30 Haziran 2026 00:13

TEMA Vakfı Ankara Gönüllülerinin tutuklanması infial yarattı. TEMA Gönüllüleri 3 Haziran 2026 tarihinde Nallıhan bölgesinde doğayı koruma ve endemik (yöreye özgü nadir) türleri inceleme amacıyla düzenlenen bir geziye katılmışlar. Dönüşte, mola vermek istedikleri bir benzin istasyonunun yanında bulunan Doruk Maden işçilerinin eylemini ziyaret etmek, onlara destek ve sempatilerini sunmak istemişler. Otobüsten inip işçilere doğru yöneldiklerinde, işçiler de onlara doğru gitmiş, araya polis girmiş ve otobüsü bağlayacaklarını, her birinin GBT’sini soruşturacaklarını söyleyince, polisin tehdit ve baskısı ile otobüslerine geri binmişler ve işçilerin yanından uzaklaşmışlar. Benzin istasyonundan uzaklaşınca bir yerde polis tarafından durdurulmuşlar ve hepsinin kimlik tespiti ve GBT taraması yapıldıktan sonra bırakılmışlar. 

NATO toplantısı yaklaşınca da son aylarda eylemlerde gözaltına alınan kişiler kategorisine sokularak gözaltına alındılar ve tutuklandılar. İktidar buna “önlem tutuklaması” diyor. Aslı gözdağı tutuklamasıdır. Devlet bunu benim bildiğim doksan senedir yapar. Belki Osmanlı’dan, hatta Abdülhamit’ ten kalma bir uygulamadır. Bilirsiniz uzun yıllar her 1 Mayıs öncesi Aziz Nesin, Asım Bezirci gibi yazarlar ve TKP’ liler gözaltına alınır, 1 Mayıs’ tan sonra da bırakılırdı. TEMA Gönüllülerine ve diğer tutuklananlara da NATO zirvesi sonrası tahliye dilekçesi verin demişler. Bırakacağız babında.

Yıllar önce, Kenan Bilgin’ in gözaltına alınıp kaybedilmesi davasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ilgili daire hakimleri Ankara Adliyesi Kütüphanesinin duruşma salonuna çevirmiş tanık dinliyordu. Hükümetin tanıklarından biri de Ankara terörden sorumlu emniyet müdür yardımcısıydı. Bilgin ailesinin avukatlarının, emniyet müdürüne sorduğu sorulardan biri de şuydu (Gözaltı ve tutuklamaların hukuka aykırılığını kanıtlamak için): “Aynı zamanda on farklı ilde onlarca insanı gözaltına aldınız. Bunu hangi delillere dayanarak yaptınız?” Müdürün cevabı şöyleydi: “Biz devlet olarak komünistler devletin soluğunu hissetsin diye altı ayda bir operasyon yaparız. Gözaltına aldıklarımızın yüzde yetmiş beşini emniyet ve savcılık aşamasında bırakırız. Geri kalanları da tutuklar yargılarız. Yargılanırken de çoğu bırakılır. Böylece komünistler, teröristler faaliyet gösteremez, baskı altında çalışırlar.” Hakimler, tercümanlık yapan Sinema Sanatçısı Serra Yılmaz birbirine şaşkınlıkla bakmıştı.   

Devlet hep böyle çalışıyor. Zorbalık ile korku iç içe. Madem bu kadar korkuyorsunuz kongre adasına çevirdiğiniz Yassıada’ da yapsaydınız zirveyi. Denizden yüzerek gelemezdi yurtseverler zirveyi basmaya.

Bir de etrafı güzelleştirmeye çalışıyorlar akıllarınca. 6. Filo’nun geldiği günlerdeki gibi. Kafa hiç değişmemiş. Aşağılık duygusu, yaltaklanma… Adamlar Dünya Kupası’nda herkesi küstahça aşağılarken, onlara hizmette kusur etmeme tavrı…   

Emperyalist efendileri ile yaptıkları pazarlıkları halk öğrenmesin diye Evrensel, BirGün, Cumhuriyet, Halk TV, Sözcü, Nefes, ANKA, İlke TV, Medyascope ve T24 gibi yayın organları temsilcilerinin de soru sormasını yasaklamışlar zirveye katılanlara. Böylece yandaşları ile yalanlarına herkesi inandıracaklarını sanıyorlar. Ama nafile. ABD’yi, İngiltere’yi, Fransa’yı, NATO’yu herkes biliyor.

Kamil Tekin Sürek

Gözdağı tutuklaması
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et