4 Ağustos 2026 00:05

En yüksek demokratik meşruiyet

Gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında cumhurbaşkanına hakaret ettiği suçlaması ile soruşturma başlatılmış.

Yine cumhurbaşkanına hakaret konusuna geldik.

Bu konu hiç bitmeyecek gibi.

Ertuğrul Özkök’ün soruşturma konusu konuşmasını YouTube’dan dinledim. Hakaret yok. Cumhurbaşkanına hakaret yok. Esasen konu Cumhurbaşkanı değil, Cumhurbaşkanının cumhurbaşkanı olmadığı döneme ilişkin tespitler. Ama mesele gerçekten cumhurbaşkanına hakaret değil. Yargı sisteminin istediği kişi hakkında soruşturma açabilmesi, gözaltı ve tutuklama yapabilmesi, kelepçeli ya da kollarında iki polis ile “lekeleme yürüyüşü” yaptırabilmesi medyada o kişiyi afişe edebilmesidir.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, konu hakkında yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle iş başına gelmiştir. Cumhurbaşkanımız şu anda dünyada demokratik seçimler yoluyla iş başına gelen liderler içinde en tecrübeli devlet adamı ve liderdir. Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğudur. Bu aynı zamanda millet iradesine dönük ahlaki bir problemdir.” demiş.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in yukarıdaki iki iddiası da kuvvetli değil.

Birincisi seçimle gelmek meselesi. Seçimle her iktidara gelen halkın meşru iradesini temsil etmez. Burada onlarca örnek verebilirim hemen ama birileri Özkök’e soruşturma açtığı gibi bana da soruşturma açabilir. Cumhurbaşkanını şunlara benzeterek hakaret ettin diye. O nedenle isim vermeyelim ama seçimle gelen her iktidar demokratik iktidar değildir. Seçimin demokratik ve adil de olması gerekir. Bizde yapılan seçimler demokratik ve adil midir? Bunu defalarca tartıştık. Neredeyse her gün tartışılmaya da devam ediliyor. Yazılı ve görsel basının yüzde 95’i seçimler zamanı ve seçimler dışında sadece sizin propagandanızı yapıyorsa, seçim yargısı sizin lehinize yasaları ve Anayasa’yı ihlal ederek kararlar veriyor ve kayırıyorsa, her seçim öncesi sizin kazanacağınız şekilde il ve ilçelerin durumu değiştiriliyor ve seçim yasasında oynamalar yapılıyorsa, seçim propagandası sırasında devletin bütün maddi ve manevi olanakları sizin tarafınızdan kullanılıyorsa, seçim günü bazı il ve ilçelere seçmen ve asker, polis seçmen kaydırılıyorsa, sayım sonuçlarının tespit edilmesi ve merkezde toplanılması konusunda her seçimde kuşkular doğuyorsa, yurt dışı oy kullanma şaibeli ise aynı zarfın içindeki dört oy pusulasından üçü geçerli biri geçersiz sayılarak kaybedilen seçimler iptal ediliyorsa, anında mühürsüz oylar geçersizdir diye çok açık ve kesin bir hüküm varken milyonlarca mühürsüz oy (Yani ağaların, parti temsilcilerinin başkaları adına kullandığı oylar) geçerli kabul ediliyorsa yüzde elli bir değil yüzde doksan oy alsan da  “Milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle iş başına milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle iş başına gelmiş” sayılmazsın.

Kenan Evren’ in anayasası yüzde doksan iki ile demokratik bir referandumla mı kabul edilmişti.

Üstelik önümüzdeki seçimler için şimdi bir de rakibin adayı ve rakibin partiyi tasfiye ediyorsun. Yani antidemokratik seçim pratiğinde seviye atlamışsın ve AKP sözcüsü olarak demokratik seçim ve halkın iradesinin meşru temsiliyetinden söz ediyorsun.

Pes yani.    

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Kamil Tekin Sürek

En yüksek demokratik meşruiyet
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et