Ford işçisi: Hiç eşinizi arayıp ‘Kombiyi kapat’ dediniz mi?

Ford işçisi: Hiç eşinizi arayıp ‘Kombiyi kapat’ dediniz mi?

Ford Otosan işçisi, MESS ve Türk Metal'e dair düşüncelerini yazdı: Siz telefonla arayıp eşinize ‘Kombiyi kapat’ ya da ‘Petekleri kıs’ dediniz mi?

Ford Otosan işçisi
Kocaeli

“Sağ olsun” Türk Metal bir kere taviz verdiğinde gerisi biz işçilerden fazlasıyla bekleniyor. Ödün vermesi beklenenler hep bizler oluyoruz. Bir kere 3 yıllık sözleşme imzalayıp, bizlerin kaybının olmayacağını savunan sendika yöneticilerini istifaya davet ediyorum. İleriyi göremeyenlerin liderlik vasfı olmaz. Binlerce işçiyi ilgilendiren konuda hata yapanlar, yaptıklarının bedeli olarak istifa etmeliler. Bu kişiler bizi daha düşük ücrete mahkum etmekten, MESS’in çanakçılığını yapmaktan öteye götüremezler. 

MESS’in kabul edilemez dediği bu 3 madde de bizlerin kırmızı çizgisidir. Oldu olacak MESS bizleri asgari ücrete bağlasın. Bunu dillendirenlerde hiç vicdan kalmamış. Ayrıca bu arkadaşta ar da kalmamış. İnsan biraz utanır, bu işçi nasıl geçinecek diye. Alsınlar 2 bin lirayı, bir ay geçinmeye çalışsınlar bakalım. Bugün bu maddelere evet dersek, yarın bizlerden hangi tavizleri vermemizi bekleyecekler. 
Kendileri yokluk nedir bilmezler, paralarına para katar, ülke için yatırım da yapmazlar, vergi de vermezler, bütün zorluğu işçiye yıkarlar. 2015 metal direnişinden ders almamış olacaklar ki, hâlâ bizim üç kuruşumuzu hiç etme derdindeler. 

MESS’TEKİLER NE BİLİR BU DUYGUYU?

Hani istediğimiz ücret zammını fazla bulup, kabul edilemez demişsiniz ya, ben size Türkiye’nin en büyük otomotiv fabrikasında çalışan bir işçi olarak nasıl yaşadığımı yazayım. Kış geldi mont almam gerekiyor. Biz sizin gibi öyle markalı ürünler alamayız. İyisini, güzelini seçme şansımız yoktur. En ucuzu, biraz işe yarar olanı bizim işimizi görür. Bunun için de en ucuz mağazaların, o da olmadı pazarların yolunu tutarız. Başka mağazalara baksak da, beğensek de alamayız. Çünkü bütçemiz açık verir. Eşimiz ‘Bu seferlik al’ dese de alamayız. İkimizin içinde de burukluk. Ne o bana söyleyebilir, ne de ben ona. Bir de çocuklar var. Onlar, para ne, nasıl, ne şartlar altında kazanılır, bilmezler. Beğenirler bir şeyleri, alsan olmaz, almasan olmaz. MESS’tekiler ne bilir bu duyguyu? Bunun ne anlama geldiğini? Bazen çocukların istekleri o kadar ufaktır ama onu bile alacak gücün yoktur. O an dünyan başına yıkılır. Siz patronlar yaşadınız mı bu duyguyu? Siz telefonla arayıp eşinize ‘Kombiyi kapat ya da petekleri kıs’ dediniz mi?

DEVAMSIZLIĞIN GEREKÇELERİNE BİR BAKIN

Biz insanız, bizi siz yokluğa mahkum ettiniz, ediyorsunuz. Kıdem zammına karşılar neden ücretler tabanda birleşiyor. Bize göre de ücretler tavanda birleşmeli altta değil. İkramiyeleri çalışılan gün kadar ödeme yapmak isteyenler yarın hafta sonu tatilini de ödemezler. Devamsızlığın gerekçelerine dönüp bir baksınlar. İşçiyi hastalığa sürükleyen çalışma koşulları ne, neden bunu sorgulamazlar. Gerçekten hasta olup olmadığımızı nereden anlayacaklar? Doktorlardan daha iyi mi biliyorlar, raporun gerekip gerekmediğini. Bir adam gelmeyince hat mı duruyor, işler mi yürümüyor? 3 vardiyaya geçtik, tüm gruplarda adam eksik ama istedikleri sayı çıkıyor. Kayba uğramıyorlar, bu nasıl oluyor? Yapılması gerekenden fazla iş yükü bindirdiklerini unutuyorlar. Yoğun tempoda çalışalım ama hastalanmayalım. İş kazaları neden bu kadar çok  yaşanıyor? Hat hızlı, herkeste fazla iş yükü var. Bunu dillendirmiyorlar. Ford’da yapılan işe göre süreler en son ne zaman belirlendi bilen yok. Kağıt üstünde grup liderleri kafalarına göre süre yazmak zorunda. Çünkü ‘Sana bu kadar adam, bu işi yap’ deniyor, sonuç ortada. 

MESS BİZDEN KÖLE OLMAMIZI İSTİYOR

3 yıllık sözleşme değil bu koşullarda bence sözleşme süresi 1 yıl olsun. Kaybımız olmadığını savunanlar, bu 3 yılık sözleşmede diretilmesini nasıl açıklayacaklar? Anlaşılan şu ki, MESS bizden köle olmamızı istiyor. Zaman içerisinde ikramiyelerimizi kaldırmayı düşündükleri ortada. 3 yıllık sözleşmeyle de asgari ücret bandında kalmamızı amaçladıkları da belli. Kıdeme göre zam yok demelerinden de açıkça ortaya çıkıyor. Bizi kurtaracak ne Pevrul (Türk Metal Genel Başkanı Pevrul Kavlak), ne de diğer sendika yöneticileri. Biz bizi kurtarabiliriz. İşçiler olarak yapılanmalı, komiteler kurmalı, isteklerimiz doğrultusunda birleşerek hareket etmeliyiz. Bu sözleşme taslağını MESS’e kabul ettiremezsek geriye dönüşü olmayan kayıplara uğrarız. Bir bütün olarak hareket etmeliyiz. Bütün fabrika çalışanları Renault, Ford ve diğerleri hatta sektörü farklı olan bütün fabrikalarla ortak harekete geçmeliyiz. Birlik olursak ancak sonuca ulaşırız.

www.evrensel.net