Diyarbakır'da

   Türkiye'nin sorunları tartışıldı

Diyarbakır'da
    Türkiye'nin sorunları tartışıldıBelediye-İş Sendikası, "Türkiye'nin temel sorunları ve çözüm yolları" adlı paneli önceki gün gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediye Tiyatro Salonu'nda yapılan panele özelleştirme ve taşeronlaştırma saldırılarıyla yüz yüze olan Tekel ve belediye işçileri yoğun ilgi gösterdi. Türk-İş Genel Sekreteri Hüseyin Karakoç, Bayram Meral'in "böbreklerinden taş düşürdüğü" için panele katılamadığı söyledi. Panelde konuşma yapan Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul ve Türk-İş Genel Sekreteri H. Hüseyin Karakoç konuşmalarında, IMF ve kriz politikalarına karşı mücadeleden, demokratikleşmeye kadar pek çok sorununun çözülmesi gerektiğini ve bunun için emekçilerin birliğinin zorunlu olduğuna vurgu yaptılar.Ancak sendikacılar, demokratikleşmede işçi sınıfının ve sendikaların rolüne değinmemeye de özen gösterdiler!Türk-İş Genel Sekreteri Hüseyin Karakoç, hükümetin kulağını çalışanlara tıkadığını ve IMF ve Dünya Bankası gibi sermaye kuruluşların istemlerini yerine getirdiğini kaydetti. Sömürge olan bir ülkenin bağımsız olamayacağını belirten Karakoç, sömürgeciliğe karşı mücadele verilmesi gerektiğini dile getirdi.Türkiye'nin temel sorunlarından bir tanesinin de demokratikleşme olduğuna değinen Karakoç, işkence, insan hak ve ihlallerin sürdüğünü kaydetti. Hortumculara karşı mücadele edilmesini ve hortumcular ile akrabalarının mal varlığına el konulmasını isteyen Karakoç, insanların kazançlarına göre vergilendirilmesi gerektiğini söyledi. Karakoç'un konuşmasında OHAL'in kaldırılması ve koruculuk sistemine son verilmesini dile getirmesi işçilerden büyük alkış aldı.

Özelleştirmeyi savundularBaşta "Sosyal demokratım ama özelleştirmeyi savunuyorum" diyen Prof. Erol Katırcıoğlu olmak üzere panelist olarak konuşan üniversite hocalarının AB'yi, küreselleşmeyi, özelleştirme ve liberalleşme politikalarını savunmaları taşeronlaştırma, işten atma, sendikasızlaştırma, özelleştirme saldırılarıyla yüz yüze olan sendikaların bu paneli hangi amaçla düzenledikleri konusunda soru işaretleri yarattı. Üniversite hocalarının katıldığı ikinci oturumdan rahatsız olduğu gözlenen işçiler bunu ikinci oturuma ilgi göstermeyerek dışavurdular. Kimi işçiler ise bu oturumda ne anlatılmak istendiğini anlamadıklarını ifade ettiler.Prof. Dr. Sema Erder, yoksulluğun değişik coğrafyalardaki tanımları üzerinde durdu. Erder, Türkiye'de var olan aile ve akrabalık dayanışmasının ileriki süreçte çözüleceğini söyledi. Erol Katırcıoğlu, ülkenin sorunlarından çok küreselleşme üzerinde durdu.Katırcoğlu, 24 Ocak kararlarının Türkiye'nin globalleşmeye ayak uydurmasının ürünü olduğunu aktardı. Global şirketlerin büyümek için ulus devletlerinde pazar aradıklarını söyleyen Katırcıoğlu, ulus devletlerin de global şirketleri kendi ülkelerine çekmek için gereken düzenlemeleri yaptığını söyledi. Küreselleşmeye karşı çıkanları anlayamadığını söyleyen Katırcıoğlu, küreselleşmenin olumlu yönlerinin de olduğunu iddia etti.

Anadilde eğitim verilebilirTürkiye'de yapılan Anayasa değişikliklerinin halk oylamasıyla yapılmadığını hatırlatan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Zafer Üskül, halkın örgütlenmesi ve örgütleri aracılığıyla siyasete katılması gerektiğini söyledi. Panelde sorulan sorulara cevap veren Üskül, Anayasa'ya göre resmi dilin Türkçe olduğunu belirterek, isteyen vatandaşlara da ana dilleriyle eğitimin verilebileceğini kaydetti.
www.evrensel.net