10 yaşındaki Ş.T: Asıl terörist bize ateş edenler

10 yaşındaki Ş.T: Asıl terörist bize ateş edenler

Sur'da annesi ve kardeşi B.T. ile birlikte ‘Örgüt üyesi olmak’ ile suçlanan 10 yaşındaki Ş.T. ebeveynlerinin izniyle yaşadıklarını anlattı.

Şerife ORUÇ
Beritan İRLAN

 
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde kuşatma altındaki mahallelerden 3 Mart günü çıkarılan B.T. (2), Ö.A. (3), M.A. (6), R.A. (7), T.A. (8), Ş.T. (10), G.A. (11) ve K.Ş. (12) adlı çocukların ‘Örgüte üye olmak’ ile suçlanmasına çocuklar ve aileleri tepki gösterdi.

‘Terörist’ olarak itham edilen 2 yaşındaki B.T. ve 10 yaşındaki Ş.T. devlet güçlerinin yoğun saldırısı altındaki mahallelerde anneleri Remziye Tosun ile birlikte 4 ay boyunca yaşam mücadelesi verdi. Kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine 3 Mart’ta mahallerden çıkmalarına izin verilen 8 çocuk, ailelerinden alınarak savcılık kararıyla yetiştirme yurduna gönderildi. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından ‘Örgüte üye olmak’ ile suçlanan ve yurda gönderilmesine karar verilen 8 çocuktan 2 yaşındaki B.T. bakıma muhtaç olduğu için Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan annesinin yanına gönderildi. Bir süre yetiştirme yurdunda kalan çocuklar yine kamuoyunun tepkisi ve başvuru üzerine ailelerine teslim edildi. 4 çocuk annesi Remziye Tosun’un eşi de 8 buçuk ay önce Sur’da ilan edilen bir yasakta darbedilerek gözaltına alındıktan sonra tutuklandığı için çocuklara Ergani bağlı Termila Jêrîn köyünde yaşayan dedesi ve büyükannesi bakıyor

‘ANNEMİN HİÇBİR SUÇU YOKTU’

Annesi ve kardeşi B.T. ile birlikte ‘Örgüt üyesi olmak’ ile suçlanan 10 yaşındaki Ş.T. ebeveynlerinin izniyle yaşadıklarını anlattı. Aylarca az yemek ve kuyu suyu içerek yaşamaya çalıştıklarını anlatan Ş.T, “Kardeşim kuyu suları yüzünden hastalandı. Annem çıkmak istiyordu ama polisler yasak koyduğu için çıkamadı. Annem ve babamın cezaevinden çıkmasını istiyorum. Sur’da annem çok eziyet çekti. Annemin hiçbir suçu yoktu. Annem eline hiçbir şey almamıştı. Odalarda kilitli kalıyorduk. Gaz atıyorlardı, annem bayılıyordu, kardeşim bayılıyordu, biz battaniyeleri ıslatıp kapılara asıyorduk. Çiti (eşarp) ıslatıp başımızı örtüyorduk. Ateş yakıp duman çıkarıyorduk, duman karışınca gazın etkisi gidiyordu” dedi.

‘HEM YASAK KOYMUŞ HEM DİYOR ÇIKIN’

Cezaevine görüşe gittikleri sırada hissettiklerini anlatan Ş.T, “Görüşte annemle konuşamıyorum. Onunla konuşunca dayanamayıp ağlıyorum, annemi üzmemek için ben de onunla konuşmuyorum. Ben görüş boyunca sadece onu izliyorum, dinliyorum” dedi. Sur’da annesinin yanında kalıp evden ayrılmadığı için haklarında inceleme başlatılmasına ilişkin de konuşan Ş.T, “Terörist polistir, ben değilim. Onlar silahla ateş ediyordu. Sokağa çıkma yasağı ilan etmişler bize ‘çıkın’ diyorlar. Biz nasıl çıkalım. Hem yasak koymuş hem diyor çıkın. Ben bu polislerden hiçbir şey anlamadım” dedi. 

‘KONUŞAMAYAN ÇOCUĞU TERÖRİST İLAN ETTİLER’

Ş.T’nin dedesi Adem Tarım (64) ise kızının tutuklanmasının, torunlarının ise ‘terörist’ ilan edilmesinin ahlaki ve hukuki olmadığını belirtti. Tarım, “2 yaşındaki bir çocuğun ‘terörist’ ilan edilmesi hiçbir mantığa sığmıyor. 2 yaşındaki bir çocuk daha konuşmasını bilmiyor, bu bebeği nasıl terör üyesi ilan edebilirler? 2 yaşındaki bir çocuğu ‘terörist’ gösteren devletten ne beklenebilir ki. Bu şekilde insanları kandırmaya çalışıyorlar. 2 ve 10 yaşındaki çocuklar nasıl silah kullanabilir, nasıl terör ilan edilebilir anlamıyoruz” dedi. 

‘TERÖRİST KENDİLERİDİR’

Büyükanne Nurten Tarım da (54) “Bir anneyi 2 yaşındaki çocuğuyla birlikte terörist ilan edip tutukluyorlar. Bu insanlık değildir zulümdür, hakarettir” dedi. Hem kızı Remziye’nin hem de damadının tutuklanma nedeninin evlerini terk etmemeleri olduğunu belirten Nurten Tarım, “Kürt’üz diye bize bu zulmü yapmaya devam edecekler. Bu zulümler yüzünden insanlar ayaklandı, direnişe geçti. 2 yaşındaki, 10 yaşındaki çocukları terörist ilan ediyorlar. Bu çocuklar teröristlikten ne anlıyorlar. Terörist kendileridir. Biz teröristlik yapmadık kendi evlerimizdeyiz, mahallemizdeyiz, çocuklarımızlayız biz” şeklinde konuştu.

‘BEN SİZE ZULMEDEYİM SİZ SES ÇIKARMAYIN’ 

Tarım, “Benim kızım evinden çıkmayarak yanlış yapmadı. Evimizi yaktınız yıktınız, çocuklarımızı katlettiniz, cezaevlerine attınız şimdi de bebeklerimizi terörist ilan ediyorsunuz. Bu devlete şaşırıyorum. Bu devlet değil. Devlet göz göre göre ‘Ben size istediğim zulmü yaparım siz ses çıkarmayın’ diyor” dedi

‘ÇOCUKLAR YAŞANANLARI UNUTMAYACAK’

Yaşananlar karşısında çocukların intikam duygusuyla büyüdüğünü söyleyen Tarım, “Bu çocuklar ‘Anne babamız tutuklandı. 2 yaşındaki kardeşimiz terörist ilan edildi’ diyecek ve bunları unutmayacaklar. Kürtlerin hepsi ‘terörist’ ilan edilerek katledilse de her zaman var olacaklar” dedi.

‘ANNEM VE KARDEŞİM TERÖRİST DEĞİL’

Sur’da kuşatmaya ara verilen 11 Aralık’ta Remziye Tarım’ın anne ve babasının yanına gönderdiği 15 yaşındaki M.Ş.T ve 7 yaşındaki S.T’nin de tek istekleri anne ve babalarına kavuşmak. M.Ş.T, “Boşu boşuna tutuklandı annem ve babam. 2 yaşındaki kardeşimi terörist demişler. Annem yazma el işi yaparak harabe olan evimizi onardı. Annem emeklerini bırakıp gelmek istemedi. Annem ve kardeşim terörist değil. Annemi ve babamı özlüyorum. Benim tek dileğim onların cezaevinden çıkmasıdır” dedi. (Diyarbakır/DİHA)

www.evrensel.net