Devlet aklı
Devletin aklı olmaz. Organları olur. Hükümet, yargı, bürokrasi, meclis, ordu, polis, hapishaneler, din, basın, okullar, üniversiteler, moda, sinema, futbol, moda vb. Yüzde birlik bir patronlar sınıfı bu aletleri kullanarak yüzde doksan dokuzu yönetir. Eğer bir akıldan söz edeceksek bu yüzde birin ortak aklıdır. Onların çıkarları bazen Cumhuriyet Halk Partisini (CHP) kullanır, bazen Adalet Partisini (AP), bazen AKP’yi. On sene önce AKP devlete düşman partidir, on sene sonra AKP devlettir, diğerleri düşmandır. Ama devlete göre o yüzde birlik patronlar hiçbir zaman düşman olmaz. Çünkü devlet onlardır.
O yüzden bir Türkiye Metal Sanayicileri Birliği Sendikası (MESS) başkanı, Özal’a çantalar dolusu para verir, komando kamplarını finanse eder, Darbe Lideri Kenan Evren’e mektup yazarak neler yapması gerektiğini anlatır, 12 Eylül darbesinden sonra şimdiye kadar işçiler güldü artık gülme sırası bizde der, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) militanlarını fabrikalarına güvenlik olarak alır, CIA tarafından kurulan tarikatları ve komünizmle mücadele derneklerini finanse eder, işçi sınıfını uyutmak için futbol kulüplerine milyonlar akıtır…
Yüzde birin yasal, anayasal kuruluşlarının yanı sıra her zaman yeraltı örgütleri olmuştur. Mafya, kontrgerilla, ülkücüler vs. İstihbarat örgütleri ve polis içinden derin devlet yöneticileri diye tanıtılanlar aslında o yüzde birin birer operasyon elemanlarıdır. Onları kullanırlar, biraz beslerler, işleri bitince ya da zararlı olmaya başlayınca harcarlar.
Kendi aralarında çatışırlar her zaman. Pastadan daha büyük payı kapmak için ama yüzde doksan dokuza karşı hep birlik olurlar. Kendi aralarında kapışırken birbirlerinin küçük sırlarını da ifşa ederler. Bize bundan yararlanırız ama o ifşa edilen sırlar onları yıkmaz.
O yüzde bir her zaman düşman dedikleri ABD, Avrupa Birliği (AB), İsrail, Rusya, Çin vb. ile çalışmıştır. Bize “Moskova’ ya gidin’ derler ama biz sınır dışına adım atmamışken onlar çoktan Moskova’daki yüzde bir ile iş birliğine başlamıştır bile. Ne ABD ne Rusya ne de Çin her şey Türklük için derken onlarla ortaklık, bayilik, ticaret anlaşmaları yapmışlardır bile.
Devlet aklı, yüzde bir en çok 15-16 Haziran, bahar eylemleri, Zonguldak yürüyüşü, Gezi direnişi, bir türlü bitirilemeyen sosyalistler, direnerek kazanılan grevlerden korkmuştur. CHP’ den korkmaz ama “Toprak işleyenin, su kullananın”, “Ne ezilen ne ezen insanca halkça bir düzen” sloganlarından korkar. O sloganlardan vazgeçtiğinde seni başbakan da yapar.
Bizim de devlet aklına, yüzde birin aklına karşı halk aklı, işçi sınıfı aklımız vardır. Gücümüze göre ittifaklar kurarız, iş birlikleri yaparız, kampüs solcuları gibi uzaylıların yapacağı devrimden sonra neler yapacağımızın filmlerini çekmeyiz, propagandasını yapmayız. İktidarı almak için kendi iktidarımızı kurmak için siyaset yaparız. Yüzde birin aklı ile bitmez tükenmez bir mücadelemiz vardır.
İşçi aklının, emekli aklının sesi olan gazetemiz Evrensel de otuzuncu mücadele yılını doldurdu. Nice senelere Evrensel.
Evrensel'i Takip Et