26 Mayıs 2026 00:13

Zaten pek sevmezdim, AKP-MHP yargılama pratiği beni mahkeme kararı okuyamaz hale getirdi. Yandaş hakimlerin kararlarını okurken kendime hakaret edilmiş gibi hissediyorum. İnsanları aptal yerine koyuyorlar. Uymasa da uydurduk diyorlar. Mutlak butlan kararı da öyle. İki cümle özetlersek; bir ceza davası açılmış, iddianamede Kılıçdaroğlu yerine Özel’i seçtirmek için İmamoğlu liderliğinde oluşturulan suç örgütü delegelere para, cep telefonu, tablet, ev ve araba vermiş, ceza davasındaki delillerden suç sabit olmuştur diyor. Öyle bir şey yok. Ceza davası daha bitmemiş. Bitmemişken sen suç sabittir diyemezsin. Sen sabittir demen için verilen evin tapu kaydını, verilen arabanın noter satış kaydını, verilen tablet ve cep telefonlarının IMEI numarasını o karara yazmalısın. Var mı? Yok. Nasıl sabit peki? Sen sabittir diye yazınca öyle mi oluyor?

Karar kesinleşinceye kadar Kılıçdaroğlu başkandır diyor. Sonraki bütün parti kararları geçersizdir diyor. Yargıtayda karar verme süresi ortalama 2 ile 6 sene arası. Bu süre için nasıl tedbir kararı verirsin? Belli ki, Kılıçdaroğlu yeni bir kongreyi mümkün olduğu kadar geç yapacak ve yeni bir kongre yapılmadan baskın seçim olacak. Seçime CHP ikiye bölünmüş, kavga eder bir vaziyette girsin ve böylece AKP-MHP-Kılıçdaroğlu iktidarı devam etsin istiyorlar. Plan bu.

Ama plan kılıfa uymuyor. CHP’yi bitirme kararı veren mahkeme kararı Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) göndererek kararımı icra et diyor. Yani icra memuru ol uygula diyor. Uygula ne demek? Mahkemeye göre YSK, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi kararına göre, CHP 38. Kongresinde seçilmiş başkan, bütün yönetim ve disiplin kurulu üyelerinin mazbatalarını iptal ettim, önceki başkan, yönetim ve disiplin kurullarının mazbatalarını da güncelledim diyecek. Tabii öyle olmuyor. YSK, BAM’ a ben icra memuru değilim, senin kararlarını yerine geçirmekle ilgili bir yok al bu gönderdiğin kararı dosyana sok diyor.  Yani şu anda Özgür Özel, mevcut Yönetim ve Disiplin Kurulunun mazbatası var. Onlar yönetici ve disiplin kurulu üyesi; Kılıçdaroğlu ve o dönemdeki yönetici ve disiplin kurulu üyelerinin mazbatası yok.

Ama mazbatası olmayan Kılıçdaroğlu Ankara valisine bir dilekçe göndererek CHP Merkez binasını boşalt diyor, Valilik de Fatih’ in İstanbul surlarını yıkıp Konstantinopolis’ e girer gibi CHP Merkez binasına giriyor. Fethettikleri binayı da Kılıçdaroğlu ekibine teslim ediyor. Onlar da çikolata yiyerek zaferlerini kutluyor.

İstanbul’da da benzeri yaşanmıştı. İstanbul kalesi de fethedilmişti ama hiçbir resmi ve gayriresmi kurum Gürsel Tekin’i muhatap almamıştı.

Böyle kararlar yazılınca işte böyle durumlar ortaya çıkıyor. Uymasa da uydurdum deyince uymuyor.

Şimdi mahkeme kararı var ama kiracım evimden çıkmıyor diye binlerce ev sahibi Ankara ve İstanbul valisine dilekçe verse ne olacak? Valiler polis orduları ile kiracıları çıkaracak mı, yoksa bana ne kardeşim git icraya başvur o çıkarsın, onun görevi mi diyecek?

Şimdi binlerce seçmen 2017 referandumunda yasada aksi yazmasına rağmen mühürsüz oylar geçersiz sayıldı bu referandumun mutlak butlan ile yok sayılmasına karar verilsin ve referandum öncesine dönülsün derse (Ki bu gerekçe Ankara BAM 36.’nın gerekçesinden milyon kere daha doğru ve haklıdır) ne olacak? Bir yurttaş, Av. Hüseyin Cimşit Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtı bile. Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi kararı Mahkemenizi bağlar diye de yazmıştır muhtemelen.

Ne olacak şimdi?

Bu işler bir gece Bilgi Üniversitesini kapayıp, iki gün sonra açmaya benzemiyor.

    

Kamil Tekin Sürek

Mutlak adil değil
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et