25 Eylül 2018 04:54

Veysel Çolak

Paylaş

Alın size bir has şair daha! 1954 Doğumlu Veysel, kendisinin bir cam olduğunu bile bile, taş yağmurundan geçmeyi göze alan bir sanatçımızdır. Ne yapsın? Yaşamın dayattıkları, onun yaşam biçimini böyle biçimlendirmiş: Kan dâvâsı yüzünden koskoca bir aile, Rize’nin Cevizlik köyünden kaçmak zorunda kalmış. Yerleşmek için birçok kent dolaşmış bu aile. Sonunda, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde karar kılmışlar. Veysel orada ilkokula başlamış. Bu okulda, ulusal bayramlarda şiir okuyacak öğrenciyi seçmek için yapılan yarışmayı kazanmış, ama eski giysileri ve ayağındaki yırtık kara lastikleri yüzünden onu çıkarmamışlar. Veysel, şiir yazmaya işte o zaman başlamış. Sonrası? Ortaokul ve lise yıllarında kiremit fabrikalarında çalışarak sürdürmüş öğrenimini. “Lise bir” öğrencisiyken Demokrat İzmir gazetesinin o zamanlar başyazarı olan Attila İlhan’a şiirlerini göndermiş. A. İlhan, gazetenin sanat sayfasında yayımlamış bu şiirleri; ama Veysel’i de merak edip görmek istemiş ve görüşmüşler. Kısa bir süre sonra Attila İlhan, “Meraklısına Notlar”da Veysel’le yollarının ayrıldığını yazmış ve bir açıklama yapmamış…

Bu kopuş sonrası Veysel’in İstanbul’da Memet Fuat’a gönderdiği şiirler, Yeni Dergi’de art arda yayımlanınca “genç bir şair” olarak adını duyurmaya başlamış. Cemal Süreya ile tanışması da bu döneme rastlar. Cemal Süreya, yayımlanmış olan bütün Papirüs dergilerini armağan etmiş ona. Veysel buna çok sevinmiş, şiire iyice sarılmaya başlamış. Bu dönemde, şair Arif Damar, canlı bir edebiyat tarihi olmuş Veysel için. İşte böyle yürümeye başladığı şiir yolunu hiç terk etmemiş o. Sonuçta 19 şiir, 12 eleştiri/inceleme kitabı, 1 roman, 9 şiir yıllığı yayımlamış. Üniversiteyi ise geceleri taksi şoförlüğü yaparak tamamlamış, sonra da ilden ile savrularak uzun yıllar edebiyat öğretmenliği…

Veysel Çolak, 1970’li yıllarda ve daha sonra, Türkiye Yazıları dergisinin birçok sayısında yer alan şairlerdendi. Ankara’ya geldiğinde bizim evde kalırdı. Fazıl’ın şikâyet etmediği ender insanlardandı. Çünkü, sâkin bir dosttu. Müzik sanatını seven ve Fazıl’ın çaldığı piyano parçalarına ilgi gösteren, ama o parçalar üzerine olur olmaz değerlendirmelere girişmeyen bir konuğumuzdu.

OKURLARA BİR NOT: Ahmet Telli’nin bütün şiir kitaplarını kapsayan ve yaklaşık 800 sayfadan oluşan VEDÂ DİVÂNI adlı dev gibi ciltli kitap, EVEREST YAYINLARI’ndan çıktı. Telli’yi ve kitaba emeği geçenleri kutluyorum.       

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa