AKP’li kadınlar neden ‘evet’ diyor?

AKP’li kadınlar neden ‘evet’ diyor?

"Babam diyor ki; ‘Belediyeler değişirse Cumhurbaşkanı değişirse ben sana harçlık veremez duruma gelebilirim”

Hilal TOK

“Kişi bir yere gitmek için değil yeni yüzler görmek için yola çıkar” sözünü ardıma alıp yürüyorum. Güzergah Esenyurt... İçerisinde kadınların olduğu sıcacık bir ev. Hava soğuk, ince ince de kar yağıyor, ancak beni üşütmüyor. Yolu karıştırmadan gideceğim yere varıyorum. ‘Onlar-bizler’ demeden bir araya geldiğimiz, ilk kez karşılaştığım kadınların çoğu AKP’ye oy veriyor. Bu referandum da ‘evet’ demeyi düşünüyorlar. İçlerinde hayır diyen, kararsız olan da var. Kürt, Karadenizli, ev kadını, memur, iş arayan kadınlar...

‘ANLAMIYORUZ, BİLMİYORUZ’

Sohbet masamızda tanışma faslı bittikten hemen sonra patlatıyorum soruyu. Sahi ne olacak bu referandum? Ne getirecek ne götürecek? Soru ani oluyor onlar için. Önce bir sessizlik hakim oluyor masaya. Kadınlar birbirleriyle bakışırken sessizliği yırtıveriyor masanın öte ucundan bir kadın. “Ben biraz baktım. Seçimlerde AKP’ye oy verdim ama burada bazı maddeler hoşuma gitmedi. Mesela 18 yaşındaki çocuklar neden Meclise giriyor? Hem nerede ne değişiklik olacak tam olarak söylenmiyor. O yüzden iyi bir şey mi kötü bir şey mi göremiyoruz. Anlaşılır da değil, söylenenleri anlayamıyoruz. Araştırmak, bakmak lazım.” Kürt bir kadın, bugüne kadar hep AKP’yi desteklemiş, ancak şimdi kafasının karışık olduğunu söylüyor.

‘DÜZENİMİZ BOZULUR, İŞİMİZDEN OLURUZ’

Hemen yanımdaki kadına dönüyorum. “Sen ne diyorsun?” İlk önce “Ben anlamam siyasetten, konuşmam” dese de sohbet ilerledikçe döküyor eteklerindekileri. “Başka kimse var mı? Kim gelecek başka... Benzin mazot vergi arttı, işlerimiz etkileniyor. Ama bu sıkıntılara rağmen kimse olmadığı için Erdoğan’ı seçiyoruz. Siyasetten anlamıyorum ama Erdoğan giderse bu ülke biter.” Ekonomik kaygılar, işlerinin ve düzenlerinin bozulması başlıca kaygı...

‘TÜM KANALLAR AYNI ŞEYİ SÖYLÜYOR’

Tam karşımdaysa sık sık göz göze geldiğim, üniversiteden geçtiğimiz yıl mezun olmuş, ancak bir yıldır iş bulamamış genç bir kadın var. Başkanlık sisteminin tam olarak ne getireceğini bilmiyor, ‘evet’ diyecek gibi ama dili varmıyor da. “Benim babam esnaf, yağmur yağıyor, seçim oluyor, işlerimiz hemen etkileniyor. Babam diyor ki; ‘Belediyeler değişirse Cumhurbaşkanı değişirse ben sana harçlık veremez duruma gelebilirim...’ O yüzden mecburen böyle olmak zorunda” diye konuşuyor. ‘Ülkenin bekası için ne hayırlı olacaksa o olsun’, ‘Ülke bütünlüğünü ne koruyacaksa o olsun’ diyerek hem ekonomik sıkıntının hem de savaşın genç bir kadını ‘evet’e nasıl ikna ettiğini görüyorum. Devam ediyor... “Şu anda da zaten her şey kendisine bağlı, başkanlık sistemiyle ne değişecek ki? Zaten her şey elinde. Bir kanun defalarca istenen şekle gelene kadar değişiyor. Ahmet Davutoğlu’yu biz seçtik ama bizim seçtiğimizi aldı, kendi seçtiğini koydu. Yani referandumda evet veya hayır demek hiçbir şey değiştirmeyecek. Çünkü zaten şu anda yapıyor her şeyi. Doğudaki olayların bitmesi, terörün bitmesi ve ülkemizin bekası...” Konuştukça kararını da sorguluyor; “Bilgilendirme olsun ‘evet’ denilirse ne olur, ‘hayır’ denilirse ne olur? Bütün kanallar tek bir şey söylediği için göremiyoruz neyin ne getireceğini.”

AKP GELDİ, KURTULDUK DEDİK AMA...

Kürt kadın alıyor sözü yine; “Bana, çocuğuma zarar gelecek algısıyla karışmıyoruz, araştırmıyoruz. Başka alternatif yok, bu yüzden de AKP’yi seçiyoruz. Evet AKP geldi ve bizi bir kısır döngüden kurtardı. Ben üniversiteyi başörtüsü yüzünden terk etmek zorunda kaldım. Okuyamadım. Sonra AKP gelince ‘Oh AKP geldi bazı şeyleri değiştirecek’ diye düşündük. Ama şimdi çocuklarımız okuyor da ne oluyor? Eğitimde durum sıkıntılı. Çocuklar hiçbir şey öğrenemiyor. Birbirine düşman nesil yetişiyor. Erdoğan iyiydi, biz getirdik, biz yaptık ama şimdi iyi değil. Hem başkanlık sistemiyle Erdoğan öldüğünde kim gelirse gelsin kral olacak. Daha düşünme aşamasındayım araştırıyorum. Bizim dinimize göre öteki tarafın vebalini almamamız lazım. O yüzden doğru karar için araştıracağım...”

‘BU SIRADAN BİR SEÇİM DEĞİL’

Kadınlar arasında ‘Hayır’ diyen bir kadın da var. Tartışmalara sık sık o da dahil oluyor. “Bu cumhurbaşkanı sistemi değil. ‘Partili’ cumhurbaşkanı sistemi. Bir ülkede demokrasi varsa devletin cumhurbaşkanının partili olmaması gerekiyor. Yanlı olmaması gerekiyor. Söz edilen başkanlık sistemine baktığında her şey cumhurbaşkanının elinde yargı, meclis, bütçe... Öte taraftan bu sistem sadece Erdoğan için geçerli değil. Diyelim ki Erdoğan öldü. Ondan sonra gelen kişide de aynı yetkiler olacak. Sadece ona özgü bir şey değil. Bu seçim gibi düşünülüyor ama bu öyle bir şey değil, bu  köklü bir değişim ve herkes bunun farkında değil. Bu yüzyıllarca devam edebilir” diyor.

AKP’ye oy veren herkesin, özellikle de kadınların tartışmaya kapalı, değiştirilemez, ikna edilemez bir tutum içerisinde olmaması hem rahatlatıyor, hem de umut veriyor. Elbette daha fazlası gerekiyor, ama kesin olan şu; önyargılardan arınmış dinleme ve anlama çabası birlikte hareket edebilmenin ilk adımı.

www.evrensel.net