Rektörlük polise yol gösteriyor

Rektörlük polise yol gösteriyor

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün haklarında açtığı soruşturmayı Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya değerlendirdi.

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün haklarında açtığı soruşturmayı Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, “Rektörlük aslında polise diyor ki ‘Sen fakültelere istediğin gibi gir, fakültelerde gez, biz senin arkandayız’ Bizim üzerimizden diğer akademisyenlere de göz dağı verilmeye çalışılıyor” sözleriyle değerlendirdi.

Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi’nde 31 Mart günü öğrenciler arasında afiş tartışması yaşanmıştı. Tartışma sonrasında polis kampüse girerek öğrencileri dersliklerinden çıkarıp göz altına almıştı. Gözaltı sonrasında kampüs içersinde çıkmayan polis, Siyasal Bilgiler, Hukuk ve İletişim fakültelerinde öğrenci avına çıkmış, çevik kuvvet polisleri sınavların yapıldığı amfi kapılarını yumruklamış, “Yok mu ulan erkek?” diye bağırarak kantinlerdeki masaları dağıtmış, akademisyenlerin üzerine gaz bombası atmıştı.

ÖĞRENCİLERE DE SORUŞTURMA AÇILDI

Polis şiddetine tepki gösteren ve polisle diyalog yolu arayan SBF akademisyenleri, Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, Yrd. Doç. Dr. Barış Ünlü, Araştırma Görevlileri Hasan Pekdemir ve Onurcan Taştan hakkında soruşturma başlatıldı. Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün açtığı soruşturma gerekçesi “Emniyet görevlileriyle tartışmak ve görevlerini engellemeye çalışmak” oldu. Ayrıca rektörlük 10’dan fazla üniversiteli hakkında da benzer iddialarla soruşturma başlattı.

Hakkında açılan soruşturmayı değerlendiren Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, “Aslında açılan soruşturmayla bizim üzerimizden diğer akademisyenlere de mesaj verilmeye çalıyor. ‘Öğrencilerinizi korumayın’ denilmek isteniyor. Bana ve diğer arkadaşlarıma ‘Polise engel oldunuz’ deniyor. Ancak elinde gazıyla, TOMA’sıyla kampüse giren polise, elimizde bir şey yokken nasıl engel olmuşuz, kimse bir şey demiyor. Fakültemizi savunmaya, öğrencilerimizi korumaya çalıştık. Delilsiz soruşturmalardan biriyle bizi hedef alıyorlar. Rektörlük aslında polise diyor ki ‘Sen istediğin gibi gir, fakültelerde gez, biz senin arkandayız’ Yapılmak istenen tek adam yönetimiyle üniversitelere teslim almaktır” diye konuştu.

‘POLİSİN ÜNİVERSİTE İÇERİSİNDE NE İŞİ VAR?’

Akademİsyenlere açılan soruşturmayı değerlendiren Eğitim Sen Yükseköğretim Sekreteri İsmail Sağdıç, “Polisin üniversitesi içerisinde işi olmaması gerekiyor. Kaldı ki olayda polis sınıflara kadar girmiştir. Soruşturma açılan akademisyenler de öğrencilerinin mağdur duruma düşmemesi için polisle diyalog yolunu aramıştır. Sınıfında hiçbir öğretmen ve akademisyen öğrencisinin alınmasını istemez. Eğer öğrencilerin suçu varsa, siz bunu daha uygun, savcılığa çağırarak ya da farklı bir şekilde gözaltına alarak yaparsınız. Sınıflara girip, öğrencileri zorla çıkararak değil” diye konuştu.

Polisin orantısız güç kullanmasının soruşturulması gerektiğine dikkat çeken Sağdıç “Açılan soruşturma gerçekçi bir soruşturma gibi gözükmüyor. Çünkü Siyasal Bilgiler Fakültesi hedef haline gelmiş durumda ve oradaki akademisyen kadrosunu dağıtmanın yolunu arıyorlar. Bilim ve akademinin demokratik yapısıyla bağdaşmayan bir durumdur. Polis, Valilik emriyle kampüsü yol geçen hanına çeviriyor. O gün atılan gazdan da bütün öğrenciler ve akademisyenler etkileniyor ama soruşturma açılan akademisyenler oluyor. Orantısız güç kullanan polislerin soruşturulması gerekirken, öğrencilerini korumaya çalışan akademisyenlere soruşturma geldiğimiz noktayı gösteriyor” dedi.

www.evrensel.net