Meslektaşları: Şermin'in arkasındayız

Meslektaşları: Şermin'in arkasındayız

DİHA muhabiri Şermin Soydan'a "müebbet hapis" cezası istenmesine tepki gösteren gazeteciler, "Meslektaşımızın arkasındayız" dedi.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesine yönelik planlanan operasyona ilişkin bilgileri, "İşte Gever'e 'gizli' operasyon belgesi" başlıklı haberi ile kamuoyuna duyurduğu için 14 Mayıs'ta tutuklanan DİHA Muhabiri Şermin Soydan hakkında, "Devletin savaş ve imkânlarının tehlikeye sokulması" iddiasıyla "müebbet hapis" cezası istenirken, "Örgüte üye olmak" iddiasıyla 3 ile 8 yıl, "Örgüte yardım ve yataklık etmek" iddiasıyla ise 5 ile 10 yıl arasında hapis cezası isteniyor.

Soydan hakkında müebbet hapis cezası istenmesine meslektaşlarından tepki geldi. 

FATİH POLAT: AKIL ALMAZ SUÇLAMA

Gazetecilerin çatışma bölgelerinde ve sokağa çıkma yasağının olduğu OHAL bölgelerinde gerçekleri halka ulaştırma gibi bir sorumluluğunun olduğunu söyleyen Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, böylesi bir suçlamanın yönetilmesinin akıl almaz olduğunu ifade etti. Polat, bu duruma ilişkin yine "Başka bir ülkede çok şaşırtıcı gelecek bir şey bizim ülkede rutin haline geliyor" diye belirtti.

'MESLEKTAŞIMIZIN ARKASINDAYIZ'

İktidarın Kürt sorunu politikasının sert bir şekilde devam ettiği için Kürt basınının iktidarın hedefi haline geldiğine dikkat çeken Polat, "Burada işaret etmemiz gereken iktidarın tutumudur. Dolayısıyla gazetecilik suç değildir. Meslektaşımızın arkasındayız" diyerek dava sürecini de yakından takip edeceklerini kaydetti.

HAYKO BAĞDAT: EMANET YAŞIYORUZ

Gazeteci Hayko Bağdat ise, hukukla, evrensel kanunla ve evrensel basın-yayın etiği ile ilgisi olamayan bir durumla karşı karşıya kalındığını ifade etti. 

Tepkisini de "Canımız insanların keyfine göre, emanet yaşıyoruz" diyerek gösteren Bağdat, devamında "Bir tek gazetecilik için düşünmeyin. Bu atlattığımız badirelerden sonra ders alarak bütün kimliklerin huzur içerisinde yaşayabileceği demokrat özgür bir ülke mi kuracağız yoksa bunu fırsat bilip, bütün muhaliflerin bütün sindiremedikleri kesimlerin canına mı okuyacaktır. Bunu zaman gösterecektir" diye konuştu.

ŞAFAK TİMUR: ŞERMİN GÖREVİNİ YAPTI

Belge temin etmenin gazetecilik görevinin temel hususlarından biri olduğunun altını çizen Gazeteci Şafak Timur da, savaşa dair haber yapıyor olmanın halkın haber alma hakkının olmazsa olmazı olduğunu belirtti. Timur, "Şermin Soydan görevini yapmıştır. Derhal serbest kalması gerekir. Durum bu kadar acık ve nettir. Müebbet hapis, çok ağır bir suçlama. Bu suçlamaların bir benzerini Can Dündar davasında görmüştük. Aslında bu da bütün gazetecilere bir mesaj olmalı" dedi.

'KÜRT BASININDA BU BASKI YENİ DEĞİL'

Gazeteciler olarak baskı ve tutuklamalara karşı mücadele birliği kurulması gerektiğini de söyleyen Timur, şöyle devam etti: "Devlet kendine tehdit olarak gördüğü gazetecileri ayırmıyor, gazeteciler neden birbirlerini ayırıyor? DİHA muhabirlerinin tutuklamasına dair birtakım cılız sesler çıkıyor ama kamuoyunun da itirazı ve desteği gerekiyor. Tam da bu yüzden ortak bir ses çıkarmadığımız sürece bu devam edecek. Kürt basınında bu baskı yeni değil. Onların yanında olmak için çok daha güçlü ses çıkartmak gerekir. Yalnız kalmaları kabul edilebilir bir şey değil." 

UĞUR GÜÇ: HAKİKATE SAHİP ÇIKMASININ BEDELİ, MÜEBBET HAPİS OLMAMALI

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Uğur Güç de, "Şermin Soydan'ın mesleğinin gereklerini yerine getirmesinin ve hakikate sahip çıkmasının bedeli, müebbet hapis istemiyle yargılamak olmamalıdır" dedi. 

Şermin'in halkın haber alma hakkı için riskli bölgelerde hayati tehlike altında mesleğini yaptığını vurgulayan Güç, hakkındaki suçlamaların ilk duruşmada düşmesi gerektiğini söyleyerek, gazetecilerin ve basın kuruluşları üzerindeki baskıların bir an önce son verilmesini istedi. (DİHA)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Ağustos 2016 16:28
www.evrensel.net