26 Şubat 2019 03:10

Ceyhun Atuf Kansu

Paylaş

Çok sevdiğim, saydığım bir insandı Ceyhun Ağabey. İstanbul doğumluydu (1919), ama okul çağından başlayarak çoğunlukla Ankara’da yaşadı ve yine Ankara’da 17 Mart 1978 günü yaşamdan ayrıldı. Kısa boylu bir insandı;  öyle ki, oğlum Fazıl, ilkokul beşinci sınıftayken Mülkiyeliler Birliği bahçesinde onu görünce kendi akranı sanmış, ceketimi çekiştirerek gizlice onun yaşını sormuştu bana.  

“Üç bin yaşında!” dedim Fazıl’a, “çünkü o çok değerli bir şairimizdir!”

Ceyhun Ağabey, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra çocuk hastalıkları uzmanlığı stajını yapmış ve Turhal Şeker Fabrikası’nda on yılı aşkın bir süre çocuk hekimi olarak çalışmıştı. Turhal Şeker Fabrikası Hastanesi’nin kurulmasında onun çok değerli emekleri olduğunu yöre halkı iyi bilir. Sonra Ankara’da Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü’nde yine çocuk hekimi olarak görev almıştı.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında İnkılapçı Gençlik, Yücel, Ülkü, Millet ve İstanbul dergilerinde yazan Kansu, halk şiirini özümsemeye yönelik bir deneyim döneminin doğal sürecini yaşamış, daha sonra yine aynı yönde, ama bu kez halkçılık ve ulusçuluk ülküsünü de ekleyerek güçlü şiirler ve yazılar yazmıştır.

Ceyhun Ağabey şiirlerinde, bir kültür mirasçısı kavrayışıyla eğildiği kaynaktan günümüzün sanatçısına özgü ustalıklarla yeni bileşim olanakları kazanmayı bilmiş, bu gelişimi bilinçle sürdürmüştür. Onu, VARLIK (1950-1978), ve toplumcu dergiler olan YÖN (1963-1966),  ATAÇ (1962/63) ve PAPİRÜS (1966-1969) gibi dergilerde, ayrıca TÜRK DİLİ (1952-1978) ve YANSIMA’da  (1974) yayımlanan şiirleriyle genelde gerçekçi ve toplumcu bir kavrayışın incelikli örneklerini veren bir şair olarak izlemişimdir.

Kansu, ülke sorunlarını ele alan yazılarında ileri düşüncenin yaygınlık kazanmasını görev saymıştır. Ondaki bu kavrayışın, şiir sanatıyla bağdaşmayan en küçük bir sürçmeye yer vermediği de bilinir.

Ölümünden sonra, ailesi tarafından adına bir şiir ödülü konmuştur.

*

Türk Operası, değerli bir sanatçısını yitirdi;     

Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin değerli sanatçılarından bariton Sedat Öztoprak, geçen hafta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Öztoprak’ın ölüm haberini yakın arkadaşı tenor Hakan Aysev sosyal medya hesabından “Çok değerli bariton, can arkadaşım Sedat Öztoprak’ı kaybettik. Çok, ama çok üzgünüm. Tüm sevenlerinin başı sağ olsun” sözleriyle duyurdu.

Yurt dışında ödüller alan Sedat Öztoprak, bir dönem İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sanat yönetmenliğini ve müdürlüğünü yapmıştı.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa