“Dokunan yanar”

“Dokunan yanar”

Ergenekon operasyonu kapsamında gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener gözaltına alındı.Yalçın Küçük, Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın aralarında bulunduğu 11 kişinin evi aranıyor. Evi arananlarla ilgili gözaltı kararı var. Gazeteci Ahmet Şık, gözaltına alınırken kapıda bekleyen gazetecilere  ''Dokunan yanar''

Yalçın Küçük, Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın aralarında bulunduğu 11 kişinin evi aranıyor. Evi arananlarla ilgili gözaltı kararı var. Gazeteci Ahmet Şık, gözaltına alınırken kapıda bekleyen gazetecilere  ''Dokunan yanar'' diye bağırdı. Nedim Şener'in ise "Hrant için Adalet için" diye bağırması dikkat çekti.

Türkiye, 3 Mart sabahına yeni bir Ergenekon operasyonuyla uyandı. Polis, İstanbul ve Ankara'da 11 evi sabah saatlerinde aramaya başladı. Evi aranan gazeteciler arasında Nedim Şener ve Ahmet Şık isimleri öne çıkıyor. Gazeteci Ahmet Şık'ın henüz basılmamış kitabı, Odatv baskınındaki bilgisayarlarda ele geçirilmişti. Ahmet Şık, polis nezaretinde evinden çıkarıldığı sırada, "Dokunan yanar" diye bağırdı. Şık, evinin dışında bekleyen yakınları ve arkadaşları tarafından alkışlarla uğurlandı.

AHMET ŞIK İFADE VERMEYECEK

Gözaltına alınan gazeteci-yazar Ahmet Şık'ın avukatı Bülent Utku, Şık'ın oturduğu Mutlu Apartmanı'nın önünde gazetecilere açıklama yaptı.

Utku, aramanın Kabataş Setüstü'ndeki Hacı İzzet Paşa Sokağı'nda bulunan apartmanın üçüncü katında saat 07.00'da başladığını ve 13.30'da sona erdiğini söyledi. Evdeki arama sırasında avukatlar Bülent Utku ile Can Atalay da hazır bulundu.

Ahmet Şık'ın emniyette ifade vermeyeceğini belirten Utku, ''Müvekkilim, son zamanlarda hazırladığı (İmamın Ordusu) ismini vermeyi düşündüğü Fethullah Gülen'in cemaatteki örgütlenmesini anlatan kitap nedeniyle gözaltına alındığı düşüncesini bize iletti. Biz bu aşamadan sonra yakalama ve gözaltına alma kararına itiraz etmeyi düşünüyoruz. Gözaltı süresi henüz belli değil. Hazırlık soruşturması gizli'' dedi.

Bülent Utku, Ahmet Şık'ın evinden sim kartı ve dijital malzemelerin alındığını belirterek, ''CD'lerle ilgili itirazımız oldu, ama hazırlık soruşturması gizli olduğu için daha fazla bilgi vermek sakıncalı'' diye konuştu.

Bu arada, gözaltına alınan Ahmet Şık, polis nezaretinde evinden çıkarıldığı sırada dışarıda bekleyen yakınları ve arkadaşları tarafından alkışlandı.

Bülent Utku, Ahmet Şık'ın evinden sim kartı ve dijital malzemelerin alındığını belirterek, "CD'lerle ilgili itirazımız oldu, ama hazırlık soruşturması gizli olduğu için daha fazla bilgi vermek sakıncalı" diye konuştu.

Odatv yazarı Sait Çakır'ın Üsküdar'daki evindeki arama da sona erdi. Polisler ilk olarak evden evraklar ile çıktı. Daha sonra Çakır da evden çıkarılarak hakkında gözaltı işlemi uygulandı.

Odatv'de yazıları yayınlanan Çakır'ın, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Yerleşkesine götürüldüğü bildirildi.

Evi aranan isimlerden biri de Ergenekon davası sanıklarından Prof. Dr. Yalçın Küçük. Polis Küçük'ün Ankara'daki eviyle ofisini de arıyor, ofise alarm sistemi nedeniyle giremeyen polis ekipleri çilingir yardımıyla alarmı durdurdu ve arama başlattı. Ünlü yazarın yıllar önce boşandığı eşi Temren Küçük'ün evinin kapısı da çilingir yardımıyla açıldı ve aranıyor.

Evleri aranan diğer kişiler ise;

- Odatv koordinatörü Doğan Yurdakul

- Odatv yazarı İklim Bayraktar

- Odatv yazarı Müyesser Uğur Yıldız

- Odatv Ankara temsilcisi Mümtaz İdil

- Aydın Bıyıklı

- Eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu

Evleri aranan 11 isimle ilgili gözaltı kararı olduğu öğrenildi. Ankara'da gözaltına alınan isimlerin akşam saatlerinde İstanbul'a getirilmesi bekleniyor. Mümtaz İdil, Kaşif Kozinoğlu, Doğan Yurdakul'un gözaltına alındığı öğrenildi.

Odatv Genel Koordinatörü Doğan Yurdakul, Odatv yazarı İklim Bayraktar, Müesser Yıldız, Aydın Bıyıklı, Coskun Musluk, Yalçın Küçük ve eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'na ait ev ve işyerlerinde aramalar yapıldığı öğrenildi.

İçişleri Bakanı Atalay: "Karar yargınındır"

Aramalarla ilgili görüşü sorulan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, önce soru almak istemediğini söyledi, ardından da basın mensuplarının ısrarı üzerine "Size kıyamıyorum" dedi ve aramaları değerlendirdi.

Atalay, "Böyle bir olay olduğunda bizim İçişleri Bakanı olarak verdiğimiz cevap, her olayda aynıdır. Yargının bir kararıdır. Yargı emniyetten bu işlemleri yapmasını ister. Bu gibi durumlarda polis adli kolluk görevi görür. Tamamen İstanbul'da yargının, mahkemenin talepleri karşılanmaktadır. Yargının yürüttüğü bir süreçtir. Bizim burada bir fazla cümle söylememiz yanlış olur. Çünkü şuna inanıyoruz, Türkiye'de bir yargı var, bunu onlar yürütüyorlar. Bunların açıklaması da oradadır. Bu olayda ve bu tür olaylarla ilgili bizim çok açıklamamız olmaz. Basın mensupları olarak bunu sizler de biliyorsunuz" dedi.

www.evrensel.net