa çıkarak AB topraklarına ulaşmak. Özellikle de daha kuzeydeki refah ülkelerinde kendilerini güvende hissedebilmek. Çünkü Türkiye’de barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçlardan yoksun yüz binlerce mülteci var”.

'DÜŞÜK ÜCRETLERLE ÇALIŞMAK ZORUNDA BIRAKILIYORLAR'

 

Mültecilere yasal çalışma imkanı ve hukuki statü sunulması gerektiğini ifade eden Volkan Görendağ, merdiven altı yerlerde çok düşük ücretlerle çalışmak zorunda bırakılmadan okullarına, hayatlarına devam edebilmeleri için hem yasal hem de destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Suriye’de savaşın başladığı ve Türkiye’ye geçişlerin arttığı 2011 yılından bu yana altı yıllık bir zamanın geçtiğini belirten Görendağ, “Biz geçici diyoruz ama altı yıl geçti. Az bir zaman değil. Bu mekanizmalar şimdiye kadar oluşturulmalıydı. Kalıcı statü verilmeliydi. Sadece Suriyeliler için de değil. Türkiye’de bu insanlar geçici statüde. Geçici bakıldığı için de kalıcı uyum politikaları yürütülmüyor. Sadece AB fonlarına odaklanmış durumda mülteci politikası. Türkiye nde artık bu durumun geçici olmadığını gördü. Ancak kalıcı politikalar konusunda hâlâ büyük eksiklikler var” diye konuştu.

GERİ KABUL ANLAŞMASI NE GETİRDİ?

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan ve mültecilerin Türkiye'ye iadesi ile uygulamaya konulan Geri Kabul Anlaşması 1 Haziran 2016’da tüm hükümleriyle yürürlüğe girdi. Avrupa'ya kitlesel mülteci akınını önlemeyi amaç edinen anlaşmaya göre, Türkiye kendi toprakları üzerinden Avrupa'ya geçen mültecileri geri alacak, karşılığında da 6 milyar avroya varan maddi yardım alacaktı. Avrupa'ya vize serbestisi ve AB”ya üyelik müzakerelerinde yeni başlıkların açılması da anlaşmanın pazarlık konularındandı. Mültecilerin Türkiye'de kayıt altına alınması ve AB’nin Türkiye'ye göndeirlen her mülteciye karşılık yeni bir mülteci kabul etmesi de anlaşma kapsamındaydı.  Anlaşma ile 2016-2017 yılları için Türkiye verileceği taahhüt altına 3 milyar avronun henüz 750 milyonu ödendi. Anlaşma ile birlikte Ege Denizi'ndeki AB Sahil Güvenlik Birimi Frontex ekipleri ile birlikte güvenlik önlemleri artırıldı. Ege Denizi'ndeki mülteci geçişlerine büyük oranda engel olundu. Böylece mülteciler daha tehlikeli güzergahlara yöneldi. Bu süreçte binlerce mülteci Akdeniz'de yaşamını yitirdi.

ADALARDA 14 BİN MÜLTECİ BARINIYOR

Mülteci (Evrensel)

10 Mart 2016'dan bu yana Türkiye'den Yunanistan'a geçen mülteciler alıkonarak Yunan Adaları'ndaki merkezlere yerleştiriliyor ve Türkiye'ye geri gönderilmek üzere bekletiliyorlar. Ege'nin doğusundaki Yunan adalarında hali hazırda yaklaşık 14 bin mülteci bulunuyor. Yunanistan ve Avrupa çapında daha önce sayısız eylem yapan mülteci dostu kuruluşlar bu utanç verici duruma son verilmesini istiyor. Birer açık cezaevi ya da toplama kampına benzetilen adaların bir an önce geçişlere açılması talep ediliyor.

www.evrensel.net