20 Mayıs 2016 17:35
Son Düzenlenme Tarihi: 20 Mayıs 2016 22:47

'2.5 partinin gerçekleştirdiği darbeyi durdurabiliriz'

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dokunulmazlık teklifinin kabulüne dair basın açıklaması yaptı.

'2.5 partinin gerçekleştirdiği darbeyi durdurabiliriz'

Paylaş

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

Demirtaş, "Aleni bir şekilde diktaya giden yolda Saray'ı güçlendirmek adına yapılan hamleyi kabul etmemiz beklememelidir. Bugün 2,5 parti bir araya gelerek yasayı onaylamış oldu" diye konuştu. "AKP-CHP ve yarım parti MHP ile gerçekleşen darbeyi durdurmak için daha çok olanak var" diyen Demirtaş,  "Şu gördüğünüz parlamento faşistlere ait değildir. Fazlalık olan biz değil, faşist zihniyettir" görüşünü dile getirdi.

Yüksekdağ da "Onlar açısından son perde olabilir, bizim için mücadele daha yeni başlıyor. Onlar tarihe bu yüz karasıyla geçecekler. Bir kere daha demokrasiyi katletme suçu  eklenecekler listeye. Biz direnenler, bugünden sonra bu demokratik direnişi her yerde daha da güçlendireceğiz" dedi.

Selahattin Demirtaş'ın açıklamaları şöyle:

HİÇBİR ARKADAŞIMIZ İFADE VERMEYE GİTMEYECEK

"Az önce grubumuzda değerlendirdik. Hiçbir arkadaşımız ifade vermek üzere mahkeme veya savcılıkların davetine gönüllü olarak icabet etmeyecektir. Savcılıklar ve mahkemeler bu hukuk dışı, anayasaya aykırı ve aleni bir şekilde diktaya giden sarayı güçlendirmek adına yapılmış bu hamleyi gönüllü olarak kabul etmemizi beklememelidir.

Bugün iki buçuk parti bir araya gelerek bu yasayı çıkarıp onaylamış olabilirler. Eminim ki bütün Türkiye toplumu, en azından vicdanı olanlar bu değişikliği ve darbe sürecine giren hukuk dışı ahlak dışı ittifakı ve işbirliğini de bu şekilde görmüştür. Bizi normal, olağan bir yargılama sürecine davet etmiş olsalar asla çekinmiştik bundan. Bağımsız bir yargı ve gerçekten adil bir yargılamanın gerçekleşeceğine yürekten inansak, aklanamayacağımız hiçbir faaliyetimiz olmadığından emin olduğumuz için biz gönüllü olarak gider ifadelerimizi verir yargılanırdık. Zaten bu nedenle en çok biz arzu ederdik dokunulmazlığımızın kaldırılmasını ama bu süreçte doğrudan sarayın talimatıyla çalışan yargı, sarayın talimatıyla çalışan hükümet ve medya var olduğu sürece, sanki adil yargılanma olacakmış gibi bir aldatmacaya da, tiyatroya da biz figüran olmayacağız.

İfademizi almak isteyenler bizi zorla götürecekler. Bunun şimdiden hazırlığını kendileri yapsınlar. Bunların artık her biri siyasi krizdir. Hukuki kriz diyemiyoruz, ortada hukuk yok çünkü.

Ben de dahil kendi ayağımızla tıpış tıpış hiçbir şey olmamış gibi savcılıklara kendi ayağımızla gitmeyeceğiz. Bizi ifade vermeye çağıran savcı ve hakime şimdiden sesleniyorum. Ya tutuklama çıkaracaksınız, ya yakalama, ya zorla getirme. Bunun dışında biz sarayın yargısı önüne sanki yargılama varmış gibi bu oyuna alet olmaycağız. Daha mücadele yeni başladı.

BU PARLAMENTO FAŞİSTLERE AİT DEĞİLDİR

AKP-CHP ve yarım parti MHP’nin ittifakıyla gerçekleşen bu darbeyi durdurmak için çok olanak var. Hukuki, siyasi bütün olanakları kullanacağız, herkes bilsin. Gördüğünüz parlamento faşistlere ait değildir, halka aittir. Burada fazlalık olan da biz değiliz, burada fazlalık olan faşist zihniyettir. Burada bir şeye yer olmayacaksa faşizme ve ırkçılığa yer yoktur. Burası halkın malıdır, kimsenin babasının tapu malı değildir. Bizi buradan kovmayı hesaplayan faşist, ırkçı zihniyet bilsin ki, fazlalık olan sizsiniz, biz değiliz. Burası devlet dairesi değil, biz de atanmış memurlar değiliz. Biz buradaki halk iradesini koruyoruz. Uğruna herşeyinizi sattığınız koltuklarınızı korumak için değiliz. Halkın iradesini, halkın emeğini korumak için buradayız. Sonuna kadar da bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Halk iradesi adına elimizdeki bütün imkanları değerlendireceğiz. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurular da dahil olmak üzere bütün imkanlar siyaseten de hukuken de kullanılacaktır.

52 CESUR YÜREĞE İHTİYACIMIZ VAR

Bizim AYM'ye iptal başvurusu için 52 milletvekiline ihtiyacımız var. Bizim sunacağımız dilekçeye imza atsınlar. Dava açmaya yetmiyor bizim sayımız. 52 cesur yürek var mı onu da önümüzdeki hafta imzaya açıldığında göreceğiz."

ARA SEÇİM SORUSU ÜZERİNE

"Bize yönelik her hamlenin karşılığını görecekler. Ama saraydaki ucuz kasaba politikacısı şunu aklında tutsun. Biz sanki gideceğiz, meydanı ona bırakacağız, o da bir erken seçimle istediği başkanlık, diktatörlük sürecine CHP’nin MHP’nin desteğiyle ulaşacak. Bunu zannediyor da, durum öyle olmayacak. Biz burayı da, alanları da ona dar etmeye devam edeceğiz.
Saraydaki kasaba politikacısı bilsin. Biz demir leblebiyiz, demir leblebi. Bizi her çiğnediğinde dişlerin dökülecek senin ve ağzında ısıracak diş kalmayana kadar da bu süreç devam edecek. Bakalım el mi yaman, bey mi yaman. Hep birlikte göreceğiz."

CHP'NİN EVET DEMESİYLE İLGİLİ BİR SORU ÜZERİNE

"Bu açıkça CHP’nin kurumsal desteğiyle geçmiş bir karardır. Yarın öbür gün zorla gözaltına alınan, tutuklanan her arkadaşımız doğrudan CHP’nin desteğiyle bu uygulamaya maruz kalmış olacak. CHP ana muhalefet partisi olmaktan çıkmıştır. Meclis’te bir tek ana muhalefet partisi kalmıştır. HDP. İki buçuk parti iktidarla sarayın etrafında ittifak yaptılar. Darbeyi desteklediler. Parlamentonun iradesini hiçe saydılar. Bütün bu ilkeleri korumak bize düştü. Biz de bütün bu ilkeleri koruyacak güce de, ahlaka da, kararlılığa da, iradeye de sahibiz.
AYM’ne iptal başvurusu için 52 vekilin desteğine daha ihtiyacımız var. Parlamentoda ‘Ben de bu darbeye karşıyım’ diyen 52 milletvekili varsa, bizim AYM’ne sunacağımız dilekçeye imza atsınlar. Bizim sayımız AYM’ye dava açmaya yetmiyor. 52 cesur yürek var mı, yok mu hep birlikte gözlerimizle göreceğiz."

YÜKSEKDAĞ'IN KONUŞMASI

Figen Yüksekdağ'ın konuşmaları ise şöyle:

"Geride bıraktığımız 10 ay boyunca siyasi iktidar tarafından despotizme, savaşa, şiddete ve kaosa boğulduk. Bu dayatma içerisinde gidilen seçim dayatmadır.

Geçici teklifin hazırlanma sürecinde demokratik anlayışı çok açık şekilde gördük. Önce genel seçimlerin sonucu tanınmadı. İradeye saygı duyulmadı. 1 Kasım’da dayatılmış şekilde halklar dayatılmış şekilde götürüldü sandıklara.

Başbakanı, kabineyi görevden aldı. HDP’nin milletvekillerini hedefleyen dokunulmazlıkların kaldırılması karşımıza çıktı. Bu darbeci siyasetin pratiğinin son perdesi oynandı. Onlar açısından son perde olabilir, bizim için mücadele daha yeni başlıyor.

Onlar tarihe bu yüz karasıyla geçecekler. Bir kere daha demokrasiyi katletme suçu  eklenecekler listeye. Biz direnenler, bugünden sonra bu demokratik direnişi her yerde daha da güçlendireceğiz.

Meclis’teki üç siyasi parti 376 oyla dokunulmazlıkların kaldırılmasına, anayasaya aykırı, siyasi etiğe aykırı bu yasanın onaylanması konusunda uzlaştı. Siyasi haritanın daha da netleştiğini söyleyebiliriz. Türkiye tutarlı bir şekilde demokrasiden yana olanlar, direnenler; karşı çıkanlar olarak ikiye ayrıldı. O 376 oyu veren milletvekillerinin bir kısmı AKP ve destekçisi MHP olmak üzere baskıcı rejimi pekiştirmek ve bundan sonraki süreçte bu rejimin devamını sağlamak konusunda uzlaştılar.

Açık bir saldırı hareketi içerisine girdiler, zorla bu siyasi baskıya yönlendirdiler. Dışındaki milletvekilleri de bu dayatmaya boyun eğdiler. HDP, bu tablo içerisinde direnen tek demokratik güçtür. HDP bu meclis çatısı altında ve yaşam alanlarında demokrasinin ana muhalefetin odağı haline gelmiştir.

Bugünden sonra ana muhalefet odağının geliştirilmesi süreci başlamıştır. Asla tek bir adım atmadık geriye, ileriye kararlı ve sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz. Halkımızın iradesi, demokratik değişim gücü bizden yana. Onlar eskiyen ve köhneyen siyaseti temsil ediyorlar. İleride utanacakları bir sonuca imza attılar. Gelecek bizimdir.

Bizler bu oylama yapılmadan bu darbe hareketinin, kadın iradesine dönük bir darbe olduğunu söylemiştik. Bakın, bugün Meclis'e getirilen yasalarla kadını yüzyıllar ötesine götürülecek saldırganlık, kadınlara ve Türkiye halklarına dayatılıyor. Bizler bu tasfiye operasyonu, darbe hareketi karşısında kadınıyla erkeğiyle bütün Türkiye halklarıyla birlikte direnmeye devam edeceğiz. Görecekler ki direnenler kazanacak." (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Özel: Milletvekilleri özgürce fikirlerini sandığa yansıttı

SONRAKİ HABER

'Facebook'un paylaştığı kullanıcı bilgileri, açıklanandan daha fazla'

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa