3. havalimanı ölüm pistine döndü

3. havalimanı ölüm pistine döndü

Doğaya verdiği zararla adını duyuran 3. havalimanı inşaatı, son zamanlarda iş cinayetleriyle adını duyuruyor.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Doğaya verdiği zararla adını duyuran 3. havalimanı inşaatı son zamanlar da iş cinayetleriyle adını duyuruyor. 20 bine yakın işçinin çalıştığı ve bu sayının 80 bine çıkacağı söylentileri dolaşırken; kamyonların altında kalan, iskelelerden düşen, üzerine inşaat malzemeleri düşen işçiler, alınmayan önlemlerin ve aşırı kâr hırsının kurbanı oluyor. 

Temellerinin 7 Haziran 2014’te atılmaya başladığı tarihten bugüne kadar, 4’ü geçtiğimiz eylül ayında yaşanmak üzere, haber konusu olan 9 iş cinayeti oldu. Ancak pek çok ölümün hasıraltı edildiği ve kamuoyundan gizlendiğini söyleyen işçiler, çok sayıda taşeron firma olduğu için ölümlerin tespitinin zor olduğunu, gerçek sayının çok daha fazla olduğunu belirtti. İşçiler şantiyede işçi sayısının artmasıyla birlikte ölümlerin daha da artacağı kaygısını yaşıyor. 

ÇALIŞMA SON GAZ

Çok yoğun çalıştıklarını dile getiren bir işçi, “Çalışma son gaz devam ediyor. Bir sürü taşeron firma var. Biz kamyonda günde 10 saat çalışıyoruz. Şantiye alanında çalıştığımız yere gitmek için servise biniyoruz. 15 dakikada o sürüyor. İşe gidip gelme derken günümüzün neredeyse yarısı şantiyede geçiyor” diye konuştu. Yoğun çalışma, işçi sayısının fazlalığı, iş güvenliği önlemlerinin azlığı nedeniyle çok sayıda kazanın yaşandığını belirten bir başka işçi, en fazla kazanın kamyonlar nedeniyle yaşandığını kaydetti. İşçi çalışma koşullarının yanı sıra şantiyede kaldıklarını yerlerin de sağlıksız olduğunu ifade etti. Daha önce bir konteynerde 6 kişi kaldıklarını, tepki göstermeleri üzerine bu sayının 4’e düşürüldüğünü aktardı. 

İŞÇİLER EYLEM YAPMIŞTI

Yemeklerin de kötü olduğu 3. havalimanı şantiyesinde çalışan işçiler, koşulların iyileştirilmesi ve hak gasplarının engellenmesi için 21 Ocak akşamı iş bırakmıştı. Sabah vardiyasındaki işçilerin katılımıyla birlikte 22 Ocak günü de eylemlerine devam eden işçiler, “Sürekli arabalar devriliyor. Çünkü çalışma sahası bataklık. Neredeyse 16 saat çalışıyorsun. Çay saati yok, mola yok. Nefes almak yok. Tatil yok” diyerek taleplerini sıralamıştı. 

CEO’DAN İTİRAF

3. havalimanı yapımcı firması İGA Havalimanları İnşaat CEO’su Yusuf Akçayoğlu da 13 eylül 2016 tarihinde yaptığı açıklamada, çalışmaların gece-gündüz 24 saat hız kesmeden devam ettiğini ve çalışmanın bayramda da süreceğini söyleyerek yoğun çalışıldığını da itiraf etmişti. Aynı açıklamada Akçaoğlu iş güvenliği konusundaki şu itirafı da yapmıştı; “İş güvenliği önlemlerinizin çok daha fazla olması gerekiyor. 3 bine yakın iş makinemiz var. Bunun 2 bin 200 tanesi kamyon, bunlar çift vardiya usulü yüzde yüz güçle çalışıyorlar. Yani gündüz 2 bin 200 kamyon çalışıyorsa, gece de 2 bin 200 kamyon çalışıyor” 

İSİG: ADETA CEZAEVİ GİBİ

3. Havalimanında yaşanan iş cinayetlerini değerlendiren İşçi Sağlığı İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Genel Kordinatörü Murat Çakır, “Kafamızda tahayyül edemeyeceğimiz büyüklükte bir yapı. Ayrı bir şehir kuruluyor adeta. Hafriyat kamyonları vızır vızır geçiyor. Onlarca taşeron firma var. İşçiler orada yatıp kalkıyor. Adeta kapalı cezaevi gibi. Dışarı haber çıkmıyor. İşçiler konuşmaktan bilgi vermekten korkuyor” dedi. Yoğun çalışma baskısı kurulduğunu söyleyen Çakır, işçilerin yaşanan iş cinayetlerinin dışarı yansıyandan daha fazla olduğunu anlattığını dile getirdi. “Bu iş cinayetleri muhtemelen SGK’ye bildiriliyor. Ancak dışarı yansımıyor” diyen Çakır, şöyle devam etti: “En son yakılan bir işçi vardı. Buradaki sosyal gerilimi bilmiyoruz. O yüzden diyorum bir çeşit hapishane gibi. İşçiler dışarı bilgi aktarmaktan korkuyor. İşsizlik rakamları geçenlerde açıklandı. Yüzde 10’un üzerinde. İşçiler işsizlik kaygısıyla konuşmuyor” dedi.

ÖLÜMLERİ ÖRGÜTLÜLÜK ÖNLER

İş cinayetlerinin en büyük nedeninin örgütsüzlük olduğunu ifade eden Çakır, işçilerin örgütlenmesi önündeki engeller kaldırılmadığı sürece bu iş cinayetlerinin önlenmesinin zor olduğunu belirtti. Çakır “Hükümet sendikal örgütlenme önündeki engelleri kaldırmakla övünürken sendikalaştıkları için işten atılan yüzlerce, binlerce işçi için kılını kıpırdatmıyor. İş cinayetlerinin diğer bir sebebinin de çalışma düzenindeki bozukluk” diye konuştu. Onlarca taşeron firmanın olduğunu ve hepsinin ayrı ayrı kendine göre kurallar koyduğunu söyleyen Çakır; “Yan yana çalışan işçiler, farklı firmaların işçisi. Ancak iş güvenliği bir bütündür. Farklı kuralla sahip olmaları işin bütünlüğünü bozuyor. Bu nedenle de koordineli yapılmıyor. Bu da işçi sağlığı ve iş güvenliğini ortadan kaldırıyor” dedi. 

YAŞANAN İŞ  KAZALARI VE İŞ CİNAYETLERİ 

İstanbul’un kuzeyinde meslek odalarının ve uzmanların tüm itirazlarına rağmen büyük bir doğa katliamı tüm hızıyla devam ederken, art arda iş cinayetleri haberleri de geliyor. Hükümete yakınlığıyla bilinen Cengiz-Mapa-Limak-Kolin-Kalyon şirketlerinin CMLKK Havaalanları İnşaatı Adi Ortaklığı adıyla ihalesini kazandığı 3. havalimanı inşaatında, basına yansıyan iş cinayetleri şöyle: 

9 Temmuz 2014: Toprağı temin edilen şantiye alanında bir iş makinesi, içindeki operatörüyle birlikte gölete uçtu. Kazada iş makinesi tamamen sulara gömülürken 41 yaşındaki Operatör Osman Ceylan’ın cansız bedeni jandarmanın su altı arama ekiplerinin yaklaşık 3 saat süren çalışmasının ardından göletten çıkarıldı. 

9 Mart 2015: Pist yapım şantiyesinde iki kamyon malze-me boşaltırken, birinin damperi açık şekilde diğer kamyonun üstüne düşmesi sonucu, Şoför Nurettin Özdemir, sürücü kabininde  ezilerek hayatını kaybetti.

12 Mart 2015: Hafriyat taşıyan Turgut Demircan’ın kullandığı kamyonun Arnavutköy yolunda devrilmesi sonucu Şoför Demircan hayatını kaybetti. 

12 Kasım 2015: Üçüncü havalimanı şantiyesine işçi götüren alt taşeron şirkete ait Orkun ve Ceta şirketlerinin servis araçları çarpıştı. Kazada 2’si ağır 43 işçi yaralandı. 

27 Şubat 2016: Şantiyede çalışan 23 yaşındaki Ammar Koç, iş güvenliği önlemlerinin ihmal edilmesi nedeniyle, özel aracıyla beton mikserinin altında kalarak hayatını kaybetti.

1 Eylül 2016: Taşeron firma yatakhanesinde 36 yaşındaki işçi Mehmet Aytaç oda arkadaşı tarafından yakılarak öldürüldü.

6 Eylül 2016:  Havalimanı inşaatında çalışan bir işçi üzerine çelik palet düşmesi sonucu feci şekilde can verdi. 

22 Eylül 2016: Üstyapı inşaatında çalışan bir işçinin üzerine kalıp düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

26 Eylül 2016: İDA İnşaat firması bünyesinde çalışan bir işçi kamyonların geçişine kılavuzluk ederken kamyonun altında kalarak yaşamını yitirdi.

15 Ekim 2016: 3. havalimanı terminal binasında kalıpçı olarak çalışan Kadir Oruç, 3. kattan düşerek yaşamını yitirdi. Masa kalıbı yaparken boşluğa düşen Oruç’un ölümüne ilişkin savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Ekim 2016 10:14
www.evrensel.net