İMES işçisi: Başkanlık sistemini CHP getirseydi hayır derdim

İMES işçisi: Başkanlık sistemini CHP getirseydi hayır derdim

Referanduma ilişkin tek kaynaktan beslenme hali işçiler arasında kutuplaşmayı derinleştiriyor: Başkanlık sistemini CHP getirseydi hayır derdim.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

Türkiye’nin farklı illerinden göçle İstanbul’a gelen binlerce işçi her gün ekmeğinin peşinde İMES’in yolunu tutuyor. İrili ufaklı binin üzerinde atölye ve fabrikada günlük 12 saate varan ağır çalışma şartları ve düşük ücret hakim. Bu koşullar nedeniyle referandum tartışılsa da henüz ağırlık kazanmış değil. İşçilerin büyük bölümü değişikliğin içeriğini bilmiyor. Özellikle eveti destekleyenlerin tek kaynağı hükümete yakın basın yayın organları. Bu tek kaynaktan beslenme hali kutuplaşmayı daha da derinleştirmiş. Bu durum bir İMES işçisinin şu sözlerine yansıyor: “Başkanlık sistemini CHP getirseydi hayır derdim.”

İşçilerin ara verdiği öğlen saatinde geziyoruz İMES’i. İşçilerin uğrak yerleri olan bir kahveye gidiyoruz. Küçük bir dükkan. Beş altı masası var. Biri dışında hepsi dolu. Plastik iş kolunda çalışan işçilerin olduğu masaya selam verip oturuyoruz. Kısık sesle başlayan referandum konuşmaları, hayırlı ve evetli şakalarla yükseliyor. Arkadaşlarına takılıp, “Bu evetçi” diye gösterenler oluyor. Şakalara bakılırsa hayır diyecekler ağırlıkta. Ama kimse açıktan söylemiyor. Gülerek “Hayırlısı neyse o olsun” diyerek ima ediyorlar. Masada yancı duran bir işçi referanduma ilişkin tüm işçilerin ortaklaştığı konuyu söylüyor: “Oylanacak 18 maddeye dair bilgimiz yok.” Zaten kısa olan paydos bitiyor, oyunu kaybeden işçi hesabı ödüyor ve işyerinin yolunu tutuyorlar. 

‘OKUMAYA GEREK DUYMUYORUM’

D blokta su jeti parçaları üreten bir atölyenin önünde çay içen 6 işçinin yanına gidiyoruz. İçtikleri çaydan bize de ikram ediyorlar. Tüm sorulara AKP’ye yakın gazete ve televizyonlarda yapılan yayınlar doğrultusunda yanıt veriyorlar. Bunun nedeni işçilerden Aydın Çilo ile yaptığımız sohbette ortaya çıkıyor. “18 maddelik anayasa değişikliğini inceledin mi?” sorusuna “Okumaya gerek duymuyorum. Hükümete güveniyorum. Çünkü televizyonlarda, bazen de okuduklarımız yaşadıklarımız yeterli. Beğendiğim bazı yorumcular var onları dinliyorum” yanıtını veriyor. Erdoğan’ı ve AKP’yi yaptığı icraatlardan dolayı sevdiğini söylüyor. “Tek adam yönetimi gelecek” söylemine de dinlediği yorumcuların sözleriyle itiraz ediyor: “Hayır öyle bir şey yok”, “Son sözü hep halk söyleyecek”, “Halk gözünü açtı”, “Türkiye eski Türkiye değil”... Söylediği en çarpıcı söz ise “Şu anda başbakanda benim, cumhurbaşkanı da benim. Hırsla evet diyeceğim.” Hayır diyenleri dinleyip dinlemediğini soruyoruz. Hayırcılara ilişkin her soruyu ağırlıklı CHP üzerinden yanıtlıyor. Ülkeye yararlı bir iş yapmadığını, hayırcıları sevmediğini söylüyor. 

Başbakanlık sisteminin Erdoğan’ın içinde olmadığı bir yarışta önüne gelmesi halinde ne diyeceğini soruyoruz. “CHP getirseydi hayır derdim. MHP getirseydi evet derdim. Bugün için konuşuyorum” diyor. 

BAŞARI AKP’NİN BAŞARISIZLIK DÜNYANIN

Geçmişte Refah Partisine oy veren şimdi ise AKP’ye oy veren başka bir işçi söze giriyor: “Sol kanadın yaptığı tek bir şey var; Tayyip Erdoğan düşmanlığı. Aslında din düşmanlığı dışında yaptıkları başka bir şey yok.” Aynı işçi seçilme yaşının 18’e düşürülmesine ise karşı çıkıyor: “Çocuklar ülkeyi yönetmeye hazır değil. Erken.” Buna diğer işçilerden itiraz geliyor. 

Hükümetin hayır diyenler için kullandığı ‘terörist’ imasına ilişkin görüşlerini soruyoruz Aydın Çilo’ya. Soruyu soruyla karşılık veriyor: “Bugün HDP hayır diyor mu? diyor. HDP, PKK’yı destekliyor mu? Kandil hayırı desteliyor mu? Ak Parti’nin üzerine ne kadar gidilse de o da ülkenin başarıya gitmesi için adımlar atıyor.”

Sohbet işlerin, ekonominin durumuna geliyor. Tüm başarıları AKP’ye bağlayan Çilo, bu alandaki kötü tabloyu şöyle açıklamaya çalışıyor: “Makineye dışarıdan getirmişim üretim yapmışız. Yerli üretim malı olmadığından dolayı ekonomimizi Ak Parti’ye bağlamamız doğru değil. Dünya gözüyle bakmamız lazım.” Önder Ruhşen siyasetle ilgilenmediğini söylüyor. 18 maddelik anayasa değişikliğine de bakmamış. Yine de “Başkanlık sisteminin iyi olacağını düşünüyorum” diyor. 

BAŞKANLIĞA DENİZ GEZMİŞ’Lİ SAVUNMA

Yıldırım Atalay, başkanlık sistemine ilginç bir savunma getiriyor: “Deniz Gezmiş ne diye öldü? Dedi ki, tam bağımsız Türkiye. Buradan bakacaksan tam bağımsız Türkiye başkanlık sistemiyle olur.” Başkanlıkla tam bağımsız bir ülkenin nasıl olacağını sorduğumuzda ise şöyle konuştu: “Emperyalist akıma ve emperyalist sömürgeciliğe dur diyeceksin. Niye? Üretim yapmaya başlayacaksın. İstanbul’a göç olmayacak. Niye çünkü kendi bulunduğum ildeki üretim bana yetecek.” Bir yandan da anlattıklarının hemen olmayacağını söylüyor. “En azından çocuğumun çocuğu borçsuz doğar. Ben buna inanıyorum” diyor ve işe döneceği için izin isteyip ayrılıyor. 

Aydın Çilo ile sohbetimiz sürüyor. Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyım atanmasına ilişkin görüşünü sorduğumuzda ise birbiriyle çelişkili cümleler ardı ardına ağzından dökülüyor: “Onların hepsi yok olsun gitsin. Halktan zorla oy toplarsan... Duyduklarımız var. HDP’nin bazı eş başkanlarının konuşmaları çok hoşuma gider. Bu tür isimlerin Mecliste yer almasını isterim. AK Parti’nin yanında yer almasını da isterim. Gerçekten iyi konuşuyorlar. Tebrik ederim. Belediye başkanını görevden almış iyi mi yapmış kötü mü yapmış diyecek olursan, bu hükümetin kötü yaptığı bir şey görmedim.” 

BİNLERCE İŞÇİ ÇALIŞIYOR

Ümraniye'de bulunan İstanbul Madeni Eşya Sanatkârları Sanayi Sitesi (İMES), Türkiye’deki ilk organize sanayi sitesi. Temelleri 1971 yılında atılan ve 650 bin metrekare arazi üzerine kurulan İMES’te bugün faaliyet gösteren 1150 işyerinde 12 binden fazla işçi çalışıyor. Ancak bunlar sadece kayıtlı olanlar. İşçiler kayıt dışı olanlarla birlikte sayının çok daha fazla olduğunu söylüyor. İMES Türkiye’deki orta ve büyük ölçekli sanayinin makine ve yedek parça ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor.

İMES’in içinde bulunduğu Ümraniye’de 2014’te yapılan belediye seçimleri, cumhurbaşkanlığı seçim ve 2015’te yapılan 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinin sonuçları şöyle: Belediye seçimlerinde AKP yüzde 49.78, CHP yüzde 29.86, MHP yüzde 9.97, HDP ise yüzde 3.35 aldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 56.26’sını alırken, CHP ve MHP’nin Ortak Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ise yüzde 36.47’de kaldı, demokrasi güçlerinin adayı HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise yüzde 7.27 oy aldı. 7 Haziran seçimlerinde AKP yüzde 47.95, CHP yüzde 24.39, MHP yüzde 10.58, HDP ise yüzde 9.98 oy aldı. Hemen ardından yapılan 1 Kasım seçimlerinde ise AKP yüzde 55.5, CHP yüzde 25.2 MHP yüzde 9.3, HDP ise yüzde 7.9 oy aldı.

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Şubat 2017 11:46
www.evrensel.net
ETİKETLER ReferandumİMES