Çocuk işçiler hayal bile kuramıyor

Çocuk işçiler hayal bile kuramıyor

Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısı ile Aliağa’da berber, kafe ve restoran gibi işyerlerinde çalışan çocuklarla görüştük.

Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısı ile Aliağa’da berber, kafe ve restoran gibi işyerlerinde çalışan çocuklarla görüştük. Günde 10 saat asgari ücretin altında bir ücret karşılığı çalışan çocuk işçiler, hayal kurmaya bile vakitleri olmadığını söyledi.

Yaptığımız görüşmeler, çocuk işçiliğinde kayıt dışı, esnek saatler ve güvencesiz çalışmanın tablosunu gözler önüne seriyor. Çocukların büyük bir çoğunluğu çıraklık eğitimi dolayısıyla sanayi sitelerine gidiyor, okula gitmeleri ve oyun oynamaları gereken yaşlarda sabah saatlerinden akşama kadar çalışıyor. 

GÜNDE 12 SAAT ÇALIŞIYOR

15 yaşındaki Berat 2 yıldır bir balık restoranında çalışıyor. Ortaokulu bitirdikten sonra okumaya devam etmemiş. Günde 12 saat sigortasız çalışıp haftada 150 lira aldığını anlatıyor ve devam ediyor: “Sigorta parasını bana veriyorlar. Balıkçılığı sevdiğim için burada çalışmaya başladım. 10 günde bir izin kullanıyorum. O zamanlarda da dinlenmeye, arkadaşlarımla buluşmaya çalışıyorum. Gezmeye vakit bulduğum sürece iyi, eve gittiğim zaman yorgun oluyorum. Bu işi yapmasam ne iş yapardım hiç düşünmedim.”

BÜTÜN ÇOCUKLAR OKUSUN

Daha önce İstanbul’da kuaför salonlarında çalışan, şimdi ise bir kafede garsonluk yapan, Şengül ise “14 yaşımdan beri çalışıyorum. Şu anda 17 yaşındayım. Ailevi durumlardan kaynaklı okulu dışarıdan bitirmek zorunda kaldım” diyor. Günde ortalama 10-12 saat çalıştığı kuaför salonlarında iş öğrenmeye çalışan Şengül, bu salonlarda çalışmanın zor olduğunu dile getiriyor. Bu nedenle garsonluk yaptığını ifade eden Şengül, yeni işinde aylık ortalama 1200 lira kazanarak aile bütçesine katkıda bulunduğunu ifade ediyor.

Şengül liseyi açıktan okumuş. “Bazen hayat izin vermiyor işte. Ben de kendi yaşıtlarım gibi gezmek, okula gitmek ve bir gelecek hayali kurmak isterdim. Benim bu hayalleri kurmaya bile vaktim olmuyor. Olmayacak hayali kuramazsın! Hayat şartları izin verseydi belki ben de okumaya devam ederdim. Benim gibi bütün çocukların, okumasını isterim” diyor. 

‘EN AZINDAN İŞ ÖĞRENİYORUM’

Berber dükkanında görüştüğümüz 14 yaşındaki Caner için de durum farklı değil. O da ilkokulu bitirdikten sonra bu işi yapmaya başlamış. “Kuaförlüğü seviyorum, belgesini alıp kalfa olmak istiyorum” diyen Caner sabah 8 gibi işe başladığını, akşam 10-11 gibi işten çıkıp eve gittiğini, izin günlerinde ise evde dinlenmeyi tercih ettiğini anlatıyor. “Neden, izin günlerinde arkadaşlarınla vakit geçirmiyorsun?” diye sorduğumuzda ise, “Yorgun oluyorum. Haftada bir gün kursa gidiyorum. O da hafta içi, okuldan çıkınca direkt eve gidip dinlenmeyi tercih ediyorum” diyor. Kendini geliştirip, iyi bir kuaför olmak istediğini söyleyen Caner, devam ediyor: “Bu işi yapmasaydım, üniversiteyi okumaya çalışırdım. Şimdi okuyan arkadaşlarımla bile görüşemiyorum. Onların yaşamı benden daha farklı ilerliyor. Ben de alıştım çalışmaya. Daha önce çalıştığım yerlerde sürekli ‘Yapamazsın’ diyerek, temizlik gibi işler vererek öğrenmemin önüne geçiyorlardı. Şimdi en azından iş öğreniyorum.” (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net