29 Mayıs 1999 21:00

Kusturika'nın muhteşem dönüşü

"Yeraltı" filminde Sırpları yeterince suçlamadığı için ağır eleştirilere hedef olan, bu yüzdensinemayı bıraktığını açıklamasına...

Paylaş
Kusturika'nın muhteşem dönüşü
Hilmi Güven-Özgür Doğan src=/resim/b1.gif width=0 height=18>Kara Kedi, Ak Kedi (Black Cat-White Cat)
Yönetmen - Emir Kusturika
Senaryo - Emir Kusturika, Gordan Mihic
Müzik - Nele Karajilik, Vajislav Aralica, Dejo Sparalovo
Oyuncular - Bajram Severdzan (Matko), Florijan Ajdani (Zare), Sabri Sulajman (Grga), Branka Katic (İda), SrdjanTodorovic (Dadan), Zabit Memedov (Zariye)
127 dakika, 1998
Orijinal adı "Crna Macka, Beli Macor" (Siyah Dişi Kedi, Beyaz Erkek Kedi)
"Yeraltı" filminde Sırpları yeterince suçlamadığı için ağır eleştirilere hedef olan, bu yüzdensinemayı bıraktığını açıklamasına ve bir daha film yapmamaya yemin etmesine rağmen Kusturica,şaşalı bir şekilde sinemaya geri dönerek kaldığı yerden devam ediyor. Geçen sene Venedik FilmFestivali'nde en iyi yönetmen dalında Gümüş Aslan Ödülü'nü aldığı "Kara Kedi Ak Kedi" filmiyle"sinemaya devam" diyen Kusturica, bu yıl içinde yaptığı en son filmi Beyaz Otel ile de iddiasınısürdüreceğe benziyor.
Kusturica, "Çingeneler Zamanı" filmindeki gibi "Kara Kedi Ak Kedi"de de senaryoyu Gordan Mihicile birlikte hazırlamış. Ancak Kusturica'nın bu filmde oldukça farklı bir yaklaşım benimsediğiaçıkça belli oluyor: "Çingeneler Zamanı"ndaki ağırlıklı dramatik öğelerin yerine bu kez, hafif,eğlenceli, ama politik anımsatmalara ve savaş sonrası Yugoslavya'ya atfedilen alegorilere sık yervermiş. Alabildiğine renk ve müzik curcunasıyla "Çingeneler Zamanı" filminden on yıl sonrakamerasını yine "Çingene"lere çeviren Kusturica, Tuna kıyılarındaki hayatın coşkusunu, doğayı,hayvanları, insanları seven, acıyı, ölümü bile neşeyle karşılayan her türlü olumsuzluğugöğüslerken bile hayatın tadını çıkarmaktan geri durmayan bu insanları anlatıyor. "Çingene"lerineğlenceli ve matrak yaşamı seyircinin yoğun ilgisini çekerken film, şimdiden reytinglerine girdi.
Ama, Altın Palmiye kazanmasına rağmen beklenilen ticari başarıyı elde edemeyen "Yeraltı"ndansonra, biraz pazara dönük hazırlanmış bir film olduğu yönündeki görüşler de yok değil.
Film, biri çöp toplama zengini, diğeri çimento fabrikası sahibi iki dede, biri ilk bakışta aşık olacağıbir kızla evlenme umuduyla yaşayan ve dedesinin bulduğu kızları beğenmeyen, diğeri sevdiği kızyerine babasının borcu nedeniyle "bir metre+bir jilet boyundaki" bir kızla evlenmek zorunda kalaniki torun ve bir vurgunla zengin olmayı hedefleyen oğul etrafında gelişen olayları konu alıyor.
Üçkâğıtçı Matko'nun Grga, Zariye ve oğlu Zare'yi, bir tren soygunu için kendi dümenine aletetmesi ve kurnaz Dadan'ın, Matko'yu kıstırıp Zare'yi çirkin kızkardeşiyle evlendirme çabalarıanlatan "Kara Kedi Ak Kedi"de, savaş sonrası toplum değerlerinin yıkıntıları içinde olgunlaşankardeşlik ve aşk üzerine değinmeler ağırlıklı.
Uzun yıllardır görüşemeyen iki eski dost, mafya babası Grga ve Zariye'nin tekrar karşılaşmalarıMatko'nun Belgrad-İstanbul hattında bir treni soyma planı sayesinde olur. Eski kuşağı (eskideğerleri) temsil eden bu seksenlik delikanlılar torunlarına hayat dersleri vererek, "yeni" değerleriçinde yozlaşmalarını önlemeye çalışıyorlar.
Kendisi ile yapılan röportajlarda "politik" film yapmak amacında olmadığını özellikle vurgulayanKusturica, filmin şamatalı ortamı içinde yoğun politik mesajlar vermekten geri durmamış: ortadadolaşan "Alman" markları, domuzun arabayı eski Yugoslavya haritası şeklinde kemirmesi,"özgürlük" lafının geçtiği sahnelerdeki bağlı insanlar, savaş suçlusu "yurtsever" işadamı gibi.
Filmi, sürekli çatışan değerler ile zıtlıklar üzerine inşa ettiğini ve kendi ifadesiyle "...siyah-beyaz,yaşamın ekstremleri gibi" kurguladığını belirten yönetmen, film boyunca kısa kız-uzun adam, siyahkedi-beyaz kedi, sarı kız-esmer oğlan, güzel (Ida)-çirkin (Uğurböceği), teknoloji-kırsal yaşam gibiçelişkileri ustaca bir araya getiriyor.Kusturica, "Doğal olan şeylere hayranlığımı ve coşkuyu ifade etmek istedim. Trajedidenuzaklaşarak hayata, renklere ve ışıklara yöneldim. Dikkat ederseniz ölüler tekrar hayat buluyor.
"Çingene"ler, hayatın her dakikasında coşkularını kaybetmezler. Duygusal etkisi nedeniyle ve ilgiuyandıracağını düşünerek entrikaları ve "Çingene" kitch'ini vurgulamak istedim" diyor.Görüntü yönetmeni Thierry Arbogast' in olağanüstü tekniğiyle, Fellinivari renkli detaylara (arabayıyiyen domuz, etrafta sürekli dolaşan kaz sürüleri, ağaca bağlı çalgıcılar) yer veren Kusturica, sıksık grotesk ögeler kullanarak yaptığı manevralarla, parçalar halinde pop kültürü (rambo,Casablanca, makinalı tüfekler, altın dişler, kasaba lunaparkı, tekno müzik) motiflerini serpiştiriyor.Filmde curcunalı, gürütülü patırtılı komik sahneler düğünde doruğa ulaşır. Uğurböceği'nin(Afrodit) kurmaca evlilikten kurtulması ve kaderine kavuşması, ancak arkasına bakmadan kaçmasıile gerçekleşiyor.
"Sahte bir düğünden kaçılabilir, ama kaderden asla", "Ölüm sonsuzdur, ne zaman başlarsabaşlasın", "Para ile çözemediğin işi çok para ile çözersin" gibi "Çingene"lerin hayata bakışınıanlatan çarpıcı ifadelerin yer aldığı film, batılılaşmış savaş vurguncusu Dadan'ın mağlubiyeti(lağım çukuruna düşmesi) ile sona erer.
Filmin final sahnesinde ise, Dadan'ın pisliğini kazlarla temizlerken Matko'nun ona yardım ettiğinigörüyoruz. Yeni kuşağın mutlu sonla biten macerasını izleyen Grga, (boynunda 3 dinin simgesinitaşıyan madalyonla), Matko-Dadan yardımlaşmasına atfen Casablanca'da geçen "Sanıyorum bu,yeni bir dostluğun başlangıcı olacak" lafıyla filme noktayı koyar.
Senaryoyu, "Çingene"ler arasında anlatılan bir anektottan esinlenerek yazdığını ve filmitasarlarken Marquez'i referans aldığını söyleyen Kusturica, "Çingene"lerin renkli dünyasından yolaçıkarak, ilahi aşk, ihanet, entrika, ölüm, arkadaşlık, aile bağları, kuşaklar arası çatışma gibi dramklişelerini alıp bunları mizahi, kaotik ve alaylı bir fantazi hamuru içinde yoğuruyor ve sonuçta boleğlenceli bir film sunuyor bizlere. Kısaca "Kara Kedi Ak Kedi", seyirciyi farklı bir dünyayataşıyacak ve yaşama bakışını değiştirecek eğlenceli bir komedi, belki de bazılarına "Bir filmseyrettim, hayatım değişti" dedirtebilecek sıradışı bir film.
ÖNCEKİ HABER

Siyasi tutuklular uyarı eylemi yapacak

SONRAKİ HABER

“Yalnız Efe” Documentarist’te gösterildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa