02 Ekim 2018 04:15

İnsana inanmak

Paylaş

27 Eylül, dört yıl önce yaşamını yitiren şair dostumuz Metin Demirtaş’ın ölüm günüydü. Cumhuriyet gazetesinde o gün, Demirtaş üzerine A. Kadir Paksoy’un sağlam bir yazısı yayımlandı. Paksoy, yazısının başlığını Aslolan İnsan olarak belirlemişti. Yerinde bir seçim! Ve bu seçimini şöyle savunuyordu: “Her ozanın şiirlerinde başat bir öğe vardır. Kimi ozanda bu iç sıkıntılarıdır. Kimi ozanda yaşam ve ölüm ikilemi. Kimi ozanda aşk. Kimi ozanda ironi… Metin Demirtaş’ta ise insana inandır başat öğe. Ama bu insana inan, toplumsallıktan soyutlanmış soyut bir insanseverlik/insancıllık değildir. Metin Demirtaş’ın insana inanı, çok yönlü, çok boyutlu bir insana inandır.”

1967-68 yıllarında şairimiz Demirtaş, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Fizik Atölyesi’nin yapımında usta olarak çalışıyordu. ODTÜ’lü öğrenci arkadaşlarımız onu, haftalık Türkiye Solu dergisinin yönetim yerine getirerek benimle tanıştırmıştı. Açık söyleyeyim: Ben, yurdumuzda hem işçi hem de “aydın” olan bir insanla ilk kez tanışıyordum. Metin’in konuşmaları, ODTÜ’lü arkadaşları kadar düzgün ve düzeyliydi. İşte o günlerde Che’nin öldürülmesi üzerine yazdığı bir şiir nedeniyle tutuklanmıştı. Evli ve çoluk çocuk sahibi bir insanın hapse atılması kolay, ama hapislikten sonra işsiz kalması çok daha zordu. O günlerde yazdığı bir şiirde bunu apaçık anlatıyordu:

Günün dolar bir gün sen de / Özgürlüğü bir gelin gibi takıp koluna / Çıkarsın. / Başlar yeni maceran güneşte / Başlar işsizlik  / O en büyük hapishane.

Neyse ki birkaç ay sonra tutukluluk sona erdi ve Metin yine aramıza katıldı.  Şimdi asıl önemli olan, onun iş bulmasıydı. Kolay olmadı, ama bir süre sonra Ankara Fen Fakültesi’nde başlayan onarım işine girdi. İzleyen yıllar içinde, Çelikel Atölyesi, Köy-Koop, Antalya Belediyesi gibi işyerlerinde çalıştı. 1980 yılına geldiğimizde, kötü huylu o lânet hastalık yüzünden sol bacağı bir ameliyatla alındı. Hastaneye gittiğimde, yine işsiz kalacağından yakınıyordu. Oysa ondaki inanç, her zorluğu yenecek güçteydi. Zorlukları aşma başarısında, Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı köyünde onu sarmalayan eski dostları da vardı. Sonunda, Antalya Belediyesi’nde bir işte çalışmaya başladı. Bu dönemde epeyce şiir üretti ve şiir kitaplarının sayısı dörde ulaştı: Görüşme Yeri, Hazırol Kalbim, Hançer ve Lirik, Bir Mendil Gökyüzü. Düzyazılarını ise Çocuklar Kediler Uskumrular ve Dağınık Satırlar başlıkları altında topladı. Özellikle belirtmeliyim ki, Metin’in şiirleri, çeşitli yabancı dillere çevrilerek yayımlanmıştır. Toplu şiirlerini ise Can Yayınları’nın sahibi ve yönetmeni olan dostum Erdal Öz (1935-2006), “Hazırol Kalbim” başlığı altında yayımlamıştır. İşte size Metin’in kısa yaşam öyküsü…

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa