Şeyh En Nemr’i idam eden Suudi Arabistan çatışmaya benzin döktü

Şeyh En Nemr’i idam eden Suudi Arabistan çatışmaya benzin döktü

Irak’ta Ramadi zaferi, Suudi Arabistan önderliğindeki Koalisyon güçlerinin Yemen’de ateşkesi sona erdirmesi, Suriye’de Rusya’nın yoğun hava saldırıları eşliğinde hükümet güçlerinin ilerleyişi devam ederken önceki gün Şii din adamı Ayetullah Nemr Bakır en Nemr’in  idamının duyurulması dikkatleri bu olay üzerine çekti. Bölgede mezhep çatışmalarını körüklemekle suçlanan Suudi Arabistan’ın Arap ülkelerinde ve dünyada aylardır devam eden “Nemr’e özgürlük” kampanyalarına rağmen sürpriz bir şekilde en Nemr‘i idam etmesi, “Şii-Sünni çatışmasına benzin dökmek” olarak değerlendirildi. 

BİR SAVAŞ İLANI

Gözlemciler idamların bölgede mevcut mezhepsel gerilimleri daha da tırmandıracağı görüşünde birleşiyor. Bunun en belli başlısı ise Suudi Arabistan’ın İran ile yaşadığı gerilim. Suudi Arabistan uzun bir zamandır İran’ın bölgedeki ilerleyişinden rahatsızlık duyuyor. Cezayir’de yayınlanan Albilad gazetesi, siyasi uzmanların Nemr’ın asılmasını İran’ın bölgedeki ilerleyişi karşısında Suudi Arabistan’ın düşmanlarına resmen bir savaş ilanı olarak değerlendirdiğini aktardı. Filistinli Siyasi Analist Yasin Zaatara, “Bu zamanda en Nemr’in idam edilmesi İran’a siyasi bir mesaj” yorumunu yaptı. 

İDAM PROTESTO EDİLDİ

Arap basını Şeyh en Nemr’in idam edilmesinin Arap dünyasında ve İran’da bir öfke patlamasına yol açtığına dikkat çekiyor. İran, Suudi Arabistan’ın ‘bedel ödeyeceğini’ söylerken Irak, Lübnan ve Bahreyn’den Riyad’a tepki yağdı. Birçok yerde protesto gösterileri düzenlendi. İran’da Suudi Arabistan’ın Tahran Büyükelçiliğinin önünde toplanan kalabalık elçilik binasını ateşe verdi. Bahreyn’de idamı protesto eden kalabalığı dağıtmak için güvenlik güçleri tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz bombaları kullandı.
Irak’ın önemli Şii önderlerinden Mukteda al Sadr, Körfez ülkelerindeki Şiilere gösteri çağrısı yaptı. Lübnan Hizbullahı, Nemr’in idamını kınadı ve Suudi Arabistan’ın bunun bedelini ödeyeceği açıklamasında bulundu. Arap dünyasının önemli gazetelerinden Raialyoum, barışçıl gösterilerle demokrasi talep eden Nemr’in idam edilmesini baş yazısında eleştirdi. 

RAMADİ İÇİN 4 MİLYON İNSAN

Öte yandan bölgede başka önemli gelişmeler de oldu. Irak ordusunun karada bazı aşiretlerin ve havada ABD savaş uçaklarının yardımıyla Ramadi’ye girip şehrin merkezindeki hükümet binasına Irak bayrağını dikmesi, bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Ramadi zaferi ülke genelinde sevinç gösterilerine yol açtı. Irak’ta yayınlanan el Sabah gazetesi, Ramadi zaferi ve yeni yıl kutlamaları vesilesi ile başta başkent Bağdat olmak üzere ülke genelinde dört milyon insanın alanlara indiğini aktardı. 

MUSUL; TÜM SAVAŞLARIN ANASI

Ramadi’nin kurtarılmasını IŞİD’için büyük bir gerileme olarak değerlendiren Raialyoum yazarı Abdulbari Atwan, “Ramadi’nin kurtarılmasıyla Irak ordusu, Musul ve Ramadi’de daha önce cihatçıların karşısındaki hezimetiyle kaybettiği kendine güveni tekrar kazanacak ve gücünü toparlama fırsatını yakalayacak” diye yazdı. Atwan, “IŞİD’in Ramadi’den çekilmesi ve Musul’da sıkışması Musul’un IŞİD’ten geri alınması için başlayacak savaşı ‘tüm savaşların anası’ konumuna getirmektedir” yorumunu yaptı.

İDAM KARŞISINDA Şİİ-SÜNNİ BÖLÜNMESİ

Şİİ ülke yönetimleri ve Şii hareketler en Nemr’in idamını şiddetle kınarken, Sünni olarak değerlendirilen ülke yönetimlerinin Suudi Arabistan’ın arkasında durması dikkat çekti. Suudi Arabistan’ı daha önceden “ağır bedeli olur” diyerek Şeyh en Nemr’in idamının durdurmasını isteyen İran, idamı “cinayet” olarak değerlendirdi ve Suudi Arabistan’a nota verdi. 

İran Devrim Muhafızları Ordusu da yayınladığı yazılı açıklamada, “Suudi Arabistan rejimi bu utanç verici eylemin bedelini kesinlikle ödeyecek” denildi. Yemen’de Şii Ensarullah (Husiler) hareketi ile Lübnan’daki Şii Hizbullah hareketi, Şeyh Nemr’in idam edilmesini şiddetle kınadıklarını açıkladılar. Buna karşın Körfez ülkeleri Suudi Arabistan’ın arkasında durdu. 

Gulfnews gazetesi, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı’nın, “Suudi Arabistan’ın idamları infaz etmesi terörizme açık bir mesajdır” dediğini aktardı. Suudi Arabistan “Âlimler Konseyi” de idamları şeriat hukukunun bir uygulaması olarak savundu. Bahreyn’de idamları “teröre karşı mücadele” kapsamında değerlendirdi.


ŞEYH EN NEMR KİMDİR?
Almayadeen.net

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, ünlü Şii din alimi Nemr Bakır en Nemr’i idam ettiğini duyurdu. Şeyh Nemr, ülkenin doğu bölgesinde gerçekleşen gösterilerden dolayı 2012 yılında Suudi polisi tarafından tutuklandı. 3 yıldır hapishanede bulunan Şeyh Nemr’in de destek verdiği gösteriler Şii vatandaşların vatandaşlık haklarının verilmesi ve üzerlerindeki baskının kaldırılması amacıyla birkaç yıldır devam ediyor.
Suudi yönetiminin “terörist” olarak vasıflandırdığı Şeyh Nemr, 2012 Temmuz ayında önce ayağından vurularak sonra tutuklanmıştı. Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Şeyh Nemr’in tutuklanmasını “ülkede fitneyi yayanlardan biri tutuklandı” şeklinde duyurdu.

BİRÇOK DEFA GÖZALTINA ALINDI

Uzun yıllar ülkedeki yolsuzluğu eleştiren Suudi muhalif Şeyh Nemr, ülkede Şii kesimi tekfir eden yoz düşüncelere ve bakış açılarına karşı da mücadelesiyle tanınıyor. Daha önce doğu bölgesinin valisine Şii vatandaşların talepleriyle ilgili bir liste de teslim eden Şeyh Nemr, birçok defa gözaltına alındı.
Katif ilinin Avamiye bölgesinde 1959 yılında doğan Şeyh Nemr, Şer’i ilimler ve fıkıh eğitimi için Tahran’a gitti.  Uzun yıllar Şam’da görev yapan en Nemr, daha sonra Suudi Arabistan’a döndü. Bölgede gösterilerin artmasıyla beraber tutuklanan Şeyh Nimr için üç yıldır gösteriler düzenleniyor. 

MEZHEP EKSENLİ AYRIŞMA ARTACAK

Gözlemciler, Şeyh Nemr’in idam edilmesinin ülkedeki mezhep eksenli ayrışmayı daha da körükleyeceği kanaatinde. İran ise, daha önce Şeyh Nemr ile ilgili Suudi Arabistan’a yaptığı uyarıları tekrarlayarak, ‘’Arabistan’ın bunun bedelini ağır ödeyeceği’’ şeklinde bir açıklama yaptı.

Suudi Arabistan yönetimi ise Şeyh Nemr’in idam edilmesiyle ilgili yapılan bu tarz açıklamalara bir cevap verdi. İçişleri Bakanı Sözcüsü konuyla ilgili  “Hiçbir devlet 47 teröristin idam edilmesine karışamaz. Biz bu tehditlere aldırmayız” ifadelerini kullandı


RAMADİ’NİN KURTULMASINDAN SONRA NE OLACAK? 

Abdulbari ATWAN
Raialyoum

Bağdadi son olarak İsrail’i neden tehdit etti? Musul’da  “savaşların anası” için geri sayım başladı mı? IŞİD’in alternatifleri neler?

Irak ordusunun karada bazı aşiretlerin ve havada ABD savaş uçaklarının yardımıyla Ramadi’ye girip şehrin merkezindeki hükümet binasına Irak bayrağını dikmesi, IŞİD için büyük bir gerileme olarak görülmektedir. Ramadi’nin kurtulması aynı zamanda Haydar İbadi hükümeti açısından da büyük bir başarıdır. 
Çok açıktır ki, iki büyük güç olan ABD ve Rusya ile bunların yanı sıra yüzden fazla devlet, IŞİD’in  yeni yılın sonuna  kadar bitirilmesi için anlaşmış durumda. Bunun için öncelikli olarak bu örgütün Suriye ve Irak’ta kanatlarının ve gücünün kırılması öngörülmektedir. Bu konuyla ilgili varılan anlaşma, Irak ordusunun eğitilmesi ve silahlandırılması, yine aynı şekilde Peşmerge’nin güçlendirilmesi ile uygulanmaya başlandı.

IŞİD İÇİN CİDDİ KAYIP

IŞİD’in askeri komutanı Ebu Ömer Şişani ile örgütün 20’ye yakın önde geleninin Musul’da tutuklandığı haberi ve Ramadi operasyonunda bine yakın militanın öldüğüne ilişkin söylentiler doğrulanırsa, bu, örgüt açısından çok ciddi bir kayıp demektir. Ancak diğer yandan Ramadi operasyonunda Irak ordusunun ve aşiretlerin kayıplarıyla ilgili herhangi bir açıklama da yapılmış değil. 

Ramadi’nin kurtarılmasıyla Irak ordusu, Musul ve Ramadi’de daha önce cihatçıların karşısındaki hezimetiyle kaybettiği güveni tekrar kazanacak ve gücünü toparlama fırsatını yakalayacak. Zira geçtiğimiz dönemde Irak ordusu, Ramadi ve Musul’u ciddi anlamda savaşmadan cihatçılara bırakıp kaçmıştı. Bu durum da Iraklıların çok fazla tepkisine neden olmuştu.

Ramadi kentinin kurtarılması esnasında ABD güçlerinin rolünün ne kadar büyük olduğunu bilmiyoruz. Ancak şuana kadar Irak’ta 5 bin dolayında ABD’li askeri uzmanın var olduğunu biliyoruz. Şehrin IŞİD’ten temizlenmesinde ABD hava kuvvetlerinin çok büyük rolü olduğu gerçeğini hesaba katarsak,  ABD’nin karada da aynı yardımı yapmış olmasının önünde engel görünmüyor.

İSRAİL’İ SIKICIŞINCA HATIRLADI

IŞİD lideri Ebubekir Bağdadi’nin son yayınlanan ses kaydı ve burada İsrail’i tehdit etmesi, “İsrail’i bir an olsun unutmadık” şeklinde ifadeler kullanması, aslında kendi güçlerinin karşı karşıya kaldığı tehlikeyi fark etmiş olduğunu göstermektedir. Zira bu ses kaydı Bağdadi’nin İsrail’den bahsettiği ilk ses kaydıdır ve ilk defa İsrail’i tehdit etmektedir. Bağdadi’nin daha önce İsrail’e saldırılmamasını “yakın düşmanla savaştığını ve uzak düşmana sıra geleceği” şeklinde açıklaması, Filistin sorununa hep uzak kalması IŞİD’in İsrail ve ABD tarafından desteklendiği eleştirilerini hep gündeme getirmiştir. 

Şimdi herkesin kafasındaki soru, Bağdad’ın kapısı konumundaki Ramadi kentinin IŞİD’ten temizlenmesinin örgütün sonunun başlangıcı olup olmadığıyla ilgilidir. 

IŞİD’in Ramadi’den çekilmesi ve Musul’da sıkışması -ki Musul onların Irak’taki son sığınağı sayılıyor- Musul’un IŞİD’ten geri alınması için başlayacak savaşı “tüm savaşların anası” konumuna getirmektedir. Tabi bu savaş çok kolay olmayacak ve Ramadi’nin kurtarılmasında olduğu gibi bu kadar hızlı olmayacak.

B PLANI VAR MI?

Ancak burada da Rus-Amerikan koalisyonunun gelişmelerle ilgili bir B planının olup olmadığı çok merak edilen bir konu. IŞİD’in bundan sonra yenilgiye uğramaması durumunda ne yapacaklar? Aynı şekilde acaba IŞİD’in bu olup biten karşısında bir B planı var mı? Yemen, Libya ve Irak deneyimleri bize Amerikan koalisyonunun herhangi bir B planının olmadığını göstermektedir. Ama IŞİD’in alternatif yol haritası, daha fazla şiddet, yer altına çekilme, saldırıları daha fazla alana yayma, terörü yaygınlaştırmaya çalışma olarak sıralanabilir. Özellikle onun bu kadar yükselmesine neden olan sebepler ortada durdukça IŞİD’in Ramadi, Musul ve Rakka’da yenilgiye uğraması onun tamamen sona erdiği anlamına gelmeyecektir.


ERDOĞAN HİTLER’E SARILIYOR 

al Arab

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinde çok iyi bir başkanlık sistemi kurulabileceğini belirterek bunun için Hitler’i örnek gösterdi. 

İslamcı muhafazakâr cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede kurmak istediği başkanlık sistemini savunmak için Nazi Almanya’sını örnek olarak gösterdi. Erdoğan bu açıklamayı Suudi Arabistan dönüşü gazetecilere yaptı. 

Ülkeyi 2002 yılından beri önce başbakan olarak, 2014 yılından itibaren ise cumhurbaşkanı olarak yöneten Erdoğan, mevcut anayasayı değiştirerek sembolik cumhurbaşkanlığı yerine ABD gibi geniş yetkili başkanlık sistemini getirmek istiyor. Başkanlık sistemi tartışmaları Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 1 Kasım milletvekili seçimlerinde yüzde 49.5’lik bir oy oranı alarak 317 milletvekili kazanmasından sonra ülkenin güçlü adamı tarafından tekrar gündeme getirildi. Ancak 317 milletvekili bu anayasal değişiklik için yetmiyor. 

2013 yılındaki gösterilerden sonra birçok kesim Erdoğan’ı otoriterleşme ve ülkeyi İslamileştirmeye çalışmakla suçlayarak Erdoğan’ın iktidarını sarsan siyasi ve mali yolsuzlukları da sürekli protesto ediyor.

www.evrensel.net