Bir kavram: Kar oranlarının düşme eğilimi

Bir kavram: Kar oranlarının düşme eğilimi

Bu sayıda kar oranlarının düşme eğilimini inceleyeceğiz.

KÂR NEDİR?

Kapitalist üretimin amacı, emeğin karşılığı ödenmeyen kısmının (artı-emeğin) ürettiği artı değere el koyarak yatırdığı sermayeyi genişletmektir. Kâr da, bir ekonomik girişimde sermayenin artışı olarak görüldüğü için, artı-değerle bir tutulur. Ancak, artı-değer yatırılan toplam sermayenin, yalnız emek-gücüne ayrılan değişen kısmıyla bağıntılı olduğu halde, kâr bu toplam sermayenin bütünüyle bağıntılıdır. 
Bu nedenle kâra, yatırılan toplam sermayeye oranlanan artı-değerdir denebilir. Marx bu yüzden kârı, artı-değerin dönüşmüş biçimi diye niteler. Artı-değerin, üretim alanında değil, değişim alanında doğduğu öne sürüldüğü gibi, kâr da ürünün satışıyla gerçekleşen bir fazlalık ve sermayenin bir yavrusu olduğu öne sürülür. Oysa artı-değer nasıl ki artı-emeğin bir ürünü olarak üretim alanında doğuyorsa, artı-değerin dönüşmüş biçimi kar da üretim alanında doğar. Kapitalist üretim biçimi bir bütün olarak ele alındığında kâr, tıpkı faiz, tüccar kârı toprak rantı gibi artı-değerin çeşitli kapitalistler arasında bölüşülen belirli bir kısmıdır ve kaynağı sermaye değil artı-değerdir. 

KÂR ORANI

Kapitalist girişimin verimlilik derecesi kâr oranı ile ölçülür. Kâr oranı, artı-değerin, yatınlan toplam sermayeye oranıdır ve yüzde olarak ifade edilir.
Örneğin, yatırılan toplam sermaye (değişmeyen sermaye s 160.000 ve değişen sermaye d 40.000 lira olmak üzere) 200.000 lira ve artı-değer a bir yılda 40.000 lira olmuşsa, kar oranı k = %20 olur.

KÂR ORANLARININ DÜŞME EĞİLİMİ

Kapitalist üretimin gelişmesiyle birlikte, değişen sermayede, değişmeyen sermayeye ve dolayısıyla toplam sermayeye oranla görece bir azalma olması, kapitalist üretimin bir yasasıdır. Bunun anlamı, kapitalizmin kendisine özgü üretim yöntemleri ile, emeğin toplumsal üretkenliğindeki sürekli gelişme sonucu, aynı miktar değişen sermaye ile (yani emek-gücü ile) aynı sürede, daha büyük bir değişmeyen sermaye kitlesinin (makine ve hammaddenin) ürüne çevrilmesi demektir. 
“Bu üretim tarzı, değişmeyen sermayeye oranla, değişen sermayede gitgide görece bir azalma ve dolayısıyla toplam sermayenin organik bileşiminde sürekli bir yükselme yaratır.” (Kapital III, s. 225) 
Burada, genel kâr oranındaki bu sürekli düşme eğiliminin, emeğin toplumsal üretkenliğindeki sürekli gelişmeyle aynı zamanda meydana gelmesi, kapitalist üretim tarzındaki çelişkinin bir ifadesidir.
Kâr oranının düşmesini engelleyen etmenlerin başında, emeğin sömürülme derecesinin yükseltilmesi gelir. Sömürü derecesi büyüdükçe kâr oranı artacaktır. Ücretlerin, emek-gücünün değerinin altına düşürülmesi, değişmeyen sermayede, işçilerin yaşamına ve sağlığına zarar verecek tasarruflara gidilmesi gibi yollara baş vurularak da kar oranının düşmesine karşı konulabilir. 

KAPİTALİSTLER ARASI REKABET

Bütün bunların yanı sıra kapitalistler en yüksek kâr oranını elde etmek için birbirleriyle kıyasıya bir rekabete girişmek zorunda kalırlar. Önce, proletarya ve burjuvazi arasında başlayan ve gitgide yoğunlaşan çelişkiye şimdi bir yenisi, kapitalistler arası çelişki katılmıştır. 
“Rekabet, modern burjuva toplumunda hüküm süren, herkesin herkese karşı verdiği savaşın en kusursuz ifadesidir. (İngiltere’de Emekçi Sınıfların Durumu. s. 154) 
Bu arada bazı kapitalistler yıkılıp giderken diğerlerinin sermayesi daha da arttığı gibi, kimi zamanda tekelleşen kapitalistler işçi sınıfını daha yoğun sömürülmesinin yollarını bulurlar. Çelişkiler, büyük kapitalist güçler arasında da keskinleşir. Daha yüksek kâr sağlamak için, gelişmiş kapitalist devletlerin sermayeleri, emek-gücünün daha ucuz, sermayenin organik bileşiminin daha düşük olduğu az gelişmiş ülkelere akmaya başlar.
Kapitalist üretim biçiminin yapısı ve işleyiş biçimi bütün bu çelişkileri içinde taşır. Kâr oranının düşme eğilimi bir yasadır. Kâr ise, bu üretim biçiminin itici ve devindirici gücü olduğuna göre, bütün bu önlemlere karşın bu yasa kapitalizmin sınırlarını belirler. Kapitalist sistemle birlikte zorunlu olarak ortaya çıkan bu yasa, yine bu sistemle birlikte ortadan kalkabilir. 

www.evrensel.net