Milenyum çocukları televizyonu bıraktı


25 Ağustos 2017 04:15

Türkiye’de televizyon çöp oldu demiştik. Kablodan, dijital ortamlardan ve uydudan yayın yapan televizyon kanalı sayısı artıyor olabilir, ama geleneksel televizyon yayımcılığında gözle görülür bir kalitesizleşme var. Doyurucu ve kaliteli yayın yapan TV kanalları zaten ülkede hüküm süren baskı ve sansür ortamında kapatıldı. Geriye kalanlar ise bütün gün ya hükümet propagandası yapıyor ya da kötü diziler ve garabet şov programlarından geçilmiyor. Film veya dizi içeriklerine uygulanan sansür nedeniyle ekranlarda içki bardağı, sigara, kadın dekoltesi, öpüşen insan filan görmek mümkün değil. Sanki bunlar gerçek hayatta olmayan, ayıp, suç olan şeylermiş gibi. Banal şiddet, silah ve dini içerik ise en çok izlenen dizilerin başköşelerine kurulmuş durumda. 

İşte bu ortamda, milenyum çocukları televizyonu unuttu. 1980-2000 arası doğmuş, efsane “Y” kuşağından bahsediyorum. İşte bu kuşak artık geleneksel televizyon izleme alışkanlıklarını altüst ediyor ve kendileri için başkalarının seçtiği çöp içeriği sunan klasik televizyon kanalları yerine, kendi seçtikleri içerikleri izledikleri online televizyona yöneliyorlar. Netflix, Blue TV, Puhu TV gibi online televizyon kanalları geleneksel televizyon anlayışını altüst ediyor. 

Gençler artık bir diziyi izlemek için bir hafta beklemeyi, o dizi arasındaki uzun reklam aralarında sıkılıp uyuyakalmayı, kablo TV veya dijital platform şirketine verdikleri manasız paralarla kazıklanmayı istemiyor. Artık dizileri tüm sezon bölümleriyle aynı anda yayımlayan yeni online platformlar var ve genç izleyici de bu platformları kullanarak “dizi maratonu” yapıyor. 12 bölümlük bir diziyi 3 günde, hatta bazen 2, çok kafayı kırarsa bir günde izleyerek, geleneksel dizi izleme alışkanlıklarını değiştiriyor. Dünya çapında 100 milyon abonesi olduğu söylenen ABD kaynaklı Netflix online dizi ve film platformu, 24-35 yaş arası geç milenyum çocukları arasında en yaygın izleme biçimi. 

Netflix, 2013 yılında dizilerin tüm sezon bölümlerini aynı anda yayımlayarak izleyicileri dizi maratonu kavramıyla tanıştırmış ve online televizyon izleme biçimlerinde bir devrim yaratmıştı. 22 ülkede yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, tüketiciler neyi ne zaman izleyeceğini kendi seçtiğinde, geleneksel TV kanallarının gün içinde verdiği programlardan çok daha farklı içerikleri izlemeyi tercih ediyorlar. İçeriği seçmenin kontrolü ekran başındaki izleyicide olunca, insanlar ana akım medya kanallarının bize zorla dayattıkları şeylerden çok farklı yayınlara yöneliyor. Artık geleneksel televizyonun sabit yayın akışına bağımlı olmak kader değil, artık prime time (en çok TV izlenen saat) diye bir kavram yok. Artık özgür içerik televizyonu var. Üstelik bu içerik ille de evin salonundaki veya oturma odasındaki bir ekrandan değil, her yerde, tabletten, hatta cep telefonundan bile izlenebiliyor. 

Ana akım kanalların içerikleri berbat, bunu ana akım kanalların sahipleri ve içerik üreticileri de biliyor. Bu nedenle, yeni eğilimleri takip eden iki büyük yayın grubu, Doğan Yayın Holding ve Doğuş Holding de milenyum çocuklarının izleme eğilimlerine yönelik iki platform kurmuş durumda. Doğan, abonelikle yayın yapan Blue TV’nin, Doğuş ise bedava izlenebilen Puhu TV’nin sahibi. Bu iki platform da çok kısa zamanda çok izlenen kaliteli ve sansürsüz yayınlanan dizilerle izlenme rekoru kırdı. İçlerinden birisinin bedava, ama bol reklamlı, diğerinin ise abonelikle yayın yapan ama reklamsız oluşu genç izleyici açısından bir seçim nedeni olabilir tabii. Ancak her iki platform da şu anda en popüler yerli maraton içerik sunan kanallar. 

Türkiye’deki aktif internet kullanıcılarını temsil eden Global Web Index araştırması verilerine göre, medya izleyicisinin yüzfde 63’ü hâlâ günde en az bir saat geleneksel TV izliyor. Bu oran online TV izlediğini belirten kişilerin neredeyse 3 katı. Online TV izlediğini belirtenlerin oranı belki yüzde 22’de kalıyor, ama geçtiğimiz senelere bakıldığında, online TV izlemede büyük bir artış olduğu ortada. 2014 yılından bu yana, online TV izleme oranı yüzde 50 artmış durumda. Geleneksel TV’yi daha çok 35 yaş ve üzeri nüfusun izlediği görülüyor. 

Milenyum çocukları arasında gözlenen bir diğer eğilim ise, sadece izlemekle kalmayıp, kendi TV yayımcılıklarını başlatmış olmaları. Youtube, Vimeo, Blogger gibi platformların kendilerine sundukları fırsatları ve akıllı telefonlarının imkanlarını sonuna kadar kullanan gençler, artık kendi içeriklerini üretiyor, online yayımlıyor. Kendi yayımını yapmayanlar da, bağımsız yayın yapan kişilerin takipçisi oluyor ve çöp TV izleyeceklerine bağımsız yayıncıların videolarını izliyorlar. 

Online dünya, konvansiyonel medyanın içeriksel ve ticari çürümesine karşı her geçen gün yeni fırsatlar sunmaya devam ediyor.

www.evrensel.net