Alman panzeri isyanlara karşı


06 Temmuz 2011 09:47

“Panzer” ile Almanya arasında neredeyse kopmaz bir ilişki bulunuyor. İster futbolda isterse başka dallarda olsun, basın tarafından genellikle Alman milli takımlarına “panzer” yakıştırması yapılır.
Bunda elbette, güçlü ve disiplinli Alman milli takımlarının genellikle rakiplerinin üzerinden gerçek bir panzer gibi ezip geçmesi, mağlup etmesinin rolü bulunuyor.
Ama, bu yakıştırmanın arkasında aynı zamanda Almanya tarafından üretilen ve dünyanın çeşitli ülkelerine gönderilen modern tekniğe sahip panzerlerin, tankların götürüldükleri ülkelerde ordu güçleri tarafından karşıtlarını ezip geçmesinin de payı bulunuyordur.
Şimdi, Alman panzerleri bu rolünü Arap ülkelerinde ortaya çıkan halk isyanlarını bastırmada oynamaya hazırlanıyor.
Hafta başında Der Spiegel dergisinde yer alan, daha sonra ülkede geniş tartışmalara yol açan habere göre; Almanya, Orta Doğu’nun en totaliter, en gerici-feodal ülkesi konumundaki Suudi Arabistan’a 200 adet “2A7+” tipindeki Leopard panzeri satmayı kararlaştırdı.
Federal Güvenlik Konseyi tarafından alınan karar konusunda hükümet sessizliğini korumaya devam ediyor. Çıkan haberler ne yalanlanıyor ne de doğrulanıyor. Bir tek yıl sonunda açıklanacak silah satış raporunun beklenmesi öneriliyor. Bu demektir ki; satış kararı çoktan alınmış. Hatta kimi ajanslar tarafından verilen haberlere göre, bu 200 panzerin 44’ü Riyad’a gönderilmiş bile...
Almanya’nın Suudi Arabistan’a bugüne kadar dünya çapında üretilmiş en iyi panzerleri satmayı karara bağlaması, her şeyden önce bu ülkenin Kuzey Afrika’da başlayan, diğer ülkelere yayılan halk isyanları karşısında diktatörlerden yana tavır almasından başka bir anlama gelmiyor. Satışın yapıldığı Suudi Arabistan’daki gerici, totaliter, feodal krallık kimseye yabancı değil.
Halk isyanlarının etkileyebileceği ve doruk noktasına ulaşacağı ülke olarak görülen Suudi Arabistan’a satılması kararlaştırılan bu kadar panzerin, çıkabilecek muhtemel bir halk ayaklanmasının bastırılmasında kullanılacağı sır değil. Zaten Suudi Krallığı da, kendi iktidarını güvenceye alabilmek için bunca parayı harcıyor.
Belirtmek gerekiyor ki; Suudi Arabistan bu panzerleri sadece kendi sınırları içinde kullanmayacak, Bahreyn’de yaptığı gibi, diğer ülkelerde de ortaya çıkacak istenmeyen isyanlara karşı da kullanacak.
Hatırlanacağı gibi, Bahreyn’deki halk isyanı Suudi Arabistan’ın bin kadar yüksek donanımlı asker gönderilmesiyle bastırılabilmişti. Keza; Tunus’tan ve Yemen’den kaçan diktatörlere Suudi Arabistan kapılarını açmış, iltica hakkı tanımış, tedavi etmişti. Bu nedenle Almanya’nın Suudi gericiliğine bu kadar panzeri vermesi boşuna değil. Bugüne kadar “İsrail’in güvenliği” gerekçesiyle yapılmayan satışlar bu kez halk isyanlarını bastırmak için yapılıyor.
En önemlisi de bu satış kararının sadece Almanya tarafından değil, diğer uluslararası güçler tarafından da desteklenmesidir.
Süddeutsche Zeitung’da yer alan habere göre, Almanya, 200 panzerin satışı konusunda ABD ve İsrail’e de bilgi vermiş ve herhangi bir itirazla karşılaşmamış.
Dolayısıyla, Suudi gericiliğinin zorla işbaşında kalmasına, mevcut statükonun devam etmesine İsrail ve ABD de destek veriyor. Bu da, halk isyanlarının daha çok Libya ve Suriye gibi emperyalizmle barışık olmayan ülkelerde destekleneceği, emperyalizmin iş birlikçisi Arap ülkelerinde ise bastırılacağından başka bir şey değildir.
Almanya açısından da durum bundan ibarettir. Bu kirli siyaseti sayesinde son yıllarda dünya silah pazarındaki payını önemli ölçüde artırdı. Daha önce en çok silah satan ülkeler sıralamasında 5. olan Almanya, SPD-Yeşiller hükümeti döneminde 3. sıraya yükseldi. En son Hindistan, Almanya’dan 11 milyar avroya 127 savaş uçağı ısmarlamıştı.
Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsüne (Sipri) göre Almanya’nın 2006-2010 yılları arasında en çok silah sattığı ülkelerin başında Yunanistan (yüzde 15), Güney Afrika (yüzde 11), Türkiye (yüzde 10), Güney Kore (yüzde 9) ve Malezya (yüzde 7) geliyor. Aynı yıllar arasında Almanya’nın dünya silah pazarındaki payı yüzde 11’e yükseldi. İlk sırada yüzde 30 ile ABD, ikinci sırada yüzde 23 ile Rusya bulunuyor.
Almanya’nın insan haklarının ihlal edildiği gerici rejimlere silah satışı elbette yeni bir durum  değil. 1990-2000 yılları arasında Türkiye’ye Leopard II tanklarının satılması hükümet ile muhalefet partileri arasında yoğun tartışmalara yol açmıştı. Pek çok kurum ve kuruluş Kürt halkına karşı kullanılan panzerlerin satışının durdurulmasını talep etmiş, ancak hükümet geri adım atmaya yanaşmamıştı. Benzer şekilde 1991 yılında Suudi Arabistan’a 36 adet Fuchs tipi panzerin satılması da tartışma konusu olmuştu.
Bu panzer satışından dönemin Kohl Hükümetinin rüşvet aldığı da daha sonra ortaya çıkmıştı. Bu sefer de satış, öyle sesiz sedasız olmayacak. Meclisteki muhalefet partileri, silahlanma ve militarizm ve savaş karşıtı örgütler hafta başından beri satış konusunda bütün anlaşmaların halka açıklanmasını ve kararın iptal edilmesini talep ediyor. Ortaya çıkan tepkiler, bu satışın Merkel Hükümetinin başını tahmin edilenden daha fazla ağrıtacağını gösteriyor.

evrensel.net
www.evrensel.net