İşçi sırtına mont alamazken Ford'da kâr katlandı

Ford’da 2015-2017 sözleşme döneminde çalışma koşulları ağırlaştı, sömürü arttı. Patronun % 56’lık kâr artışı karşısında işçi ücretleri eridi.

Cem ŞİMŞEK
İsmail Gökhan BAYRAM

Metal işçilerinin büyük tepki gösterdiği 2015-2017 yıllarını kapsayan grup toplusözleşme döneminin bitmesine sayılı günler kaldı. Yeni sözleşme için Türk Metal Sendikası ile metal patronlarının temsilcisi MESS arasında görüşmeler devam ediyor.

Biz de bu vesileyle, süresi dolmak üzere olan toplusözleşmenin kapsadığı dönemin bilançosunu çıkardık. Aradan geçen 2.5 yıl boyunca işçinin durumunun ne olduğuna, patronun nereden nereye geldiğine baktık.

2016 kasımında, kış öncesi evlerine konuk olduğumuz Ford işçileri gazetemize yaşadıkları yoksulluğu şu şekilde anlatmışlardı: “Eşimin montu bayağı eskidi, artık kullanılamaz durumda. Ne yapalım, önceliği çocuğa verdik. Bu ay ona mont aldık artık bir sonraki ay da eşime alırız.”

2 yıldır fabrikada çalışan genç bir işçi ise...
Çocuğu olmamasının kendisi için bir şans olduğunu ifade ederek, “Bir kumbaram var. Her gün ona biraz para atıyorum. Bu yıl tatile benim bütün bir yıl kumbarada biriktirdiğim para ile gittik. 1 kilo portakal alacağıma yarım kilo alıyorum bu hafta. Kalanı kumbaraya atıp biriktiriyorum” demişti.

Peki ya patronun durumu?..
2015’in başından haziran 2017’ye kadar geçen 2.5 yıllık sürede metal işçileri ciddi kayıplar yaşarken metal patronları servetlerine servet kattı.
Bu tespiti biz yapmıyoruz, şirket bilançoları söylüyor.
Bugün sadece birine; otomotiv sektörünün lokomotifi konumundaki Ford Otosan’ın bilançosuna bakacağız.

İKİ YILDA KÂR YÜZDE 56 ARTTI

Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu listesinde 2015 ve 2016’da ikinci sırada yer alan Koç Holding’e bağlı Ford Otosan’ın büyüklük sıralamasındaki yeri, incelediğimiz dönem boyunca değişmedi. Fakat o zamandan bugüne kârı bir hayli çoğaldı. 2015’in ilk altı ayında 406 milyon 504 bin liralık net kâr elde eden Ford, 2017’nin ilk altı ayında ise 633 milyon 917 bin liralık net kâr elde etti.

Aradaki fark yaklaşık olarak 227 milyon. Bu da demektir ki iki yılda kâr, yüzde 56 oranında arttı. Kârdaki artışa karşın Ford işçisi, her gün gelen yeni zamlar, artan enflasyon ve döviz kurundaki ciddi dalgalanmalarla daha da yoksullaştı.

İŞÇİYE YÜZDE 38 BİLE AZ!

Metal iş kolunda 2018’den itibaren geçerli olacak olan grup toplu sözleşmelerine (TİS) yönelik hazırladığı taslakta Türk Metal Sendikası, yüzde 38’e varan ücret artışı teklif etti. Süreç içerisinde yaşadığı kayıpların telafisini isteyen işçinin öfkesi dikkate alınarak yapılan bu teklifi metal patronlarının örgütü MESS reddetti ve 3 yıllık sözleşme ile yüzde 3.2 zam dayattı. İşçiler tepki olarak tam katılımlı fazla mesaiye kalma eylemi yapıyor. İşçiler son 4 ayda yaşanan yüksek enflasyon ve yeni yılda gelecek olan yüksek vergileri düşünerek yüzde 38’i bile az buluyor.

Peki haksız mı?
Ford’un bilançoları işçinin çok daha fazlasını hak ettiğini söylüyor.

ÇALIŞMA KOŞULLARI AĞIRLAŞTI; HASILAT ARTTI

Ford, süresi dolmak üzere olan son toplu sözleşmenin kapsadığı dönem boyunca üretim, satış ve ihracat rekorları kırdı. Buna karşılık işçiler için durum daha kötüye gitti. Bu durum son iki buçuk yıldaki işçi sayısı ve hasılat arasında yapılacak bir kıyaslama ile rahatlıkla görülebilir.

Ford’da üretime dahil olan işçi sayısı 2015’in 2. yarısında, ilk yarısına göre 353 kişi artarak 8 bin 66’ya yükseldi. Aynı dönem şirketin hasılatı da yılın ikinci yarısında ilk yarısına göre arttı.

İşçi sayısındaki artış ile hasılat paralellik gösterdi.
2016’nın ilk yarısında ise işçi sayısı düştü. Bu dönem üretim ve hasılatta da görece bir düşüş yaşadı.

Söz konusu paralellik 2016 yılının ikinci yarısından itibaren işçi aleyhine bozuldu. İşçi sayısı azalırken hasılat düzenli olarak arttı. Örneğin, 2017’nin ilk yarısında işçi sayısı önceki 6 aylık döneme göre yüzde 1.31 azalırken aynı dönemde hasılat yüzde 24 artış gösterdi. Bu durum 2016’dan itibaren fabrikadaki çalışma koşullarının iyiden iyiye ağırlaştığının; işçilerin üzerindeki üretim baskısının arttığının göstergesi! İşçi başına elde edilen hasılatın artması aynı zamanda işçinin emeğine daha çok el konulduğunun da göstergesi.

İŞÇİ BAŞINA HASILAT REKOR KIRDI

2016’ın ikinci yarısında ortalama bir işçinin ürettiği değer 1 milyon 209 bin lira iken 2017’nin ilk 6 ayında bu rakam 1 milyon 505 bin liraya yükseldi.

6 ayda işçi başına 296 bin lira fazladan hasılat. Yüzde 24’e tekabül eden söz konusu artışı maliyet ve enflasyon artışıyla açıklayamayız. Artış, açık bir şekilde, sömürünün artmasının sonucu!

İŞÇİLİK MALİYETİ DÜŞTÜ, KÂR 30 MİLYON ARTTI

Ford fabrikasında artan hasılat nasıl bölüşüldü? Sorunun yanıtı sömürüyü ortaya koyuyor çünkü yanıt işçilerin aleyhine.

Geçen 2.5 yıllık dönemde ücret, sigorta primleri, ulaşım ve yemek gibi kalemlerin de dahil olduğu ortalama işçilik maliyeti düşerken patronun payı olan kâr sürekli arttı.

2015’in ikinci yarısında işçilik maliyeti aynı yılın ilk yarısına göre yaklaşık 1.2 milyon lira azalarak 394 milyon 114 bin liraya geriledi.

2016 yılının tablosu da buna benzer gerçekleşti. 2016 yılın ilk yarısında 437 milyon 831 bin lira olan işçilik maliyeti 434 milyon 582 bin liraya geriledi.

İşçilik maliyeti gerilerken patronun kârı yoluna devam etti. 2.5 yıllık dönemin her 6 aylık döneminde, patronun kârı ortalama 30’ar milyon lira arttı.

ENFLASYON İŞÇİYİ EZDİ, PATRONA VIZ GELDİ

Hesaplama yaptığımız 6’şar aylık dönemlerde, işçilik maliyeti ve kâr artış oranlarını enflasyon etkisinden arındırdığımızda patronun reel kazancının da yüksek olduğu görülüyor.

Sözleşmenin yapıldığı ilk 6 aylık dönemde bir işçinin patrona ‘maliyeti’ reel olarak ortalama yüzde 12.48 artarken, aynı dönemde patronun reel kârı yüzde 63.69 arttı.

İşçiler reel artışı sadece sözleşmenin imzalandığı ilk 6 ayda (2015’in ilk 6 ayı) gördü. Yeri gelmişken hemen belirtelim ki söz konusu artış da geçmiş yıllardaki kayıpları telafi etmekten çok uzaktı.

Sonraki dönemlerde işçi ücretlerindeki artış hep enflasyonun gerisinde kaldı. Ücretler reel olarak hep değer kaybetti ve eridi!

Şöyle ki...
2015’in ikinci yarısında ortalama işçilik maliyeti reel anlamda yüzde 15.37 düştü. Bu gerilemeyle işçiler sözleşmeyle elde ettiği ekonomik kazanımların tümünü kaybetti.

Ford patronu enflasyondan hiç etkilenmedi. Reel olarak kârına kâr kattı. 2017’nin ilk yarısına ait veriler oldukça dikkat çekici! Çünkü bu yılın 6 ayında patron reel kârını yüzde 23.27 oranında artırdı.

İŞÇİLİK MALİYETİ YÜZDE 8; KÂR YÜZDE 56 ARTTI

Altışar aylık dönemleri bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan tablo, 2.5 yılda yaşanan uçurumu gözler önüne seriyor.

2015’in başından 2017 hazirana kadarki süreçte ortalama işçilik maliyeti (İşçi ücretlerinin yanı sıra patronun devlete ödediği vergilerin de dahil edildiği kalem) yüzde 8 artarken; kâr oranı yüzde 56 arttı.

Özellikle son 4 aylık dönemde yaşanan vergi ve diğer zamların enflasyon üzerinde yarattığı etkinin bir sonucu olarak 2017’nin son altı dönemiyle bu uçurumun daha da artacağını söylemek yanlış olmaz. Ortalama işçilik maliyetindeki yüzde 8’lik artışı aynı dönemdeki toplam yüzde 23’lük enflasyon etkisinden arındırdığımızda ise işçinin patrona ‘yükü’ olarak ifade edebileceğimiz kalemin yüzde 15 azaldığını görüyoruz.

KOÇ 5 YILDIR TÜRKİYE’NİN EN ZENGİNİ

Ford işçileri gün geçtikçe yüksek enflasyon, döviz kurundaki artış ve vergi zamları nedeniyle yoksullaşırken; Ford Otosan’ın bağlı olduğu Koç Holding, Türkiye’nin en zengini olmayı bu sene de sürdürdü.

Ekonomist dergisi geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin ‘En Zengin 100’ listesini yayımlamıştı. Koç Holding, 8 milyar lirayı aşan servetiyle en zengin aileler listesinde ilk sırada yer almıştı. Geçtiğimiz yıldan bu yana listeye yeni eklenenler ve liste dışı kalanlar olmasına karşın; değişmeyen en önemli noktalardan biri; son 5 yıldır listede ilk sırada olan Koç Holdingin yine ilk sırayı alması oldu.

 

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Ocak 2018 17:08
www.evrensel.net