Tüpraş işçileri: Arkadaşlarımız cinayete kurban gitti

Tüpraş İzmir Rafinerisi'nde patlamada yaşamını yitiren işçiler için tepkiler büyüyor. İşbaşı yapmayan işçiler taşeronluğun kaldırılmasını istiyor.

Emine UYAR
Eren SARAN
İzmir

Tüpraş'ta yaşanan patlamada 4 işçinin hayatını kaybetmesi sonrası tepkiler sürüyor. Sabah 08.00 vardiyasına gelen işçiler işbaşı yapmayarak yaşanan iş cinayetine tepki gösterirken burada açıklama yapan Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay, ilk defa bu işyerinde bu kadar büyük bir iş cinayeti yaşandığını dile getirdi. Patlamaya bir tepki de Tüpraş'taki taşeron işçilerden geldi. Evrensel'e konuşan taşeron işçileri, çalışma koşullarına dikkat çekti. Öte yandan DİSK KESK ve TMMOB ortak basın toplantısı düzenleyerek, iş cinayetleri ve ölümlere vurgu yaptı.

Ayrıca bir tepki de Schneider Elektrik işçileri ve Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesinde çalışan SES üyelerinden geldi. Tüm bunlar yaşanırken Tüpraş'taki iş cinayetine ilişkin sabah saatlerinde 7 kişi gözaltına alındı. 

Tüpraş'ta 4 arkadaşlarını patlamada yitiren taşeron işçileri çalışma koşullarına dair Evrensel'e konuştu.

İşçilerin anlattıkları, kullanılan malzemelerin kalitesizliğinden, acil durumlarda ne yapılacağının bilinmemesine kadar 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma katliamını hazırlayan koşulları hatırlattı. 

Koç Holding’in, Aliağa’nın şehir merkezinde yer alan Tüpraş rafinerisindeki çalışma koşulları hem orada çalışan işçiler hem de tüm Aliağa için riskler taşıyor.   

Tüpraş'ta Petrol-İş üyesi kadrolu işçiler mevcut haklarının ellerinden alınmaması mücadelesi verir, eleman yetersizliği, aşırı iş yükü ve yönetimin mobbinginden şikâyet ederken, taşeron işçiler ise kadrolu işçilerin kendilerine baskı uygulamasından şikâyetçi.    

Görüş vere işçiler, patlamanın 50-70 metre uzağında olduklarını, patlamayı gördüklerini, kendilerine, “Bir şey yok” denildiğini anlattılar. Toplanma alanına götürüldüklerini, oradan başka bir yere götürüldüklerini belirten işçiler,“Kendi elleri ayakları birbirine dolandı. Patlama olunca kaçmaya çalışan işçilerin önüne geçen mühendis küfürlü konuştu” diyor. 

Yine patlamanın ardından normal koşullarda sirenler çalması gerekirken çalmadığı bilgisini veren işçiler, “Eğitimlerde bizlere bunları anlatıyorlar ama uygulamıyorlar” diyor. 

EĞİTİMDE ANLATIYORLAR AMA UYGULAMIYORLAR

Kadrolularda telsiz bulunduğunu, kendilerinde olmadığını, cep telefonunun ise işyerine sokulmasının yasak olduğunu dile getiren işçiler, “Birbirimizle irtibata geçemiyoruz. Başımıza bir şey geldiğinde kimseye haber verecek olanağımız yok. Dünkü olaydan sonra hepimizin ailesi aradı ama bize ulaşamadılar. İşten paydos edip kapıya gidinceye kadar dışarı ile iletişimimiz sıfır.Üzerimizde telefon yakalarlarsa 15 gün uzaklaştırma veriyorlar. Acil aranacak numaraları veriyorlar ama neyle arayacağız.Örneğin iskele kuran iki arkadaş yüksekte yalnız çalışıyor. İkisinden birine bir şey olsa kimseye duyurma olanağı yok. Aşağıya inip haber verinceye kadar diğeri ölür”.   

MOLALARDA BASKI YAPIYORLAR

15 dakikalık çay molalarında, sigara içme alanlarında, süre bitmeden ‘Hadi hadi’ diye sıkıştırıldıklarını anlatan işçiler, “TÜPRAŞ işçisi acele yaptırıyor. Tankın izolasyonu sökülmüştü, izolasyon yapılmadan kaynak yapılmış. Bu tanklara biz iskele kuruyoruz. Işık sistemi yetersiz, karanlık oluyor. Bunu söylediğimizde ‘ışığı sana zimmetleyeceğim’ diyor. Bu tanklarda yarım saat çalıştığında 15 dakika mola vermen lazım,bunu eğitimlerde böyle anlatıyorlar. Ama sabah 8.30’da giriyorsun, 10.00’da 15 dakika çay molası veriliyor, sonra 12.00’de çıkıyorsun” diye anlatıyorlar. 

‘KADROLULARIN GİYMEDİĞİ TULUMLARI BİZE GİYDİRDİLER’

Taşeron işçilerin üzerindeki tulumlar kadrolular için gelmiş ama kullanılan malzeme uygun olmadığı için kadrolu işçiler giymeyi reddetmiş. Bu tulumları taşeron işçilere giydirmişler. İşçiler, “Sıcakta bunlarla çalışılmıyor,bunaltıcı, psikolojimizi bozuyor. Kendi paramızla iş elbisesi alıyoruz, yaz ortasında kış ayakkabısı verdikleri için ayakkabıları kendimiz almak zorunda kaldık” . 

Gaz maskesinin de kendilerine zimmetlendiğini, verilen gözlüklerin, kalitesiz, plastik olduğunu, çizildiğini göremez hale geldiklerini anlatan işçiler, “Gözlük çalışırken sağa sola çarpmaktan çiziliyor, bir saat sonra önünü göremiyorsun, gözlüğümü çıkarıp sildiği için bir arkadaşa 6 gün uzaklaştırma verdiler” diyor. 

Paraşüt tipi kemerin de kalitesiz olduğunu, çalışırken kancaların ayaklarına takılabileceğini anlatıyorlar. 

‘EŞİT KOŞULLARDA ÇALIŞMAK İSTİYORUZ’

Bir işçi durumlarını eski Battalgazi filmlerindeki sahnelere benzetiyor;“Bizler ayakları prangalı bir şekilde yerde, onlar atın üzerinde, bize sürekli ‘çalışın çalışın’ diye bağırıyorlar...”

İşçiler üzerine basa basa kadrolularla eşit koşullarda çalışmak istediklerini belirterek, devam ediyorlar: “Kötü koşullarda olacaksak bile eşit olalım. Taşeron olmazsa bir hiçler. Ayrımcılık yapılmasın. Kadrolunun arkasında sendika var, bizimkinde ise Allah. TÜPRAŞ’ın kadroluları, taşeronlara ikinci sınıf muamele yapıyor. Taşeronuz ama köle değiliz. İşverenin umurunda bile değil, 4 kişi öldü, bir açıklama bile yapılmadı. Kesinlikle kaza olarak görmüyoruz. Arkadaşlarımız cinayete kurban gitti”.

Bu sorunları kadroluların örgütlü olduğu sendika ile konuşmayı düşünüp düşünmediklerini, sorunların nasıl çözüleceğini sorduğumuz işçiler, “Onlar bizi dinler mi. Bize baskı yapanlar sendikalı” diyerek, sendikayı kendilerine çok uzak gördüklerini dile getirdiler.  

PATLAMADA YAŞAMINI YİTİREN MEHMET DERE'NİN CENAZESİ MEMLEKETİNE GÖNDERİLDİ

Tüpraş işçisi Mehmet Dere için düzenlenen cenaze töreni
Patlamada yaşamını yitiren Mehmet Dere için Aliağa Merkez Cammii'nde cenaze namazı kılındı

Tüpraş’taki patlamada yaşamını yitiren işçilerden Mehmet Dere’nin cenazesi Aliağa Merkez Camiinde kılınan cenaze namazının ardından memleketi Osmaniye’ye gönderildi. 

Cenazeye törenine yaşamını yitiren işçinin ailesi, Belediye Başkanı Serkan Acar, siyasi partilerin ilçe başkanları, Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay ve yöneticiler ile sendika işyeri temsilcileri, Genel İş Aliağa Belediyesi işyeri temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. 

Üç, 10 ve 14 yaşlarında üç çocuk babası Yusuf Kepenek’in cenazesi Egekent 2 camisinden kaldırıldı. Ulukent mezarlığına defnedildi. Aynı camiden 5 ay önce de Habaş'ta yaşamını yitiren bir işçinin cenazesi kaldırılmıştı.

MEHMET KARADEMİR'İN CENAZESİ: 'HEP İHMALDEN ÖLÜYOR ÇOCUKLARIMIZ' 

Patlamada yaşamını yitiren 26 yaşındaki Mehmet Karademir’in cenazesi, Aliağa’nın Kapıkaya köyünde toprağa verildi. Üç yaşında bir kız çocuğu babası olan Karademir için önce Yeni Şakran Merkez camiinde ikindi namazının ardından tören düzenlendi. Ardından Karademir’in cenazesi Aliağa’nın Kapıkaya köyüne götürüldü.

Mehmet Karademir’in annesi Sabriye Karademir, “Sırada ben vardım çocuğum” diyerek gözyaşı döktü.

Mehmet Karademir’in annesi Sabriye Karademir
Mehmet Karademir’in annesi Sabriye Karademir

Anne Karademir, “Hep ihmalden gidiyorlar. Hiç havalandırma yapmadan tanka girilir mi? Yanlarında bir bilen olması lazım, hep ihmalden. Hep girdi çıktı yaptılar, tazminat vermemek için, canıyla oynadılar yavrumun” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 

Tüpraş işçisi Mehmet Karademir'in cenaze töreni

Yakınları da Karademir’in iki yıldır TÜPRAŞ’ta çalıştığını, akşamları saat 22.00 sularında işten eve gelebildiğini anlatarak, “Soma’da bir sürü insan öldü. Ne oldu? Kimse arayıp sormuyor, bir tas su vermiyor şimdi” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

Tüpraş işçisi Mehmet Karademir'in cenaze töreni

24 yaşındaki Kemal Şaşmazer’in cenazesi de Bergama’da toprağa verildi.

SABAH 8 VARDIYASI İŞ BIRAKTI

Tüpraş
Tüpraş işçileri yaşanan iş cinayetine tepki gösterdi

İşyerine gelen kadrolu ve taşeron işçiler Tüpraş giriş kapısı önünde toplanırken, bazı taşeron firmaların şefleri, işçilere içeriye girmeleri için baskı yaptı. İşçiler ise arkadaşlarını kaybettiklerini belirterek girmeyeceklerini söylediler.  

Burada açıklama yapan Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay, ilk defa bu işyerinde bu kadar büyük bir iş kazası yaşandığını dile getirerek, “Tüpraş yönetimi bu dönem ilkleri yaşıyor, kâr rekorlarında da ilkleri kırıyorlar” dedi.

'BİZİ BÖLÜP PARÇALIYORLAR’

Yaşanan olayın, taşeron çalışma sisteminden kaynaklandığını belirten Oktay, devletin gerekli önlemleri almadığını, sendikaların ise sorunun üzerine gitmediğini ifade etti.  

“Dört canımızı yitirdik, yıllardır söylüyoruz çalışma sistemimiz kökten değişmeli. Bizi bölüp parçalıyorlar, patronların ceplerine daha çok para girsin diye. Bu can kaybının sebebi budur” dedi. 

Tüpraş
İşçiler, ölümleri protesto etmek için yürüyüş gerçekleştirdi

10. ayda iş cinayetlerinde binin üzerinde işçinin hayatını kaybettiğini dile getiren Oktay, “Bunlar, örgütsüz ve işgüvencesi olmayan işçiler. Yüzde 98’inin önlenebilir olduğunu devletin kendisi açıkladı. Ona rağmen gerekli tedbirleri almıyorlar. Mahkemelerde değişikliğe gidiyorlar, ama taşeron ve güvencesiz çalışmayı engellemiyorlar, çünkü onlar bulunmaz Hint kumaşı, bizden ise çok var.

DİSK, KESK VE TMMOB'DAN ORTAK AÇIKLAMA

Tüpraş
Tüpraş'ta yaşanan cinayetlere ilişkin ortak basın toplantısı düzenlendi.

İzmir Aliağa'daki Tüpraş Rafinerisinde yaşanan ve 4 işçinin ölümü ile sonuçlanan iş cinayeti ile ilgili DİSK Ege Bölge Temsilciliği, KESK İzmir Şubelet Platformu ve TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ortak basın toplantısı düzenledi.

DİSK Ege Bölge Temsilciliği'ndeki basın toplantısında basın metnini okuyan Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Koç Holding karını 11 kat arttırırken işçilere ölüm düştüğünü belirterek "İşçiler ölürken üretimin devam etmesi için çevik kuvvetin gelip ailelerin uzaklaştırılması, onların hastaneye yönlendirilmesi, olayın örtbas edilmeye çalışılması aslında olayın iş kazasi değil cinayet olduğunun açık göstergesidir. Söz konusu cinayetin sorumlusu ise TÜPRAŞ üzerinde helikopterle geçip giden patronun kendisidir" dedi.

Fabrikadan gereken denetimlerin yapılmadığını ve işçi sağlığı önlemlerinin esnek çalışmaya ve taşeron şirketlere bırakıldığını da dile getiren Sarı şunları söyledi "Bunun sonucunda yaşanan patlamada yüzlerce işçinin ölebileceği gerçeğinin üstü kapatılmak istenmektedir.sendikasız güvencesiz ve uluslar arası normlara uygun olmayan çalışma koşullarının ortaya çıkmasından patronundan kamu görevlilerine kadar herkes korkmakta ve bu cinayeten üstü örtülmeye çalışılmaktadır. Aliağa’daki sendikaların, siyasal partilerin hastaneye ailelere baş sağlığı diyecek yüzlerinin olmaması bundandır. Biz emek örgütleri olarak bu iş cinayetinin sorumlularına derhal soruşturma açılmasını, bu cinayete göz yuman patrınn, kamu görevlilerinin yangı önüne çıkarılarak hesap verilmesini talep ediyoruz. Emek örgüleri olarak taşeron sistemi ve esnek kuralsısz çalışmaya karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz".

'4 BİN KİŞİ ÖLEBİLİRDİ'

KESK Dönem Sözcüsü Mustafa Güven de “Burada siyasi bir baskı söz konusu. Aldığımız duyumlara göre fabrikada 800 kadar kayıt dışı işçi çalışıyormuş. Bu kazada 4 bin işçi de ölebilirdi. Olay sadece 4 işçinin yaşamını yitirmesi değil. Orada yaşanacak olası bir kaza tüm Aliağa halkını tehdit etmektedir” dedi.

Çiğli Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Schneider Elektrik, Kemalpaşa'da bulunan Retik Metal, Gaziemir Ege Serbest Bölgede bulunan Mahle fabrikasında çalışan işçiler dün Tüpraş'ta yaşanan iş cinayetine karşı sabah iş başı yapmadan, iş cinayetlerini ve ölümleri protesto ederek, "Tüpraş işçileri acınız acımızdır" yazılı kokartlar attı. İşçiler tüm gün işyerlerinde aktıkları kokartla çalıştı.

Schneider Elektrik
Schneider Elektrik işçileri, iş cinayetleri ve ölümleri protesto etti.

Yeşilyurt'ta bulunan Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesinde çalışan SES üyeleri de kokart dağıttı. Hastanede farklı sendikalara üye sağık çalışanları kokartı takarak iş başı yaptı.

Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi
Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesinde çalışan sağlık emekçileri kokart taktı.

Genel-İş Aliağa Temsilciliği, Aliağa Belediyesine bağlı işyerlerinde işbaşı öncesi yaptığı açıklamalarla Tüpraş'taki iş cinayetlerine dikkat çekti. Yapılan açıklamalarda taşeron sistemi ve kuralsız çalışmanın bu kazaların başlıca sorumlusu olduğu belirtildi. Hayatını kaybeden işçiler için 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Tüpraş
Aliağa Belediyesi işçileri, işbaşı öncesi Tüpraş'taki cinayete ilişkin açıklama yaptı.

PATLAMA İLE İLGİLİ 7 GÖZALTI

İzmir Tüpraş Rafinerisi’nde meydana gelen patlamaya ilişkin 7 kişi gözaltına alındı.

İzmir Aliağa Rafinerisi’nde ürün tankında saat 09.25’te bakım çalışmaları yapılırken basınç nedeniyle şiddetli bir patlama meydana gelmiş, patlamada, bakım çalışmasına katılan 4 işçi hayatını kaybetmiş, 2 kişi de yaralanmıştı. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Ekim 2017 19:46
www.evrensel.net