Şair ceketli çocuk

Şair ceketli çocuk

Romalı gezgin Arrianus engebeli dağların ve sık çam ağaçlarının ardından zorlukla ulaşmış ününü bolca duyduğu Karadeniz’e.

Ozan Özgün ÇÖRDÜK 
Pamukkale Üniversitesi 

Romalı gezgin Arrianus engebeli dağların ve sık çam ağaçlarının ardından zorlukla ulaşmış ününü bolca duyduğu Karadeniz’e. Karadeniz’in kıyısında mücadeleyle yaşayan halkı Lazlar olarak tanımlamış Romalı Arrianus ve günümüze kadar yüz yıllardır da öyle tanımlandılar.  Bizanslı tarihçi Prokopius ise kısaca şöyle tanımlamış bu halkı; “Kadim zamanlardan beri, herhangi bir hükümdara bağlı olmayan bağımsız bir halk olarak yaşamışlardır. Ömürlerinin tamamını gökyüzüne doğru uzanan ve ormanlarla kaplı olan bu dağlarda yaşayarak geçirirler.” Karadeniz halkının doğayla olan zorlu mücadeleleri, yaşamlarını özgür ve bağımsız olarak sürdürmelerini sağlamış. Bu yüzden ki hayatları başlı başına bir direniş öyküsü olmayı başarmış. Karadeniz halkının bu öyküsüne ses katan en önemli isimlerin başında geliyor Kazım Koyuncu ya da başka bir deyişle Şair Ceketli Çocuk.

 

‘KARADENİZ HALKININ SESİ’


Zayıf bir fiziğe sahipti Koyuncu ama onu güçlü kılan; bir toplumun öyküsü gizliydi ardına. Yüz yıllarca beraber yaşadığı doğasını ve yeşilini koruyan nice Karadeniz kadınının ve emeğenin karşılığını arayan milyonlarca işçinin gücü ve hikayesi vardı. Kendini Laz olarak tanımlayan Koyuncu bu tanıma uygun olarak yaşamı bir mücadele olarak kavramış ve  birlikte direnmişti emekçilerle. Bütünüyle bir toplumun en başta da Karadeniz halkının sesi olmayı başarmıştı. Karadeniz müziğini dönemin sıkışmış kalıplarından ve pop kültüründen arındırmış ve kendi özgünlüğüyle harmanlamıştı. Batı müziği enstrümanlarıyla Karadeniz enstrümanlarını birleştirmişti. Karadeniz ezgilerini Rock müzikle uyuşturup dünyanın ilk Laz Rock grubunu kurmuş Kazım Koyuncu. Bir röportajında “Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim” demiş. 
Müzikte yaptığı bu değişimler onun bu sözünü kanıtlar nitelikte. Tabi sadece müziği değiştirmeye çalışmıyordu aynı zamanda yaşadığı toplumu da aynı özveriyle değiştirmeye ve dönüştürmeye çalıyordu. Kazım Koyuncu, hem yaptığı müzikle, hem yaşamıyla, hem de kişiliğiyle gelecek dünyadan gelen şair ceketli bir çocuktu. 


‘TEŞEKKÜRLER DÜNYA’
“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”  Kazım KOYUNCU

www.evrensel.net
ETİKETLER Kazım Koyuncu